Danıştay 10. Daire Başkanlığı, tahdit kodu ve sınır dışı kararlarının iptali davaları arasındaki bağlantı itirazını, yargılama aşamalarındaki farklılık nedeniyle reddetti.
Özet: Davacı tarafından, hakkında uygulanan tahdit kodu ve sınır dışı kararına ilişkin açtığı iki ayrı idari davanın birleştirilmesi talebinin alt mahkemece reddedilmesi üzerine yapılan itirazı değerlendiren mahkeme, idari yargılamada davaların birleştirilebilmesi için aynı maddi veya hukuki sebepten doğmanın yanı sıra aynı yargılama aşamasında bulunmaları gerektiğini vurgulayarak, davalardan birinin henüz derdest olup diğerinin ise karara bağlanmış olması nedeniyle farklı yargılama aşamalarında bulunduğunu tespit etmiş ve bu sebeple bağlantı şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davacının birleştirme itirazını oy çokluğuyla reddetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No
: 2025/3734Karar No
: 2025/3794BAĞLANTI İTİRAZI HAKKINDA KARARDavacı ... vekili Av. ... tarafından, müvekkili hakkında N-... tahdit kodu konulmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Göç İdaresi Başkanlığı Düzensiz Göçle Mücadele ve Sınırdışı İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle Göç İdaresi Başkanlığına karşı ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan dava ile müvekkilinin sınır dışı edilmesine ilişkin ... tarih ve E:... sayılı Mersin Valiliği işleminin iptali istemiyle Mersin Valiliğine karşı ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan dava arasında bağlantı bulunduğu iddiası üzerine, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... sayılı bağlantı isteminin reddine ilişkin karara karşı davacı tarafından yapılan itiraz başvurusunun karara bağlanması için Danıştaya gönderilen dosya incelendi, gereği görüşüldü:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 38. maddesinin 1. fıkrasında, aynı maddi veya hukuki sebepten doğan ya da biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyecek nitelikte olan davaların bağlantılı davalar olduğu; 2. fıkrasında, idare mahkemesi, vergi mahkemesi veya Danıştaya veya birden fazla idare veya vergi mahkemelerine açılmış bulunan davalarda, bağlantının varlığına taraflardan birinin isteği üzerine veya doğrudan doğruya mahkemece karar verileceği; 4. fıkrasında, bağlantılı davalar, değişik bölge idare mahkemesinin yargı çevresindeki mahkemelerde bulunduğu takdirde dosyaların Danıştaya gönderileceği hükme bağlanmıştır. Anılan Kanun'un 39. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde, Danıştayın bağlantının bulunduğuna karar verdiği takdirde; davaların çözümlenmesi ayrı bölge idare mahkemesinin yargı çevresindeki idare veya vergi mahkemelerinin görevlerine giren uyuşmazlıklarla ilgili ise, Danıştayın ilgili dairesinin yetkili mahkemeyi kararında belirteceği ve dosyaları bu mahkemeye göndererek diğer mahkemeye veya mahkemelere durumu bildireceği, yetkili mahkemenin de durumu ilgililere duyuracağı; (c) bendinde, Danıştayca verilen karar bağlantı bulunmadığı yolunda ise dosyaların ilgili mahkemelere geri gönderileceği; 41. maddesinde ise, bağlantı iddiaları mahkemelerce kabul edilmediği takdirde bu hususta verilen ara kararının taraflara tebliğ edileceği, tarafların tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içerisinde bağlantılı olduğu ileri sürülen dava dosyalarının farklı bölge idare mahkemelerinin yargı çevresindeki mahkemelerde bulunması halinde Danıştaya başvuruda bulunabileceği, başvurunun Danıştay görevli dairesince yukarıda aktarılan maddelerde yazılı usullere göre incelenerek karara bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.İdari yargılama usulünde, idari yargı yerlerine açılan birden fazla dava arasında bağlantıdan söz edilebilmesi için, davaların tamamının aynı idari yargı yerinin, dolayısıyla yalnızca idare mahkemelerinin veya vergi mahkemelerinin ve bu mahkemelerle birlikte ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştayın görevine girmeleri koşulu yanında, davaların biri veya birkaçının sonucunun bir diğer davada yargı yerince yapılacak saptama ve değerlendirmelerle verilecek kararlara bağlı bulunması, diğer bir anlatımla davalara konu idari işlemlerin maddi veya hukuki sebeplerinde birlik ya da davaların birine konu idari işlemin diğer davalara konu idari işlemlerin sebebi olması ve "davaların tümünün yargılamanın aynı aşamasında bulunması" gerekmektedir. Bu itibarla, aralarında tanımlanan anlamda ilişki bulunmayan davalar arasında bağlantıdan söz edilmez.Bağlantılı olduğu ileri sürülen dosyaların incelenmesinden; ... İdare Mahkemesince, davacının bağlantı istemi, davacı hakkında tesis edilen her bir işlem yönünden ayrı ayrı hukuki değerlendirme yapılacağı gerekçesiyle reddedilmiş ise de, ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı esasına kayıtlı davanın derdest olduğu ve nihai kararın henüz verilmediği, öte yandan UYAP üzerinden yapılan sorgulamada, davacının sınır dışı edilmesine ilişkin Mersin Valiliğinin ... tarih ve E:... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada ise, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla farklı yargılama aşamalarında bulunan davalar arasında 2577 sayılı Kanun'un 38. maddesinde sayılan bağlantı şartlarının gerçekleşmediği sonucuna ulaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle; söz konusu davalar arasında bağlantı bulunmadığına, davacının bağlantı itirazının reddine, dava dosyasının ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.(X)-KARŞI OY
:Dosyanın incelenmesinden, davacı ... vekili Av. ... tarafından, müvekkili hakkında N-... tahdit kodu konulmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Göç İdaresi Başkanlığı Düzensiz Göçle Mücadele ve Sınırdışı İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle Göç İdaresi Başkanlığına karşı ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan dava ile müvekkilinin sınır dışı edilmesine ilişkin ... tarih ve E:... sayılı Mersin Valiliği işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle Mersin Valiliğine karşı ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan dava arasında bağlantı bulunduğu iddiası üzerine, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... sayılı bağlantı isteminin reddine ilişkin karara karşı davacı tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca, başvuruda bulunulduğu anlaşılmaktadır.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 38. maddesinin 1. fıkrasında, aynı maddi veya hukuki sebepten doğan ya da biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyecek nitelikte olan davaların bağlantılı davalar olduğu; 2. fıkrasında, idare mahkemesi, vergi mahkemesi veya Danıştaya veya birden fazla idare veya vergi mahkemelerine açılmış bulunan davalarda, bağlantının varlığına taraflardan birinin isteği üzerine veya doğrudan doğruya mahkemece karar verileceği; 4. fıkrasında, bağlantılı davalar, değişik bölge idare mahkemesinin yargı çevresindeki mahkemelerde bulunduğu takdirde dosyaların Danıştaya gönderileceği hükme bağlanmıştır. Anılan Kanun'un 39. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde, Danıştayın bağlantının bulunduğuna karar verdiği takdirde; davaların çözümlenmesi ayrı bölge idare mahkemesinin yargı çevresindeki idare veya vergi mahkemelerinin görevlerine giren uyuşmazlıklarla ilgili ise, Danıştayın ilgili dairesinin yetkili mahkemeyi kararında belirteceği ve dosyaları bu mahkemeye göndererek diğer mahkemeye veya mahkemelere durumu bildireceği, yetkili mahkemenin de durumu ilgililere duyuracağı; (c) bendinde, Danıştayca verilen karar bağlantı bulunmadığı yolunda ise dosyaların ilgili mahkemelere geri gönderileceği; 41. maddesinde ise, bağlantı iddiaları mahkemelerce kabul edilmediği takdirde bu hususta verilen ara kararının taraflara tebliğ edileceği, tarafların tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içerisinde bağlantılı olduğu ileri sürülen dava dosyalarının farklı bölge idare mahkemelerinin yargı çevresindeki mahkemelerde bulunması halinde Danıştaya başvuruda bulunabileceği, başvurunun Danıştay görevli dairesince yukarıda aktarılan maddelerde yazılı usullere göre incelenerek karara bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun bağlantılı davaların düzenlendiği 38-42. maddelerinde yer verilen hükümlere göre, bu davalar yönünden Danıştay'ın üç farklı yetkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Birincisi; aralarında bağlantı bulunduğu iddialarıyla gönderilen dosyalar hakkında yetkili Daire, 39'uncu maddenin 2'nci fıkrası uyarınca bağlantının bulunduğuna karar verebilir. İkincisi; yetkili Daire, aynı maddenin 2'nci fıkrasının (c) bendi uyarınca gönderilen dosyalar arasında bağlantı bulunmadığına karar verebilir. Üçüncüsü ise, Kanun'un 41'nci maddesinin 1'inci fıkrasında yer verilen düzenlemeler uyarınca, bağlantı iddiaları Mahkemelerce kabul edilmezse yani bağlantı itirazını inceleyen mahkeme bu talebi yerinde görmeyerek bağlantı itirazının reddine karar verirse, bu yöndeki kararlara karşı yapılan başvuruları incelemek suretiyle bir karar verme yetkisidir.... İdare Mahkemesinin E
:... sayılı esasına kayıtlı davanın derdest olduğu ve nihai kararın henüz verilmediği, öte yandan UYAP üzerinden yapılan sorgulamada, davacının sınır dışı edilmesine ilişkin Mersin Valiliğinin ... tarih ve E:... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, bu itibarla davacının bağlantı istemi hakkında görevli ve yetkili mahkemece yukarıda belirtilen usul kurallarına uygun olarak verilmiş bir karar bulunduğu, uyuşmazlığın Dairemizin önüne getirilme sebebinin Ankara 26. İdare mahkemesince davalar arasında bağlantı bulunduğu yönündeki itirazın değerlendirilmesi bağlamında verilen "bağlantı isteminin reddine" dair karara karşı Kanun'un 41. maddesinde yer verilen başvuru hakkının kullanılması olduğu açıktır.Bu durumda, 2577 sayılı Kanun'un 41'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca yapılan başvurunun incelenmesi amacıyla Dairemize gönderilen dosyada, İdare Mahkemesince verilen bağlantı isteminin reddine dair kararın hukuki denetiminin yapılması gerekmekte olduğundan, Dairemizce verilmesi gereken kararın sonucunun "bağlantı isteminin reddine ilişkin karara yapılan başvurunun reddine / kabulüne" şeklinde olması gerekmekte iken, "bağlantı itirazının reddine" şeklinde oluşturulan karar sonucuna ve "bağlantı itirazının reddi" yönünde oluşturulan gerekçeye katılmıyorum.