Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Yedinci Hukuk Dairesinin, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında hak ediş tespiti, bağımsız bölüm devri değerlemesi ve ödeme mahsuplarına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının taraflarca istinaf başvurusu üzerine verdiği karar.
Özet: Dava, davacının davalıların taşınmazına anahtar teslim ofis işyeri ve depo inşaatı yapım sözleşmesi kapsamında gerçekleştirdiği işler için alacak talebinde bulunduğu bir eser sözleşmesi uyuşmazlığı olup, davacı edimlerini yerine getirdiğini ve davalıların ödeme yapmadığını ileri sürerek ıslahla 735.819 TL talep etmiştir. Davalılar ise davacının edimlerini gereği gibi ifa etmediğini, sözleşmelerde imzalarının dahi bulunmadığını ve kendileri tarafından yapılan ödemeler ile davacıya devredilen bağımsız bölümün değerinin davacının alacağından mahsup edilmesi gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak davacının 753.911 TL hak edişi olduğunu kabul etmiş, davalıların yaptığı 30.000 TL çek ödemesini, 12.000 TL ruhsat harcını ve eksik işleri bulunan 9 numaralı bağımsız bölümün 250.000 TL değerini mahsup ederek davanın kısmen kabulüyle 461.911 TLnin davacıya ödenmesine karar vermiş, her iki taraf da kararı uzman raporlarının çelişkili olduğu, değerlendirme hataları ve görevsizlik gibi çeşitli gerekçelerle istinaf etmiştir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İncelenen Kararın
Mahkemesi
:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
:01/11/2023 (Tashih Kararı 03/11/2023)
Davanın Türü
:Alacak (Eser Sözleşmesi)
Dava Tarihi
:28/12/2018
Karar Yazım T
:10/09/2026
İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili; davalıların maliki olduğu ... Ada , ... Parseldeki taşınmaz üzerine anahtar teslim ofis işyeri ve depo inşaatı yapımı konusunda inşaat yapım sözleşmesi imzaladıklarını, müvekkilinin sözleşme kapsamında edimlerini ifa ettiğini, davalıların işin yapımı sırasında 226 ada 15 parseldeki 9 nolu bağımsız bölümü 250.000 TL değer gösterilerek ödeme karşılığı şirket ortaklarından ...’a devredildiğini, bunun dışında davalıların müvekkillerine hiçbir ödeme yapmadıklarını, taraflarınca Denizli 3. Sulh Hukuk mahkemesinin ... Değişik İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, alınan bilirkişi raporuyla müvekkilinin hakedişinin 1.243.345,12-TL olarak tespit edildiğini beyanla şimdilik 100.000-TL'nin davalılardan en yüksek banka ticari mevduat faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslahla talebini 735.819,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; maliki oldukları taşınmaz üzerine işyeri ve depo inşaatı yapımı için davacı ile anlaştıklarını, müvekkillerin de ... ada ... parseldeki ... nolu bağımsız bölümü 310.000 TL değerinde şirket ortaklarından ...'a devir edeceklerini ayrıca inşaat işinin yapımına başlanabilmesi amacıyla gerekli olan resmi kurumlara yapılacak ödemelerinde müvekkiller tarafından yapılacağı konusunda anlaştıklarını, bu anlaşma doğrultusunda müvekkilleri tarafından 02.09.2016 tarihinde ruhsat harcı vb. harçlar dahil olmak üzere 12.000,00 TL ... Belediyesi'ne ödendiğini, yine müvekkilleri tarafından ... Bankası'na ait 15.000,00 TL tutarındaki 2 adet çek davacı firma ... İnşaat'a keşide edilip teslim edildiğini, buna karşın davacının edimlerini gereği gibi ifa etmediğini, kaldı ki, sözleşmelerde müvekkillerinin imzasının dahi bulunmadığını, davacı tarafından yaptırılan Denizli 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunu dayanak göstererek , iş bu davayı açtığını ve alacak talep ettiğini, ancak alınan bilirkişi raporunun dayanaktan yoksun olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; hükme esas alınan 10.02.2023 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda davaya konu taşınmaz üzerinde A ve B bloktan oluşan binalar için davacının hakedişi dava tarihine göre 753.911,00 TL olarak kabul edilerek ödemeler yönünden davacı vekilinin 14.10.2020 tarihli dilekçesi ile davalı tarafça ... bankasına ait iki adet çek toplamı 30.000,00 TL ödeme yapıldığını kabulü doğrultusunda bu çekler geçerli ödeme olarak kabul edilmiş, öte yandan, yapılan keşif neticesinde aldırılan bilirkişi raporuna göre 9 nolu dairenin tamamlanmış şekilde devir edildiğinin kabul edilmesi halinde değerinin 310.000,00 TL olduğu, dairede davacı tarafından iddia edilen eksikliklerin bulunduğunun kabul edilmesi halinde dairenin değerinin 250.000,00 TL olacağı tespit edilerek dairenin 26.09.2016 tarihinde davacı tarafa devri ve taşınmazın yapı kullanım izninin devir tarihi sonrası olan 01.08.2017 tarihinde alınmış olması nedeniyle devir tarihinde taşınmazın içerinde eksik işler bulunduğu kabul edilerek ve davalı tarafın da dairenin değerinin taraflar arasında 310.000,00 TL olarak anlaşıldığı iddiasına ilişkin yemin teklifinde bulunmadığından dairenin değeri 250.000,00 TL olarak kabul edilerek ve ayrıca davalı tarafça ödenen 12.000,00 TL ruhsat harcı da dahil toplam 292.000,00TL'nin 753.911,00 TL’den mahsubu ile bakiye 461.911,00 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili; Davalıların delil tespit raporuna itiraz etmediklerini, yargılama sırasında alınan raporların çelişkili olduğunu, hükme dayanak rapora itibar edilmesinin mümkün olmadığını, dava dilekçemizde taşınmazda yapılan inşaatların ve maliyetlerin yanında KDV ile %25 lik iş takibi talebimize rağmen mahkeme kararında bu taleplerimize yönelik değerlendirme yapılmadığını, mahkemece hükme dayanak rapora itibar edilmesi yerinde olmadığı gibi gerekçede de hangi rapora hangi sebeple üstünlük verildiği açıklanmadığını gerekçeleri ile kararı istinaf etmiştir.
Davalılar vekili; davaya konu uyuşmazlıkta mahkemenin görevsiz olduğunu, davacının toplam alacağından mahsubu gereken 9 nolu mesken nitelikteki bağımsız bölümün değerinin 250.000,00 TL olarak kabulünün hatalı olduğunu, davalıların davacıya sözleşme bedeline mahsuben verdiği dairenin değerinin dava tarihindeki değerine göre davacının hesaplanan alacağından mahsubu gerektiğini, davalılar tacir olmadığından hükmedilen alacağa ticari davalarda uygulanması söz konusu olan avans faizi işletilmesinin mümkün olmadığını gerekçeleri ile kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalılar iş sahibidir.
2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı
İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
3. Değerlendirme
3.1. Taraflar arasında 04.10.2016 tarihli sözleşme ile davalılara ait taşınmaza anahtar teslim ofis, işyeri ve depo inşaatı yapımı hususunda eser sözleşmesi düzenlenmiş olup işin bedeli sözleşmede kararlaştırılmamıştır. Dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmaza A ve B bloktan oluşan 23.9.2016 tarihli yapı ruhsatı alındığı, 6.10.2017 tarihinde de iskan ruhsatının alındığı anlaşılmaktadır.
3.2. Mahkemece iki ayrı bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış olup bilirkişiler ... ve arkadaşları tarafından düzenlenen 28.10.2019 tarihli raporda 2018 yılı piyasa rayiçleriyle davacı hakedişi 753.911,00 TL olarak tespit edilmiş, bilirkişiler ... ve arkadaşları tarafından düzenlenen 29.6.2020 tarihli heyet raporunda ise davacının hakedişi hem çevre şehircilik verileri hem de piyasa rayici esas alınarak 2018 yılı itibariyle 1.015.819 TL olarak tespit edilmiş, sonrasında mahkemece bilirkişiler ... ve arkadaşlarından oluşan heyetten hükme esas alınan 10.02.2023 tarihli raporu aldırmış, bu raporda adı geçen bilirkişilerce B bloğun yapı sınıfı ruhsatında 1.B olarak gösterildiği halde 29.6.2020 tarihli heyet raporunda hesaplamada 2.B sınıfı olarak esas alınması nedeniyle bu raporu iştirak etmedikleri ve davacı hakkedişinin kök raporda olduğu gibi 753.911,00 TL olarak tespit edilmiştir.
3.3. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre eser sözleşmesi ilişkisinin varlığı kabul edilip sözleşmede bedel yazılı olmaması ya da sözlü sözleşme ilişkisinde tarafların bedelde anlaşamamaları halinde yüklenicinin gerçekleştirdiği imalât bedelinin 6098 sayılı TBK'nın 481. maddesi hükmünce yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanacağı kabul edilmelidir. Mahalli piyasa rayiçleri içerisinde yüklenici kârı ve KDV olacağından bunlar ayrıca eklenmeyecektir.
3.4. Taraflar arasında iş bedeli kararlaştırılmadığından yüklenicinin gerçekleştirdiği imalât bedelinin işin yapıldığı yıl belirlenerek, işin yapıldığı yıldaki mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi gerekirken hesaplamanın dava tarihi olan 2018 yılı piyasa rayiçlerine göre yapılması hatalı olmuştur. Öte yandan dosyasında iki ayrı bilirkişi raporu mevcut olup anılan raporlar arasında çelişki bulunduğu halde mahkemece çelişkinin giderilmesi amacıyla yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmadan ilk rapora üstünlük tanınarak sonuca gidilmesi de doğru olmamıştır.
3.5. Bu durumda mahkemece, daha önceki bilirkişiler dışında re’sen oluşturulacak bilirkişi heyeti marifetiyle mahallinde keşif yapılarak, davacının yaptırdığı delil tespit raporundaki bulgular ve dosyada aldırılan bilirkişi raporları da birlikte değerlendirilip varsa çelişkiler giderilmek suretiyle davacı yüklenicinin gerçekleştirdiği imalatın eksik ve kusurlarda dikkate alınıp yukarıda açıklanan yönteme göre işin yapıldığı yıl belirlenerek, işin yapıldığı yıldaki mahalli piyasa rayiçleriyle bedeli hesaplattırılarak davacının toplam hakedişi belirlenip davalı tarafından ispatlı ödemeler düşülerek sonrasında oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
3.6. Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile, dosyanın 6100 Sayılı H.M.K'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkeme kararının esası incelenmeksizin ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
1)Yerel mahkeme kararının esası incelenmeksizin ORTADAN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2)Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince istinaf yoluna başvuran taraflara iadesine,
3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 10/09/2026 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.
...