Yargıtaydan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda, mahkeme kararının Anayasa ve CMKye aykırı gerekçesizlikten bozulması.
Özet: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararı, Yargıtay denetimine olanak sağlamayan, mevcut delilleri tartışıp değerlendirmeyen, hükme esas alınan ve reddedilen delilleri açıkça belirtmeyen, delillerle sonuç arasında bağ kurmayan, sanığın eylemi ile suçun unsurlarını yeterince açıklayıp hangi delillere üstünlük tanındığını göstermeyen ve yalnızca "dosya kapsamında fiilin işlendiği kanaatine varılmıştır" şeklindeki yetersiz gerekçeden yoksun hüküm kurulması nedeniyle bozulmuştur.
11. Ceza Dairesi         2021/38452 E.  ,  2026/4321 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ
: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM
: Mahkumiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. maddesi, 5271 sayılı CMK'nin 34... . maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine imkan sağlayacak biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden ve temyiz incelemesine imkan verecek şekilde tartışılmadan "Dosya kapsamında sanığın söz konusu fiili işlediği kanaatine varılmakla; aşağıda gösterilen şekilde hüküm oluşturulmuştur" şeklinde gerekçeden yoksun hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, başka yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
21.04.2026 tarihinde karar verildi.