İş kazası sonrası oluşan maluliyet nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında ücret tespiti, maluliyet oranı ve manevi tazminatın fahişliği itirazlarının Yargıtay 10. Hukuk Dairesince incelenmesi.
Özet: Bu hukuki metin, bir işçinin yüksek gerilim hattı montajı sırasında düşerek yaralandığı iş kazası nedeniyle işverene karşı açtığı maddi ve manevi tazminat davasının temyiz incelemesini ele almaktadır. Davacı, işverenin iş güvenliği tedbirlerini almaması ve eğitim vermemesi nedeniyle meydana gelen kazada maluliyet oluştuğunu belirterek tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise istinafları esastan reddetmiştir. Davalı şirket, ücretin fahiş belirlenmesi, maluliyet oranının kesinleşmemesi ve manevi tazminatın fahişliği gibi gerekçelerle kararı temyiz etmiştir. Yüksek mahkemenin incelemesinde, önceki hesap raporlarında davacının ücret tespiti ve sürekli iş göremezlik oranının hesaplanması hususlarında itirazlar bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin ücret tespitinde eksik araştırma nedeniyle kararı kaldırdığı ve bu eksiklik giderilmek üzere yeni bir hesap raporu alındığı vurgulanmaktadır.
10. Hukuk Dairesi         2025/9500 E.  ,  2026/2634 K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : 2024/1921 E., 2025/848 K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Bursa 9. İş Mahkemesi
    SAYISI
    : 2023/381 E., 2024/224 K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Enerji ve Madeni İnşaat İşleri Türk A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının davalı işyerinde günlük 200,00 TL ücret ile ekip şefi olarak çalışmaktayken 03.05.2018 tarihinde yüksek gerilim hattı alt montajı sırasında düşme suretiyle meydana gelen iş kazasında yaralandığını, iş kazasının gerçekleşmesinde iş güvenliği tedbirleri almayan ve eğitimleri vermeyen, karanlıkta çalıştıran işverenin kusurlu olduğunu, iş kazası nedeni ile maluliyetinin oluştuğunu, manevi zararlarının bulunduğunu belirterek fazlaya ait hakkı saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat ve 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazlarının bulunduğunu, iş kazası gerçekleştiği için anahtar teslimi diğer davalıya verildiğini, kazada kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını, taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, iş kazasının davacının kusuru ile meydana geldiğini, maluliyet bulunmadığını, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    Dava dilekçesi usulünce 21.03.2019 tarihinde davalı ... Elektrik … Ltd.Şti. tebliğ edilmiş olup, davalı davaya cevap vermemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı ... firma vekili temyiz dilekçesinde özetle ;
    a. Davacının davasını ikinci kez ıslah etmesinin hukuka aykırı olduğunu, kararın gerekçesiz olduğunu, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini,
    b. Davacının ücretinin fahiş belirlendiğini, maaş bordrosunun esas alınması gerektiğini,
    c. Davacının maluliyet oranı kesinleşmeksizin hüküm kurulduğunu, davacının şirket çalışanı olmadığını, olayda şirketin kusurunun olmadığını,
    d.Davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek mahkemesince verilen bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
    B.Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
    Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    Dosya kapsamından; Mahkemece Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı öncesi hükme esas aldığı 26.03.2022 tarihli hesap raporunda davacının ücretinin iddiası gibi 3.47 katı olarak tespiti ile ve davacının sürekli iş göremezlik oranının Yüksek Sağlık Kurulu kararınca belirlenen %67 oranını esas alınması suretiyle maddi zararın hesaplandığı, anılan rapora davalı vekilince ücret tespiti ve sürekli iş göremezlik oranı yönünden itiraz edildiği, davacı vekilince sunulan 25.04.2022 tarihli beyan dilekçesinde hesap raporuna karşı davalı vekilinin mesnetsiz itirazlarının reddi ile talep arttırım dilekçesi sunulmak üzere süre talep edildiği, 23.05.2022 tarihli dilekçesi ile taleplerini arttırdığı, Mahkemece 24.06.2022 tarihli hüküm ile davacı lehine 26.03.2022 tarihli raporda belirtilen miktar üzerinden maddi tazminata karar verildiği, anılan karara karşı davacı vekili asgari ücret değişikliklerine ilişkin haklarını saklı tutmak amacıyla kararın istinaf edildiği, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile Mahkeme kararının ücret tespitinde eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle kaldırıldığı, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı sonrası Mahkemece yeniden 13.05.2024 tarihli hesap raporu aldırıldığı, bu kez davacının ücreti asgari ücretin 2,656357603 katı ücretle çalıştığı kabulü ile bilinen dönemin ileriye çekilmesi suretiyle maddi zararın 5.690.524,80 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilince anılan rapora itiraz edilmeksizin rapor gibi taleplerini arttırdığı, Mahkemece temyize konu kararında 13.05.2024 tarihli rapor doğrultusunda karar verildiği anlaşılmaktadır.
    5510 sayılı Kanun'un 18. maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19 uncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı; iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir.
    5510 sayılı Kanun'un 95. maddesine göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
    Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar ... Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı kararı da bu yöndedir.
    Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
    Somut olayda, Mahkemece Yüksek Sağlık Kurulu kararına karşı davalı vekiline beyan ve itirazda bulunmak üzere usulüne uygun süre verilmediği, yalnızca kararın tebliğ olunduğu, davalı vekilince Yüksek Sağlık Kurulu kararı ile belirlenen oranın esas alındığı hesap raporuna süresi içerisinde itiraz edildiği ancak Mahkemece bu itirazın değerlendirilmediği anlaşılmakla bu suretle hüküm tesisi hatalıdır.
    Mahkemece yapılacak iş; sürekli iş göremezlik oranına ilişkin davalı vekilinin itirazı gereği yukarıda açıklanan prosedür işletilerek davacının sürekli iş göremezlik oranını tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirleyip kesinleştirmek, suretiyle davacının maddi zararını tespit ettirmek oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle,
    Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.