Kamu görevlilerinin ikramiye elde etme amacıyla iki farklı tutanak düzenlemesiyle oluşan resmi belgede sahtecilik suçlamasının, görevi kötüye kullanma olarak nitelendirilerek dava zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi.
Özet: Sanıkların, uyuşturucu madde yakalama olayına dair hazırlanan tutanaklardan ikincisinde, diğer görevlilerin isimlerini kasıtlı olarak çıkarıp kendilerine ikramiye ödenmesini sağladıkları iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûm edildikleri davada, temyiz incelemesi sonucunda eylemlerinin sahtecilik kastı taşımadığı, görevinin gereklerine aykırı hareket etmekten ibaret olup görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu tespit edilse de, bu suç için de yasal dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, sanıklar hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/40339 E.  ,  2026/4326 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: 2020/146 E., 2021/37 K.
SUÇLAR
: Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜMLER
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanık ...'ın temyiz süresi konusunda yanıltıldığı anlaşılmakla temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Suç tarihinde Diyarbakır- Şanlıurfa karayolu, .../... . mevkiinde ...Komutanlığınca yapılan yol kontrolünde ...'a ait toplam 20.760 gram kubar esrar maddesinin yakalandığı, olaya ilişkin düzenlenen “olay yeri tespit, yakalama ve el koyma tutanağında” ... İlçe ... Komutanlığında görev yapan sanık J. Kd. Bçşv. ..., sanık Uzm. J. Kad. Çvş. ... ve tanıklar J. Asb. Çvş. ... ile Uzm. J. Çvş ...’nın isim ve imzaları bulunduğu halde, sonradan düzenlenen ve olay tarihinde İlçe Jandarma Komutanı olarak görev yapan temyiz dışı sanık ... 'in “aslının fotokopisidir” şeklinde kaşe ve imzasının bulunduğu ikinci “olay yeri tespit, yakalama ve el koyma tutanağında” ise sadece sanıklar ... ve ...'un isim ve imzalarının bulunduğu, sanıklara 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve Kaçak Eşya Yakalanması Halinde Muhbir ve El Koyanlara İkramiye Ödenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik uyarınca ayrı ayrı 357,96 TL tutarında ikramiye ödendiği, bu suretle sanıkların, tanıklar ... ve ...’nın isim ve imzalarının bulunduğu ilk tutanaktan farklı olarak ikinci bir tutanak düzenleyerek kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia ve kabul edildiği olayda; sanıkların savunmaları, tanık beyanları, olayın gelişim şekli ve menfaat miktarı göz önünde alındığında, sanıkların zarar verme bilinç ve iradelerinin bulunmadığı, sahtecilik kastıyla hareket etmedikleri ancak görevinin gereklerine aykırı hareket eden sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulması yasaya aykırı ise de, dava zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğunun anlaşılması karşısında; sanıkların eylemine uyan "görevi kötüye kullanma" suçunun, Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e, 67/4 maddesinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, soruşturma izni için ... süreler de eklendiğinde suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkûmiyet hükümleri kurulması,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi
mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.