Yargıtay, tacir veya şirket yöneticisinin ticari faaliyeti sırasında işlediği nitelikli dolandırıcılık suçunda istinaf mahkemesince verilen mahkumiyet kararını onadı.
Özet: Sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince verilen nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat kararının istinaf mahkemesi tarafından kaldırılarak iki sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ve adli para cezasına hükmedilmesinin ardından, temyiz incelemesini yapan yüksek mahkeme, sanık müdafiilerinin gerekçesiz karar, delil hatası, suçun sübut bulmadığı, hukuki ihtilaf olduğu, hile bulunmadığı ve etkin pişmanlık uygulanması gerektiği yönündeki iddialarını yerinde görmeyerek, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun yapıldığı, delillerin doğru değerlendirildiği, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiği ve mahkemenin kararının kanuni gerekçeleri taşıdığı gerekçeleriyle bölge adliye mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığına karar vererek temyiz istemlerini reddetmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/39538 E.  ,  2026/4328 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: 2017/647 E., 2019/528 K.
SUÇ
: Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2016 tarihli ve 2012/481 Esas, 2016/374 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine, karar verilmiştir.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile duruşma açılarak yapılan inceleme sonucunda sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak;
1. Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-h, 43/1, 62/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 208.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-h, 43/1, 168/4, 62/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis ve 204.160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Sanık ... Müdafiilerinin Temyiz İstemi
Kararın gerekçesiz olduğuna, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, suçun sübut bulmadığına, unsurlarının oluşmadığına, olayın hukuki ihtilaf olduğuna, suçun özgü suç olup sanığın özel faillik niteliğinin bulunmadığına, sübutun kabul halinde ise eylemin basit dolandırıcılık suçunu oluşturabileceğine, hilenin bulunmadığına, katılan tarafın araştırma yapmasını engelleyecek davranışın bulunmadığına, diğer sanıkla fikir ve eylem birliğinin bulunmadığına, zincirleme suçun koşullarının oluşmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, teşdit gerekçesinin yasal olmadığına, cezada orantılılık ilkesinin ihlal edildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın, ilgili şirketin yüzde birlik hissesine sahip olduğuna, olayın hukuk ihtilaf niteliğinin bulunduğuna, hilenin bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, sübut bulmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
5271 sayılı CMK'nın 217. Maddesi uyarınca delilleri değerlendirip mahkumiyet kararı veren mahkemenin takdir, kabul ve uygulanmasında isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olduğu, Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre Mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dava dosyasındaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin gerekçeye yansıtıldığı, bu itibarla Mahkeme kararının kanunî gerekçenin özelliklerini taşıdığı, 5237 sayılı TCK'nın cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu, zararın sanık ... tarafından kısmen giderildiği, geri kalan zararı giderme olanağı bulunan sanık ... tarafından herhangi bir zarar gideriminde bulunulmadığı ve katılan tarafın bu sanık yönünden etkin pişmanlık uygulanmasına rızasının bulunmadığı cihetle, etkin pişmanlık hükümlerinin sanık ... yönünden uygulama dışı bırakılmasının yerinde olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.04.2026 tarihinde karar verildi.