İstanbul 23. Asliye Ticaret Mahkemesinde, pandemi ve ekonomik koşullar nedeniyle finansal zorluk yaşayan bir madencilik şirketinin borçlarını yapılandırarak faaliyetlerine devam etme hedefiyle sunduğu konkordato talebi davası.
Özet: Pandemi süreci ve faiz oranlarındaki ani yükselişler nedeniyle nakit akışı olumsuz etkilenen madencilik ve mermer sektöründeki bir şirket, finansal darboğazı aşmak, borçlarını alacaklılar arasında adil bir dengeyle yapılandırmak ve faaliyetlerini sürdürerek ekonomiye katkı sağlamak amacıyla mahkemeden geçici mühlet, konkordato komiseri atanması, malvarlığının korunmasına yönelik tedbirler ile tüm icra takiplerinin durdurulmasını talep ederek detaylı bir konkordato projesi sunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
23. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2026/2147 Esas
KARAR NO
: 2026/30 Karar
DAVA
: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ
: 01/06/2026
KARAR TARİHİ
: 02/09/2026
İstanbul Anadolu (Kapatılan) 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası mahkememizin ... Esas numarası dosyasına devredilmiş olup, davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin 15.04.2019 tarihinde yapılan ilan ile ...ŞİRKETİ ismi ile ... ilinde kurulduğunu, 29.09.2020 tarihinde yapılan unvan değişikliği ile ...ŞİRKETİ unvanını aldığını ve faaliyetlerine bu unvanla devam ettiğini, şirketin genel anlamda ... faaliyet konusu oluşturduğunu, şirketin hisselerinin tamamının (%100) ...'a ait olduğunu, şirket sermayesinin 175.000.000,00 TL olduğunu, tüm dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan pandemi sürecinde genel olarak tüm sektörlerin olumsuz etkilendiğini, madencilik, mermer sektöründe aktif görev alan kuruluşların başında yer alan müvekkili şirketin de ülkemizde ve dünyada baş gösteren ekonomik konjonktür değişiklerinin bir sonucu olarak Faiz oranlarında yaşanan “Çok Ani Sert Yükselişler” ile nakit akışı olumsuz etkilediğini, müvekkili şirketin "olumsuz döngüden çıkması", "kredi kullanımından kaynaklı borçların aşağıda belirtilen oran ve vadelerde alacaklılar arasında adil bir denge çerçevesinde tasfiyesinin sağlanması" ve madencilik sektöründe üretim faaliyetlerine devamının mümkün hale gelmesi" için yönetim tarafından makul ve gerçekleştirilebilir bir planlama yapıldığını, şirketin nihai amacının; yaşamakta olduğu finansal darboğazı aşmak suretiyle bir mağduriyete sebebiyet vermeden faaliyetini aktif biçimde ve sıhhatlice uzun yıllar sürdürebilmek; böylece milli ekonomiye de azami ölçüde katma değer sağlayabilmek olduğunu, müvekkili ...'ın gerçek kişi tacir olmadığını, müvekkili ...'ın, ...şirketinin keşide etmiş olduğu ve ciro ettiği çek ve senetlerde cirosu ve avali bulunmadığını, ayrıca şirketi güçlendirme için kendi düzenlediği çekleri şirkete vermek suretiyle kaynak yaratma yoluna da gittiğini, bir diğer ifade ile şirket ortağının sadece ortak sıfatı bulunmamakta, Konkordato ön projesinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; ...şirketinin işletme faaliyeti çerçevesinde kullandığı çek ve senetlerde ciranta ve aval olarak bulunmadığını, ayrıca banka kredilerine de şahsi kefaletinin bulunmadığını, işbu konkordato ön projemize göre, adi borçlarının, projenin Sayın Mahkeme tarafından tasdik edildiği tarihi takip eden aydan başlamak üzere, 12 eşit taksitte, üçer aylık periyotlar halinde, anapara için bir defaya mahsus olmak üzere toplam %30 ilave faiz hesaplayarak, taksitler her ayın son günü olacak şekilde ödeneceğini, bu kapsamda ve konkordato süreleri dikkate alındığında, projenin Sayın Mahkeme tarafından 2027 yılının Ekim ayında tasdik edileceği varsayımıyla, üçer aylık aralarla, toplam 12 eşit taksitte ödeneceğini, rehinli alacaklılara olan borçlarının ise, İİK 308/h maddesi çerçevesinde yapılandırılmak suretiyle ödeneceğini,...'ın, ilişkili olduğu ... konkordato projesine bağlı olmayı kabul ve taahhüt ettiğini, İİK. M.286’da ve yönetmelikte belirtilen belgelerin eksiksiz olarak hazırlanmış olması sebebiyle 287. Maddede belirtilen 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine,gerek görülmesi halinde işbu mühletin 2 ay daha uzatılmasına, iik 288 maddesi çerçevesinde ilanına, İİK. m.287/2 gereği 2 adet komiser olmak üzere bu mümkün değil ise 3 adet komiser olmak üzere Geçici komiser tayinine, davacı müvekkillerinin İİK m.297/2 maddesi doğrultusunda malvarlıklarının korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasına, İcra marifetiyle muhafaza altına alınan araçların ve eşyaların tarafımıza iadesi yönünde ihtiyati tedbir verilmesine, İİK. 287/1, 288/1, 294. Maddeleri gereği, borçlunun malvarlığının korunması ve alacaklılarının cebri icra tehditlerinin durdurulmasına yönelik tedbir kararlarının verilmesi, teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin durdurulmasına karar verilmesi, bankalar nezdinde bulunan paraların bloke altına alınmasının durdurulmasına karar verilmesi, haciz ihbarnameleri ile haczedilen paraların iadesine, İcra dosyalarında yer alan tahsilatların iadesine, icra dosyalarında yer alan tahsilatların alacaklılara ödenmemesine, bütün İcra İşlemlerinin Dosyada Yer Alan Para Ödeme Ve Sıra Cetveli İşlemleri Dahil Olmak Üzere Bütün işlemlerinin durdurulmasına, müvekkilinin keşideci olduğu çeklerin Karşılıksızdır İşleminin Durdurulması'na, müvekkilinin bankalara teminat olarak verdiği müşteri çekleri sair teminat belgelerinin iadesine yahut tahsil ile konkordato hesabına aktarılmasına, müvekkilinin icra dairelerinde yatırmış olduğu nakdi tutarların iadesine, İİK m.288/1’e göre geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından mühlet içinde 6183 sayılı amme alacaklarının tahsili usulü hakkındaki kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hangi nedene dayanırsa dayansın müvekkilleri aleyhine her türlü ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve muhafaza işlemleri dahil tüm takip işlemleri yapılmasının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesine; müvekkilleri aleyhine yapılmış ve yapılacak her türlü muhafaza, teslim ve tahliyeye dair icrai işlemlerin durdurulmasına karar verilmesine, elde edilen gelirler ve mevduatlar üzerine haciz veya ihtiyati haciz uygulanması halinde faaliyetlere devam edilemeyeceğinden şirketimizin hak ve alacaklarına haciz veya ihtiyati haciz yoluyla, haciz ihbarnamesi gönderilmesi, gönderilmiş ise kaldırılması, kaldırılması talebi kabul görmez ise işlemlerin olduğu yerde durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesine, geçici mühlet içinde yapılacak inceleme sonucu 1 yıllık kesin mühlet verilmesine,gerek görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına, İİK’da belirlenen kesin süre içinde yapılacak yargılama sonucu revize konkordato projesi sunma hakları saklı kalmak kaydı ile her iki müvekkili yönünden konkordato projesinde yer alan borçların 12 eşit taksitte, üçer aylık periyotlar halinde, anapara için bir defaya mahsus olmak üzere toplam %30 ilave faiz hesaplayarak, taksitler her ayın son günü olacak şekilde 36 aylık vade ile tasdiki ile tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi, müdahale dilekçeleri, bilirkişi raporları, komiser raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, İİK'nın 285 ve devamı maddelerince açılan konkordato talebine ilişkindir.
2004 sayılı İİK'nun 285.maddesine göre; borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek suretiyle veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir.
... Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; davacı şirketin merkez adresinin, ...olduğu görülmüştür.
Davacı şirketin merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 2004 sayılı İİK' nın 154 ve 285/3. maddeleri gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır.
Mahkememiz dosyasında düzenlenen tensip tutanağı uyarınca belirtilen gider avansı eksikliğinin borçlular vekilince süresinde tamamlanması üzerine, borçlular hakkında üç ay süre ile geçici mühlet verildiği ve geçici konkordato komiseri görevlendirildiği, ilgili kurumlara gereken bildirimlerin ve ilanların yapıldığı, borçluların malvarlığının muhafazası için gerekli görülen bütün tedbirlerin alındığı görülmüştür.
Geçici komiser toplantı tutanağı ile; konkordato talep eden şirketin tüm malvarlıklarının rayiç değerlerinin tespit ettirilmesine, şirket malvarlıklarının rayiç değerlerinin tespiti işlemi teknik ve özel bilgiyi gerektirdiğinden bu konuda bilirkişiye başvurulmasına, şirkete ait stoklar hesabı altındaki gayrimenkullerin ve binalar hesabı altındaki gayrimenkullerin rayiç değerlerinin tespiti için bilirkişi görevlendirilmesine dair toplantı tutanağı mahkememizce onaylanmış ve iflâsa tabi borçluların, malvarlığının rayiç değerler üzerinden tespitinin yaptırıldığı görülmüştür.
Konkordato komiser heyetinin 25/08/2026 tarihli raporuna göre, "Sayın Mahkemenizce geçici Konkordato komiseri olarak görevlendirilmemiz üzerine, 12.06.2026 tarihinde heyetimizce konkordato talep eden şirket yetkilisi, konkordato talep eden şahıs ve vekili ile toplantı yapıldığı; toplantıda öncelikle, şirketin faaliyet alanı, şirketin yönetim yapısı ve şirketi Konkordato başvurusunda bulunmaya iten sebepler hakkında bilgiler alındığı, daha sonra tarafımızca, komiser heyetinin yetki, görev ve sorumlukları hakkında bilgilendirmede bulunulduğu, gerekli talimatların verildiği ve ayrıca ihtarat yapıldığı, Heyetimizce 12.06.2024 tarihli, 2026/1 sayılı Geçici Komiser Heyeti kararı ile takdirî Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenip değerlendirilmesi ve borçlunun rayiç değer bilançosunun düzenlenebilmesi için borçlunun varlıklarının rayiç değerlerinin tespitine ihtiyaç olduğundan ve ayrıca borçlu hakkında kesin mühlet kararı verilmesi ihtimalinde konkordato işlemlerine esas alınmak üzere İİK m. 298 uyarınca yine şirket rayiç değerlerinin tespiti gerektiğinden şirket malvarlıklarının değerlerinin tespiti işlemi teknik ve özel bilgiyi gerektirdiğinden ön projede yer alan maden ruhsatı ve ayrıca ...’da yer alan 3 adet maden rezervi ile makine, tesisat, demirbaş, taşıt ve cihaz, stok değerlemesi için bilirkişiye başvurulmasına, bu hususta maden ve makine mühendisi bilirkişiye başvurulmasına karar verildiği, bu yöndeki talebimizi Sayın Mahkeme’ye arz ettiğimizi, Sayın Mahkeme tarafından bilirkişi atamaları gerçekleştirildiği, bilirkişi makine mühendisi ...13.07.2026 tarihli raporunu ve bilirkişi maden mühendisi ...’nin 24.07.2026 tarihli raporunu mahkemeye sunduğu, Konkordato talep eden şirketi temsile yetkili kişiler ve vekilleri ve muhasebe birimi ile 31.07.2026 tarihinde şirket merkezi olan ...adresinde ikinci toplantının gerçekleştirildiği, 31.07.2026 tarihli toplantıda, 17 Temmuz 2026 tarihli Whats App mesajımızda da yer aldığı üzere duruşma tarihinin 02.09.2026 olduğu gözetilerek 31.07.2026 tarihli mali tablolar ile -mizan, gelir tablosu ve bilanço ile uyumlu olarak- 30.06.2026 tarihli mali tablolar işbu toplantıda tarafımıza ibraz edilmiştir. Ancak gelir ve gider hesaplarının kalanlarını gösteren mizanın eksik olduğu tespit edilmiştir, 30.06.2026 tarihli mali tablolar ile beraber mizanın da sunularak (mizan, gelir tablosu ve bilanço uyumlu şekilde), ayrıca şirket yetkilisi tarafından sunulacağı beyan edilen revize projenin, hem mahkemeye hem de Heyetimize 15.08.2026 tarihine kadar sunulması için kesin süre verilmesine karar verildiği, ayrıca gerek 12.06.2026 tarihli ilk toplantıda ve 31.07.2026 tarihli ikinci toplantıda borçlu şahıs ve aynı zamanda şirket yetkilisine İİK md.290/1a çerçevesinde ön projenin içeriğinde görülen özellikle kaynakların somutlaştırılması, malî tablolar ile uyumlulaştırılması ve de şahıs konkordatosuna ilişkin tespitlerimizin aktarıldığı, Revize projenin 21.08.2026 tarihinde sunulduğu, 18.08.2026 tarihi itibarıyla son gönderilen mali tabloların incelenmesinde (mizanda) şirketin malik olarak görüldüğü tarla 3 adet ana taşınmaz olduğunun tespit edildiği, söz konusu tarla niteliğindeki 3 adet ana taşınmazın rayiç değerinin tespit edilmesine, bu tespit işlemi teknik ve özel bilgiyi gerektirdiğinden bu konuda bilirkişiye başvurulmasına karar verildiği, Sayın Mahkeme tarafından 20.08.2026 tarihli karar ile bilirkişi atamasının gerçekleştirildiği, bilirkişi gayrimenkul değerleme uzmanı (SPK lisanslı) ...tarafından yerinde incelemenin gerçekleştirildiği ve raporun 24.08.2026 tarihinde dosyaya sunulduğu, 30.06.2026 tarihi itibariyle kaydi değerlere göre özkaynak tutarının (+) 253.764.430,39 TL, rayiç değerlere göre ise (+)715.632.179,36 TL olduğu, şirketin İİK md. 179 (Tamamlayıcısı TTK md. 376) uyarınca borca batık olmadığı, Borçlu şirket tarafından sunulan 21.08.2026 tarihli revize projenin ayrıntılı olarak incelendiği, Dava dilekçesi ile birlikte sunulan ilk projenin şirketin maden ocaklarını işleteceği, maden ruhsatının satılacağı öngörüsüne, revize proje ise maden işletmeciliğinden vazgeçilip tesislerin ...’a kiraya verilmesine, ... şirketi ile adi ortaklık kurarak 17 villalık konut projesi çerçevesinde, villaların satışından gelir elde edilmesine ve mevcut mermer stoklarının satışına dayandırıldığı, revize projeye göre şirketin artık maden işletmeciliği yapmayacağı, kira gelirleri, adi ortaklıktan gelecek kâr payı ve mevcut stokların satışı dolayısıyla elde edeceği gelir/nakit ile borçlarını ödemeyi planlandığı, somut olayda şirketin üretim faaliyetinin söz konusu olmayıp ana dayanağının beklenen haklar olduğunun görüldüğü, anılan beklenen hakların ilgili bölümlerde detaylıca açıklandığı, revize projenin "garanti, düzenli ve risksiz gelir" olarak nitelendirdiği kira gelirinin hukuken teminatsız ve mali kapasitesi ispatlanmamış yakın tarihli (20.08.2026) bir sözleşmesel ilişkiye dayandığı, mevcut belgelerle "garanti gelir" nitelendirmesinin dayanaksız kaldığı, denetlenebilir olmadığı, yine yakın tarihli (20.08.2026) adî ortalık sözleşmesinin içeriğinin uzun vadelere dayandığı ve denetlenebilir olmadığı, bu hususun konkordato projesinin ciddi, inandırıcı ve somut verilere dayanması, rasyonel yaklaşımla düzenlenmesi gerektiği kriterleri ile örtüşmediği, kaynaklar kısmına ilişkin değerlendirmelerimizin de rapor içeriğinde ayrıntısı ile yer aldığı, Revize projenin dayanağını oluşturan geliştirilmek istenen iş projeleri ve yakın tarihli sözleşmelerin ise mali ve hukukî açıdan teminatsız olduğu ve güven uyandırmadığı dolayısıyla konkordatonun temel dayanağı olan projenin ciddi, inandırıcı ve gerçekçi olmadığı, Bu itibarla borçlu şirketin revize projesindeki öngörüleri doğrultusunda malî durumunu düzelme ihtimalinin bulunmadığı, mevcut durum itibarıyla teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığı, şirketin muhasebe servisinin sağlıklı olmadığı, kayıtların düzensiz olduğu, geçici mühlet süresi içerisinde geçici komiserlerce yapılması gereken işlemlerin tamamlandığı, dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, konkordatonun başarı ihtimalinin mevcut olmadığı, buna göre takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere borçlu şirketin kesin mühlete geçmesinin uygun olmadığı, Şahıs konkordatosuna ilişkin revize proje sunulmadığı, borçlu şahsın ön projesinde “Şirketten Olan Alacaklardan Feragat,” “Düzenli Şahsi Alacak Tahsilatı ile Kaynak Yaratma” ve “Şahsi Nakit Akışı ve Çek Ödeme Projeksiyonu” başlıklarının olduğu görülmektedir. Her ne kadar söz konusu başlıkların altında açıklamalar yer alsa da projenin bağımsız bir proje ve ekonomik varlığının şirkete bağlı olup olmadığının değerlendirilmesinde bu hususların somutlaştırılması ve detaylandırılması gerektiği kanaatine varıldığı, söz konusu görüşümüzü koruduğumuzu bu itibarla şahıs projesinin bağımsız bir proje olarak değerlendirilemeyeceği ve ekonomik varlığının şirkete bağlı olduğu yönündeki kanaatimizi takdirlerinize arz ederiz" sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
İİK'nun 287.maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir.
Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir.
İİK'nun 289/1 maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir.
İİK'nun 288/1 maddesinde geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, İİK'nun 292.maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşecek durumlarda mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali aynı maddenin b bendinde hüküm altına alınmıştır. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. "Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir.
Borçlular vekili, borçlu şirket ve gerçek kişiler hakkında verilen geçici mühletin uzatılması ve akabinde kesin mühlete geçilmesini talep etmiştir. Borçlular hakkında geçici mühletin uzatılması ve kesin mühlet verilebilmesi için konkordato projesinin başarıya ulaşma şansının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu sebeple ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 07.11.2019 Tarih ve... E. - ...K. sayılı ilamı.)
a) ...ŞİRKETİ YÖNÜNDEN
:
Şirketin 30.06.2026 tarihi itibariyle kaydi değerlere göre özkaynak tutarının (+) 253.764.430,39 TL, rayiç değerlere göre ise (+)715.632.179,36 TL olduğu hesaplanmış olup, bu kapsamda borçlu şirketin hem kaydi değerlere göre hem de rayiç değerlere göre borca batık olmadığı anlaşılmıştır.
Şirketin adi borçlara sadece bir defaya mahsus olacak şekilde % 30 faiz oranı işletmesi, ülke ekonomisi ve mevcut enflasyon ile halihazırda uygulanan % 31 yasal faiz oranı dikkate alındığında, yasal faizin altında belirlenen faizini alacaklılar yönünden yeterli olmayacağı kanaatine varılmıştır.
Şirketin tedbir tarihi olan 04.06.2026 ile 31.07.2026 tarihi arası gerçekleşen net satış tutarının 6.652.985,00 TL olduğu, bu dönemde gerçekleşen zararın 3.827.576,12 TL olduğu görülmüştür. Şirketin, 2026 yılı Haziran ve Temmuz aylarında yaptığı faaliyetin, sadece mamul mal ve ticari mal satışı olduğu, maden ocağından taş çıkartma işi yapılmadığı, ocaklarda çalışan bulunmadığı ve şirketin merkezinde ise 3 kişinin çalıştığı görülmüştür.
Borçlu şirket tarafından sunulan 21.08.2026 tarihli revize proje ile dava dilekçesi ile birlikte sunulan ilk projenin şirketin maden ocaklarını işleteceği, maden ruhsatının satılacağı öngörüsüne, revize projenin ise maden işletmeciliğinden vazgeçilip tesislerin ...’a kiraya verilmesine, ... şirketi ile adi ortaklık kurarak 17 villalık konut projesi çerçevesinde, villaların satışından gelir elde edilmesine ve mevcut mermer stoklarının satışına dayandırıldığı, revize projeye göre şirketin artık maden işletmeciliği yapmayacağı, kira gelirleri, adi ortaklıktan gelecek kâr payı ve mevcut stokların satışı dolayısıyla elde edeceği gelir/nakit ile borçlarını ödemeyi planlandığı görülmüştür. Ancak, somut olayda; şirketin üretim faaliyetinin söz konusu olmayıp ana dayanağının beklenen haklar olduğunun görüldüğü, revize projenin "garanti, düzenli ve risksiz gelir" olarak nitelendirdiği kira gelirinin hukuken teminatsız ve mali kapasitesi ispatlanmamış yakın tarihli bir sözleşmesel ilişkiye dayandığı, mevcut belgelerle "garanti gelir" nitelendirmesinin dayanaksız kaldığı, denetlenebilir olmadığı; ... şirketinin 250.000,00 TL sermayeli ve tek ortaklı bir şirket olduğu, toplam satış hasılatı 255.385.240 TL olarak öngörülen bir projenin nakdi finansmanını tamamen üstlenecek nitelikte bir güce sahip olduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir belgenin yer almadığı; davacı tarafın, son komiser raporu sonrasındaki üretim faaliyetinden vazgeçilmediğine ilişkin beyanının, revize proje içerisindeki beyanları ile çeliştiği; yine, revize projedeki üretim/işçilik, ekipman işletme veya saha faaliyeti giderine ilişkin hususların hangi iş gücü ve ekipmanla gerçekleştirileceğinin somutlaştırılamadığı; ... A.Ş. Tarafından verilen muvafakatnamenin amacının, salt taşınmaz değerinin arttırılması ve bu değer artışı neticesinde kendi alacağının tahsiline ilişkin olduğu, bir inşaat/proje yapma amacı taşımadığı, bu hususun muvafakatname içeriğindeki maddelerden açıkça anlaşıldığı; yine yakın tarihli (20.08.2026) adî ortalık sözleşmesinin içeriğinin uzun vadelere dayandığı ve denetlenebilir olmadığı, bu hususun konkordato projesinin ciddi, inandırıcı ve somut verilere dayanması, rasyonel yaklaşımla düzenlenmesi gerektiği kriterleri ile örtüşmediği; kiralama sözleşmesi açısından, ...şirketinin aylık 4.500.000,00 TL + KDV tutarındaki kira bedelini düzenli olarak ödeyebilecek mali güce sahip olduğuna dair bir belgenin sunulmadığı; bu tespitler kaşısında konkordatonun temel dayanağı olan projenin ciddi, inandırıcı ve gerçekçi olmadığı, bu itibarla borçlu şirketin revize projesindeki öngörüleri doğrultusunda malî durumunu düzelme ihtimalinin bulunmadığı, mevcut durum itibarıyla teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığı, şirketin muhasebe servisinin sağlıklı olmadığı, kayıtların düzensiz olduğu, revize projede halihazırda yasal faizin altında da faiz oranı da belirlendiği görüldüğünden dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, konkordatonun başarıya ulaşması ihtimalinin bulunduğunun inandırıcı şekilde ispatlanamadığı anlaşıldığından, borçlu şirketin konkordato davasının reddine ve geçici mühletin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur.
b) EYÜB ERKOVAN YÖNÜNDEN
:
Konkordato talep eden ...konkordato talep eden şirketin %100 pay sahibi ve yetkilisi olduğu görülmüştür.
İİK 286/1-a bendinde, borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılarına ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanarak sağlanacağını gösteren konkordato ön projesi, konkordato talebine eklenecek belgeler arasında ilk sırada yer almıştır.
Kefil, mahkemeye sunacağı konkordato ön projesinde kefalet borcunu hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, ödemelerin yapılması için mevcut mallarını satıp satmayacağını, kefalet borcu ödemesini yapabilmek için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını açıkça belirtmelidir (Yeni Konkordato Hukuku, Editör Selçuk Öztek, 2. Baskı, sh. 148).
Davacının konkordato talep ve projesinin, şirketin konkordato talep ve projesinden bağımsız olması ve konkordato tasdik koşullarının bağımsız bir şekilde değerlendirilmesi gerekmekte iken, komiser heyetinin 15.06.2026 tarihli ön raporunda belirttiği eksikliklerin giderilmediği, revize proje sunulmadığı; borçlu şahsın ön projesinde “Şirketten Olan Alacaklardan Feragat,” “Düzenli Şahsi Alacak Tahsilatı ile Kaynak Yaratma” ve “Şahsi Nakit Akışı ve Çek Ödeme Projeksiyonu” başlıklarının olduğu görülse de kaynakların somutlaştırılmadığı, mali tablolar ile uyumlu hale getirilmediği; bu haliyle şahıs projesinin bağımsız bir proje olarak değerlendirilemeyeceği ve ekonomik varlığının şirkete bağlı olduğu; salt şirketin borçlarının olmasının davacı gerçek kişiye mühlet talep hakkı vermeyeceği, zira tüzel kişi ve ortakların konkordato taleplerinin aynı dilekçede birleştirilmesi mümkün olmakla birlikte konkordatonun tasdiki için aranan şartların her bir borçlunun şahsında gerçekleşmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle iflasa tabi olmayan borçlu davacı gerçek kişi hakkındaki geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin ve davanın reddine karar verilerek (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 26.06.2025 Tarih ve... E. - ... K. sayılı ilamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 22.05.2025 Tarih ve ... E. -... K. sayılı ilamı.) aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklandığı üzere:
1-Konkordato talep eden borçlular ... (TCKN: ...) ve ... Ticaret Sicilinde ...ticaret sicil numarası ile kayıtlı davacı ...ŞİRKETİ tarafından açılan kesin mühlet ve konkordato talepli davanın REDDİNE,
-Davacılar hakkında verilen geçici mühlet kararının KALDIRILMASINA,
2-İflas koşulları oluşmadığından davacılar hakkında iflas kararı verilmesine yer olmadığına,
3-Tüm konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına, konkordato komiserlerinin görevlerine son verilmesine,
4-Bu kararın İİK 288 maddesi uyarınca Ticaret Sicil Gazetesi ve Basın İlan Kurumunda ilanına, ilanların Mahkememizce resen yapılmasına; ilanların konkordato komiser heyetince takibine; ilanlar yapıldıktan sonra ilan suretlerinin Mahkememiz dosyasına sunulması için davacılar vekiline 1 hafta kesin süre verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan 732,00-TL peşin harcın karar ve ilam harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
7-İİK.nun ilgili maddeleri uyarınca kararın re'sen taraflara/vekillerine TEBLİĞİNE,
8-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE,
Dair; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere borçlular vekili, ..., ... ile müdahillik talep eden vekillerin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/09/2026
Başkan
¸e-imzalı
Üye
¸e-imzalı
Üye
¸e-imzalı
Katip
¸e-imzalı