Patentlenebilirlik kriterlerini taşımadığı gerekçesiyle reddedilen buluş başvurusu hakkında YİDK kararının iptali istemli davanın Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Bu hukuki metin, havadaki azot konsantrasyonunu ölçerek mayın tespit etme buluşu için yapılan patent başvurusunun, Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından "yenilik" ve "buluş basamağı" kriterlerini taşımadığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, patent başvuru sahibi tarafından Kurul kararının iptali istemiyle açılan davayı konu almakta olup, ilk derece mahkemesinin bilirkişi raporları doğrultusunda başvurunun yeni olmadığına hükmederek davayı reddetmesi, bölge adliye mahkemesinin bu kararda usul ve esas yönünden aykırılık bulmayarak istinaf başvurusunu esastan reddetmesi ve temyiz incelemesini yapan yüksek mahkemenin de bölge adliye mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak onamasıyla, patent başvurusunun reddi kararının kesinleştiği süreci özetlemektedir.
11. Hukuk Dairesi         2025/5354 E.  ,  2026/2467 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: 2023/650 Esas, 2025/943 Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2019/117 E., 2022/274 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2010/06134 sayılı patent başvurusunun davalı Kurum tarafından bu patent başvurusunun, patentlenebilirlik kriterlerini taşımadığı gerekçesiyle reddedildiğini, müvekkilinin davaya konu patent başvurusunu 2010 yılında yaptığını, 21.12.2010 tarihinde de patent bülteninde yayınlandığını, o tarihten itibaren yıllarca ödemeler yaptırıldığını, 9 yıl boyunca maddi ve manevi olarak yıprandığını, dünyada havadaki azot konsantrasyonu ölçerek mayını bulan bir buluşun olmadığını, tüm masrafları ödemesine rağmen üç ayrı inceleme yapılması talepleri hakkında haksız kararlar verildiğini, patente konu olan buluşun tüm istemler için yenilik ve buluş basamağı şartlarını içerdiğini, araştırma raporunun ilk inceleme için Rusya'ya gönderildiğini, müvekkilince gerekli ödemelerin yapıldığını, Rusya'dan birinci inceleme raporunun 16.02.2015 tarihinde geldiğini, 06.05.2013 tarihinde davalı Kuruma müracaat ettiğini, Türk Patent ve Marka Kurumunca Rusya ile ilişkiler bahane edilerek itirazının yollanmadığını, bu yönden davalı Kurum uygulamasının yerinde olmadığını, başvuru konusu patentin, patentlenebilirlik şartlarını taşıdığını ve aksi yöndeki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının yerinde bulunmadığını ileri sürerek YİDK'in P-16 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu patent başvurusunun patentlenebilirlik şartlarını taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile benimsenen bilirkişi raporları kapsamında başvuru konusu buluşun, ... no.lu istemlerinin, D7 dokümanı karşısında yeni olmadığı, patentlenebilirlik açısından yenilik kriterini taşımadığı, P-16 sayılı ve 02.01.2019 tarihli YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.