11. Ceza Dairesi, nitelikli dolandırıcılık ve tefecilik suçlarında eksik araştırma ile hukuki hata nedeniyle istinaf kararını bozarken, resmi belgede sahtecilik mahkumiyetini onadı.
Özet: Sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının istinaf mahkemesince kaldırılarak nitelikli dolandırıcılık, tefecilik ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet hükümlerine dönüştürülmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde; resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmü onanırken, nitelikli dolandırıcılık ve tefecilik suçlarına ilişkin hükümlerin, sanığın borç karşılığı alınan bonoya ekleme yaparak icra takibi başlatması eyleminin tek bir nitelikli dolandırıcılık olarak kabul edilmesi gerektiği ve suçun tamamlanıp tamamlanmadığına dair yeterli araştırma yapılmadığı gerekçeleriyle hukuka aykırı bulunarak bozulmasına karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/40206 E.  ,  2026/4325 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: 2018/1094 E., 2019/1257 K.
SUÇLAR
: Kamu kurum ve kuruluşları araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, tefecilik, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER
: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ (Temyizin kapsamına göre)
A. İlk Derece
İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2017 tarihli ve 2017/4 Esas, 2017/394 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık, tefecilik ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine, karar verilmiştir.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile duruşma açılarak yapılan inceleme sonucunda sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak;
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d, 62/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Tefecilik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 241/1, 62/1, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 204/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Katılanın Temyiz İstemi
Alt sınırdan ceza verilmesinin hatalı olduğuna, takdiri indirim nedeninin uygulanmaması gerektiğine, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
2. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Suçların sübut bulmadığına, yeterli delil bulunmadığına, alınan raporların lehe olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Nitelikli Dolandırıcılık ve Tefecilik Suçları Yönünden
1. Sanığın, katılana verdiği 1.500,00 TL tutarında borç karşılığı katılandan aldığı aynı miktarlı bonoda ekleme yaparak bono bedelini 111.500,00 TL olarak değiştirip katılan aleyhine icra takibine koymak suretiyle yüklenen suçları işlediğinin iddia ve kabul edildiği olayda; katılan beyanı, sanık savunması, tanık beyanları, dosya kapsamında toplanan diğer deliller ve verilen borç ile bononun ilk halindeki tutarın aynı olması dikkate alındığında, başından beri dolandırıcılık kastıyla hareket eden sanığın eyleminin bir bütün halinde nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında tefecilik suçundan ayrıca mahkumiyet hükmü kurulması,
2. Suça konu bononun takibe konu edildiği İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün 2016/23981 Esas sayılı icra dosyasına göre, katılan aleyhine uygulanan haciz işlemleri neticesinde satış işleminin gerçekleşip gerçekleşmediği ve sanığın haksız menfaat temin edip etmediği hususlarının araştırılması, suçun bono keşidecisinden hacizli mal/malların satışı vs. suretle para tahsili yapılması halinde tamamlanmış, para tahsil edilmemesi halinde ise, teşebbüs aşamasında kalacağı da gözetilerek dosyadaki deliller bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile tamamlanmış nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünün 1 numaralı kısmında açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında katılan ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Nitelikli Dolandırıcılık ve Tefecilik Suçları Yönünden
Gerekçe bölümünün 2 numaralı kısmında açıklanan nedenlerle, katılan ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İlk Derece Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.04.2026 tarihinde karar verildi.