Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, "glcruby fresh" markasının "ruby" ibareli tanınmış markalarla benzerliği ve 30. sınıf ürünlerde iltibas yaratması nedeniyle YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü ve sicilden terkin davası.
Özet: Bir davacı, kendi seri ve tanınmış markaları ile davalının "glcruby fresh" ibareli markası arasında, özellikle 30. sınıf hızlı tüketim mallarını içeren 35. sınıf hizmetler kapsamında görsel ve fonetik benzerlikler, ayırt edici ibarenin aynen kullanılması ve aynı tüketici kitlesine hitap etme sebebiyle iltibas oluştuğunu ileri sürerek, YIDK kararının iptalini, marka tescilinin hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiş; davalı ise markaların genel izlenim itibarıyla farklı olduğunu ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunmuş, mahkeme ise sunulan deliller ve bilirkişi raporu ışığında uyuşmazlığı incelemiştir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/255 Esas - 2026/113

T.C.
ANKARA
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
Esas No
: 2025/255
Karar No
: 2026/113
....
Dava
: Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin
Dava Tarihi
: 18/06/2025
Karar Tarihi
: 11/03/2026
Gerekçeli Kararın
Yazıldığı Tarih
: 11/03/2026
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dilekçelerinde özetle; davalı tarafından yapılan ... başvuru numaralı “..." ibareli marka tescil başvurusuna müvekkili şirket tarafından ..." ibareli seri markalar ve tanınmış markası ile itiraz edildiğini, itirazın reddedildiğini, davalı markasında 35. Sınıfın altında yer alan 30. Sınıf malların, müvekkili tescil kapsamında bulunduğunu, dava konusu markanın ilk kelimesinin .... ibarelerinin birleştirilmesi ile oluşturulduğunu...'nin herhangi bir kavramsal anlamı bulunmadığını,... ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığını,.... ibaresinin ise müvekkili şirketin mesnet markasındaki ibarenin aynısı olduğunu, fonetik açıdan...y ibaresinin ön plana çıktığını, müvekkili markalarının esas unsuru olan Ruby ibaresinin aynen yer almasından kaynaklı dava konusu markanın müvekkilinin serisi olarak algılanacağını, davaya konu marka başvurusunun kapsamında yer alan davaya konu 35. sınıf hizmetlerinin, müvekkil markalarının kapsamında bulunan sınıflardaki mallarla benzer bulunmasının kaçınılmaz olduğunu, özellikle 30. sınıfların bünyesinde yer alan emtiaların hızlı tüketim malları olduğunu, aynı piyasa şartlarına, aynı dağıtım kanallarına, reklam stratejilerine sahip olup aynı tüketici kitlesine hitap ettiğini, benzerliğin kaçınılmaz olduğunu, müvekkili tanınmışlığının zedeleneceğini ifade ederek, T.... sayılı kararının 35. Sınıf altında yer alan hizmetlerden 30. Sınıf içinde yer alan "Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Sakızlar. Tuz. Pekmez." hizmetler yönünden iptaline, .... sayılı ve "glcruby fresh" ibareli marka başvurusu tescil edilmişse aynı mal/hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı .... vekili cevaplarında özetle; SMK m.6/1 anlamında bir tescil engelinin mevcut olduğundan söz edebilmek için, markaların benzer olması, kapsadıkları mal/hizmetlerin aynı/benzer olması ve iltibas yaratması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, taraf markalarının genel izlenim bakımından tamamen farklılaştığını, karıştırılmasının mümkün olmadığını bu noktada markalar arası benzerlik bulunmadığını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirkete usulüne göre tebligat yapılmasına karşın, yargılamaya bir katılımı olmadığından cevabına rastlanmamıştır.
Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE
:
Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.
Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı, karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı, .... kararının yerinde olup olmadığı, hükümsüzlük ile terkin şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının tanınmışlık itirazının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davalının ... sayılı "...." ibareli marka başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır.
Davaya konu .... sayılı kararı ile nihai olarak reddine karar verdiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Somut davada davacı talebinin “35. Sınıf içerisinde yer alan 30. Sınıf “Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Sakızlar. Tuz. Pekmez.” olduğu anlaşılmış, emtia benzerlik değerlendirmesi sadece bu talep doğrultusunda yapılmıştır.
Dava konusu markada 35.05 perakendecilik diye nitelendirdiğimiz satış hizmetinin altında 30.sınıfta yer alan mallar yer almaktadır. Marka İnceleme Kılavuzunda belirtildiği üzere, mallar ve söz konusu malların bir araya getirilmesi hizmetleri arasında düşük düzeyde benzerlik bulunduğu kabul edilir. Her ne kadar mallar ile bu malların bir araya getirilmesi hizmetleri doğası, amacı, kullanım şekli faktörleri bakımından benzer olmasalar da dağıtım kanalı, ilgili tüketici kesimi ve tamamlayıcılık faktörleri açısından benzer özelliklere sahiptirler. Bu özellikleri göz önünde bulundurulduğunda mallar ve o malların perakendeciliği hizmetleri arasında düşük düzeyde benzerlik bulunduğu kabul edilir.
Nitekim AB Genel Mahkemesi 20.03.2018 tarih ve .... sayılı “Dontoro” kararında belirli bir emtia ile söz konusu emtianın perakendeciliği hizmetinin emtia ile söz konusu emtianın sunumunun tamamlayıcı nitelik arz etmesi, dağıtım kanallarının aynı olması ve aynı tüketici kesimine hitap etmeleri nedeniyle benzerlik bulunduğu tespitini yapmıştır. Yine aynı yönde, bir takım emtiaların toptan/perakende satış hizmetlerine konu olması durumunda bu hizmetlerin aynı emtialar ile bağlantılı ve/veya benzer emtia sayılması gerektiği, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilmektedir; “Praktiker” kararında da belirtildiği üzere, “somut bir malı satmak için verilen bu hizmet tabiatıyla bu mal olmadan bir mana ifade etmeyecektir.”… aynı marka, mal ve hizmet markası olarak farklı kişilere ait olduğunda, mağaza adında ürün markasını gören kimseler, o mağazada satılan malların, mal markasının sahibi olan işletmeden geldiğini düşüneceklerdir. Bu da karıştırma ihtimaline neden olacağından, mallar için tescilli bir markanın, sonradan o mallarla ilgili mağazacılık hizmeti için üçüncü bir kişiye verilmemesi gerekir, denilmektedir.
Aynı minvalde.... Dairesi'nce, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibarelerin asıl ve ortak unsurlarının "star" kelimesinden oluştuğu, markalarının kapsadığı 29 ve 30. Sınıf emtianın da aynı olduğu, her ne kadar davacının 35. sınıfta tescilli markası yoksa da davalının 29 ve 30. sınıfa özgülenmiş 35/6. sınıf mağazacılık hizmetlerinin de davacının 29 ve 30. Sınıfta tescilli bulunan emtiaları ile iltibas oluşturduğu, ticari bir malı üreten işletmenin, ürettiği malı satmasının işin doğası gereği ve ticari faaliyetin zorunlu bir sonucu olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.” şeklinde verilen kararın onanmasına karar verilmiştir.
Netice itibariyle de, davacı markasınında yer alan 30. Sınıf mallar ile, dava konusu markada yer alan 35/05 sınıf altında listelenmiş 30.sınıf mallar arasında benzerlik bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Markaların karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için emtiaların/hizmetlerin aynı/benzer olması yanında markayı oluşturan ibarelerin de aynı/benzer olması koşulu bulunmaktadır.
İki işaret arasında karıştırılma ihtimali, iki şekilde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan birincisi, tescil talebine konu markanın tescilli veya tescili için daha önce başvurulmuş markaya benzerliği nedeniyle önceki markanın aynısı ya da benzeri marka zannedilmesi ve bu sebeple satın alınmak istenen ürün dışında bir ürünün satın alınmasına sebebiyet verilmesidir. İkinci ihtimal ise, tüketicinin iki marka arasındaki farklılıklar nedeniyle her iki markanın aynı marka olmadığını anlamasına rağmen, iki markanın aynı işletmeye, başka bir ifadeyle aynı iktisadi – idari kaynağa ait olduğunu sanmasına sebebiyet verilmesidir. Bu durumda da tüketici, gerçekte almak istemeyebileceği bir ürünü, salt güvendiği önceki markayla irtibatlı sandığı için sonraki markayı alabilecektir. Böylece, önceki tescilli veya tescil talebine konu edilmiş markayı taşıyan ürünler için tüketici nezdinde tesis edilen güvenden haksız olarak yararlanma sonucu doğabileceğinden, karıştırılma ihtimali gerçekleşmiş olacaktır.
Benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı değerlendirmelerde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır..... kararlarında da belirtildiği üzere; “ortalama alıcılar / kişiler”, çabuk aldanabilen kişiler olmadığı gibi aptal ya da budala da değildir. Mal/hizmetin alıcısı olarak dikkate alınacak olan bu kişiler; orta düzeyde zeka ve dikkate sahip olan, işareti/markayı anımsaması da sıradan olan kişilerdir. Ancak tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyinin mal ve hizmet sınıflarına bağlı olarak değişkenlik göstermesi de mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta başvuru kapsamında yer alan 30. Sınıftaki gıda ürünlerinin ilgili tüketici kitlesi hemen her yaş, meslek, eğitim, cinsiyet düzeyinden tüketiciler olup, marketlerde, bakkallarda, büfelerde tüketicinin anlık kararlar ile satın aldığı ve satın alım esnasında da çoğu zaman düşük alım bedeli ödediği, bu ürünleri tercih ederken dikkat ve özen düzeyinin son derece standart olacağı, değerlendirilmiş olup, karıştırılma ihtimalinin ortalama tüketiciler bakımından dikkate alınacaktır.
İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkate alınmalıdır.
Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir.
Uyuşmazlık konusu olan ... ibaresi İngilizce bir ibare olup, “yakut, kırmızı” anlamına geldiği anlaşılmıştır. İlgili gıda malları bakımından herhangi bir tanımlayıcılığının bulunmadığı, bu noktada ayırt edici gücünün bulunduğu değerlendirilmiştir. Dava konusu markada .... ibaresinden oluşmakta,... ibaresi özellikle gıda malları bakımından tazelik vurgusu yapan ve sıklıkla kullanılan tanımlayıcı sayılabilecek ayırt edici gücü oldukça düşük bir ibaredir.... ibaresinin ise bilinen bir anlamı bulunmamaktadır. Bu noktada tüketici nezdinde harflerden oluşan bir kısaltma şeklinde ya da ürün kodu olarak algılanması mümkündür. .... ibaresi dilimizde sık kullanılan ve herkes tarafından anlamı bilinen İngilizce bir ibare değildir. Ancak yine de, dava konusu markada.... ibaresinin kısaltma olarak algılanması yani anlamlı ya da anlamı bilinmeyen yabancı bir kelime algısı yaratmaması nedeniyle tüketici algısında RUBY ibaresinin ön plana geçeceği, bu noktada direk anlamının bilinmemesi halinde bile bir ortaklık kurulabileceği değerlendirilmiştir.
İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür.
Yargıtay ve AB Adalet Divanı birçok kararında, tüketicilerin zihninde, kelime markalarında başta yer alan harflerin ortada veya sondaki harflere nazaran daha fazla akılda kaldığını, bu bağlamda sözcüklerin ilk heceleri, ilk seslerinin farklı olmasının kulaktaki izi değiştirdiği vurgulanmaktadır. Sözcüklerin ilk hecelerinde, ilk bölümlerindeki ayniyetin karıştırma ihtimaline yol açabileceği gibi tam tersi de geçerli olabilecektir.....” adlı eserde; “Soldan sağa okuma prensibi gereği tek sözcükten oluşan markalarda sözcüğün ilk hecesi, birden fazla sözcükten oluşan markalarda ise ilk sözcük ortalama tüketicilerin dikkatini daha fazla çekmekte ve bu kısımlar diğer kısımlara nazaran daha fazla hatırlanmaktadır. Bu nedenle sözcük markalarında başlangıç kısmındaki benzerliğin markaların benzer olma ihtimalini arttırdığı, buna karşılık markaların başlangıç kısmındaki farklılıkların markaların benzerlik ihtimalini azalttığı kabul edilmektedir.” denilmektedir. Dava konusu marka .... şeklinde okunacakken, davacı markası.... şeklinde okunacaktır. Bu noktada dava konusu markada farklı olarak 3 hece başlangıçta yer almaktadır. Bu durumun fonetik farklılık sağladığı değerlendirilmektedir. Ancak bu... ibaresinin bir kod gibi algılanmasında telaffuz edilemeyeceği durumlar olabilir, o noktada fonetik benzerlik oluşabileceği değerlendirilmiştir.
Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahiptir. Davacı markası 4 harften oluşan kısa bir markadır, dava konusu marka ise davacı markalarına göre oldukça uzundur. Bu durum görsel farklılaşmayı sağlamıştır. Neticede ... ibaresinin harfsel benzerliği dışında bir benzerlik bulunmamaktadır.
Bütünsel açıdan markalar değerlendirildiğinde... ibaresinin ilgili emtia grubu bakımından ayırt edici gücünün bulunduğu, dava konusu markada yer alan... ibaresinin ise ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğu ve çağrışımsal açıdan ürünün tazeliğine atıf yaptığı, bu noktada markaları farklılaştırmaktan ziyade o markayı tanımlayan ürün çeşidi algısı yarattığı, dava konusu markada yer alan... ibaresi her ne kadar birleşik yazılmış ve marka parçalara ayrılarak değerlendirme yapılamayacaksa da, tüketici algısında ....İbaresinin bir bütün halinde değil, .... şeklinde algılanabileceği, zira insan zihninin anlamsız harfler ile bildiği/tanıdık gelen/anlamlı kelimeyi ayıracağı, bu nedenle ... ibaresinin bir kısaltma/ürün kodu olduğu yönünde bir izlenim oluşabileceği, bu nedenle markasal algının .... şeklinde bir alt marka yaratıldığı algısının oluşabileceği ya da tüketicinin ayrı markalar karşısında olduğunu anlasa dahi firmalar arasında ekonomik-idari işbirliği bulunduğu yönünde bir kanının oluşabileceği, karıştırılma ihtimalinin varlığının kabulü için bir kısım tüketicinin dahi karışıklık yaşamasının yeterli olduğu değerlendirilmiş olup, netice itibariyle de, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davacının davalı kurum itirazlarında sadece SMK 6/1 maddesine dayandığı, dava aşamasında ek olarak tanınmışlık ve kötü niyeti öne sürdüğü, bu hususların yalnızca hükümsüzlük talebi bakımından dikkate alınabileceği, dava konusu markanın da hak düşürücü süre içerisinde tescil tamamlamasının yapılmadığı anlaşıldığından hükümsüzlük bakımından bir değerlendirilme yapılamayacağı anlaşılmıştır.
Neticede, bilirkişi raporu, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından;
Davaya konu “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Sakızlar. Tuz. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) mal ve hizmetleri bakımından benzerlik koşulunun sağlandığı, bütünsel açıdan değerlendirme sonucunda taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, dava konusu markanın hak düşürücü süre içerisinde tescil işlemlerinin tamamlanmadığı, bu noktada hükümsüzlük yönünden bir değerlendirme yapılamayacağı, YİDK kararının yerinde olmadığı ve iptali şartlarının oluştuğu anlaşıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
:
Davanın Kabulüne,
....sayılı kararının 35. Sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Sakızlar. Tuz. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetleri bakımından iptaline,
Davaya konu marka karar tarihi itibariyle tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına,
Alınması gereken 732,00.-TL harçtan, peşin alınan 615,40.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 116,60.-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacının kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 21.538,30.-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı ve davalı kurum vekillerinin yüzlerine karşı, davalı şirketin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ....yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.11/03/2026
Kâtip Hâkim ....
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İlk Masraf
: 1.318,30.-TL
Bilirkişi Ücreti
:20.000,00.-TL
P.M.
: 220,00.-TL
TOPLAM
:21.538,3‬0.-TL