Sahte sigortalılık sebebiyle kesilen yaşlılık aylığının iptali davasında, 5510 sayılı Kanun 41/3 maddesi uyarınca doğum borçlanması ödeme tarihinin aylık bağlamadaki önemine vurgu yapan bozma kararı.
Özet: Davacıya sahte sigortalılık gerekçesiyle kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması ve borç kaydının iptali istemi üzerine, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davacı lehine verdiği kararlar, Yargıtay tarafından; davacının doğum borçlanması ile aylık almaya hak kazandığı hallerde aylığın, borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren bağlanması gerektiği halde, tahsis talep tarihinden itibaren aylık bağlanmasına hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuş ve dosya yeniden inceleme için ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2024/2289 E., 2025/1711 K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 9. İş MahkemesiSAYISI
: 2021/72 E., 2024/121 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; davacının çalışmalarının iptal edilmesi üzerine yaşlılık aylığı koşullarını yitirdiğinden yaşlılık aylığının kesilerek tarafına ödenen aylıkların borç kaydedilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına ve aylıklarının faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davacının doğum borçlanması yaptığını ve aylığının tekrar bağlandığı tespit edildiğini, davacı sadece Kurum aleyhine dava açarak Kurum işleminin iptalini ve tarafına yaşlılık aylığı bağlanılmasını isteyemeyeceğini, davacının öncelikle çalışmalarını ispat etmesi gerektiğini, davacının çalışmaları ve prime esas kazançları müvekkil Kuruma bildirilen çalışmalar ve kazançlar olduğunu, davacının çalışmalarının fiili olmayıp sahte olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulüne, davacının yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptaline, 01.11.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı SGK vekili dilekçesinde özetle; davacının silinen prim günlerine dair denetmen raporunun aksini kanıtlar belge bulunmadığını, denetim raporlarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, silinen hizmetlerin gerçek ve fiili çalışma olmadığını, Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu beyan ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1.Uyuşmazlık, sahte sigortalılık nedeniyle kesilen yaşlılık aylığı nedeniyle borç tahakkukuna ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.2.Dosya kapsamında, davacıya 01.11.2013 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının ... şirketindeki 03.08.2012-20.09.2012 tarihleri arasındaki çalışmasının sahte olduğu gerekçesiyle Kurum denetim raporu ile iptal edildiği, Mahkemece davacının 21.10.2013 tahsis talep tarihi itibariyle 2 çocuk için toplam 1440 gün borçlanma hakkı olduğu gerekçesiyle davacıya 01.11.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiş ise de 5510 sayılı Kanun'un 41. Maddesinin 3. Fıkrasında ''Bu Kanuna göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma halinde, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Sigortalılık borçlanması ile aylık bağlanmasına hak kazanılması durumunda, ilgililere borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır.'' hükmünün bulunduğu, bu haliyle doğum borçlanmasının ödendiği tarihten itibaren aylık bağlanmasına hak kazanılacağı gözetilmeden tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.11.2013 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığının bağlanması gerektiğinin tespitine dair hüküm kurulması bozmayı gerektirir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.