Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, delil eksiklikleri ve ertelenen kamu davasının kesinleşme şartının oluşmaması nedeniyle Yargıtayca bozulması kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü, olaya ilişkin delillerin denetime elverişli şekilde dosyada bulunmaması, sanık hakkında daha önce verilen ve usulüne uygun şekilde kesinleşmemiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarının hatalı yönetimi ve özellikle tebliğ eksiklikleri nedeniyle bu kararların kesinleşmemesi sonucu kovuşturma şartının oluşmadığı dikkate alınmadan yargılamaya devam edilerek mahkûmiyet kararı verilmesinin kanuna aykırı bulunması gerekçesiyle bozmuştur.
10. Ceza Dairesi         2025/7819 E.  ,  2026/5650 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: 2024/58 E., 2024/165 K.
SUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İade
Kanun Yararına Bozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.09.2025 tarihli ve 2025/7-194 Esas, 2025/342 Karar sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesinin incelemeye konu kararının temyiz kanun yoluna tabi olduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
A. 30.08.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçuna dair olay tutanağı, ifade tutanağı, ele geçen maddeye ilişkin ekspertiz raporu veya uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edildiğine ilişkin raporun fiziki olarak aslı ya da onaylı örneklerinin denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
B. Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 12.12.2018 tarihli ve 2018/4214 Esas, 2018/5917 Karar sayılı kanun yararına bozma ilamına uyularak, Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.02.2019 tarihli ve 2019/221 Esas, 2019/81 Karar sayılı kararı ile verilen durma kararının gereği olarak yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeksizin sadece 02.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verilip, ihlali halinde Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/221 Esas sayılı dosyasına bildirimde bulunulması ile yetinilmesi gerekirken; sanık hakkında ikinci kez 02.03.2021 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve tebliğe çıkarıldığı, sanığın, erteleme süresi içinde 16.05.2022 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin bildirilmesi üzerine ikinci kez 18.04.2022 tarihinde düzenlenen iddianame ile Ankara 82. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/58 Esas sayılı dosyası üzerinden mükerrer kamu davası açıldığı, her iki dosyanın birleştirildiği ancak mükerrer dava yönünden bir karar verilmemesi,
C. Sanık hakkında 30.08.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2015 tarihli ve 2015/42076 Soruşturma, 2015/955 Karar sayılı ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2021 tarihli ve 2021/45297 Soruşturma, 2021/532 Karar sayılı kararları ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme kararları içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "tebliğ"den itibaren başlayacağının açıkça gösterilmediği anlaşılmakla; 17.03.2015 tarihli ve 02.03.2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, bu kararların kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, bu kapsamda 16.05.2022 tarihli eylemi, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına
gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devam edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2026 tarihinde karar verildi.