Danıştay, Nusaybin sokağa çıkma yasağı zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında sigorta ödemesi beklenerek tazminat başvurusunun bekletilmesine ilişkin işlemin hukuka uygunluğunu inceliyor.
Özet: Vatandaşın sokağa çıkma yasağı sürecinde zarar gören taşınmaz ve eşyaları için 5233 sayılı Kanun kapsamında yaptığı tazminat başvurusunun, sigorta şirketi ödemesinden sonra yeniden değerlendirilmek üzere bekletilmesi yönündeki idari işlemin hukuka uygunluğu tartışılmıştır; Bölge İdare Mahkemesi, mükerrer ödemeyi önlemek amacıyla sigorta ödemesi beklentisiyle bekletme kararını hukuka uygun bularak, ilk derece mahkemesinin iptal kararını kaldırmış ve davayı reddetmiştir, davacı ise sigorta ödemesi yapılmadığını ve Kanunda bekletme hükmü olmadığını savunmaktadır.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/1103 E.  ,  2025/5480 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No
: 2022/1103
Karar No
: 2025/5480
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Valiliği
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN_KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı tarafından, Mardin ili Nusaybin ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sürecinde ... Mah., ... Sok., No:... Nusaybin/Mardin adresinde bulunan evinin ve içerisinde yer alan eşyaların zarar gördüğünden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması talebiyle yapılan başvurunun "davaya konu taşınmazın sigortalı olduğu, sigorta şirketince meydana gelen zararla ilgili yapılacak ödemeden sonra talebin yeniden değerlendirileceği gerekçesiyle" bekletilmesi yönünde Mardin Valiliği Zarar Tespit Komisyonunca tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; sigorta şirketinden alınan herhangi bir ödeme bulunmadığı ve davacının taşınır ve taşınmaz eşyalarında meydana gelen zararının 5233 sayılı Kanun kapsamında olduğu ve söz konusu Kanun kapsamında "bekletme kararı" verilmesine yönelik bir düzenlemenin yer almadığı anlaşılarak bu kapsamda davacı tarafından yapılan başvurunun Zarar Tespit Komisyonu tarafından 5233 sayılı Kanun ve Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkındaki Yönetmelik hükümleri ile kendisine verilen görev ve yetkiler kapsamında değerlendirilerek davacının tazmini gereken bir zararının bulunup bulunmadığı hususunda detaylı bir inceleme ve araştırma yapılarak ortaya konulması ve tazmini gereken bir zararın tespit edilmesi durumunda, zarar miktarının, objektif ve tutarlı ölçütlere göre hakkaniyete ve günün reel ekonomik koşullarına uygun bir biçimde doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığıyla belirlenmesi ve karşılanması gerekirken "...talebin bekletilmesi" yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacıya ait Mardin ili, Nusaybin ilçesi, ... Mah. ... Sok. No:... Nusaybin/MARDİN adresinde bulunan evinin ve ev eşyalarının 14/12/2015-14/12/2016 tarihlerini kapsayacak şekilde ... Sigorta Şirketi ile akdedilen sözleşme uyarınca sigortalı olduğu, zararı doğuran olayların meydana geldiği sokağa çıkma yasağı tedbirinin poliçe geçerlilik süresi içerisinde uygulandığı ve davacı tarafından söz konusu zararların karşılanması amacıyla ilgili sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu, başvuru üzerine sigorta şirketi tarafından, davacı adına ev hasarına ilişkin iki adet hasar kaydının açıldığı ancak herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğinin görüldüğü, sokağa çıkma yasağının uygulandığı dönemde davacıya ait taşınmaz ve içerisinde mevcut bulunan eşyalara ilişkin zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması gerekmekte ise de, ilgili zararların tahsili amacıyla sigorta şirketine başvuruda bulunulması karşısında davalı idarenin yalnızca sigorta şirketi tarafından karşılanmayan tutarlardan ötürü sorumluluğunun doğacağı açık olduğu, bu nedenle davalı idarenin yalnızca sigorta şirketi tarafından karşılanmayan tutarlardan ötürü sorumluluğunun bulunması karşısında, mükerrer ödemeye mahal vermemek maksadıyla davacının zarar tazmin talebinin sigorta şirketince yapılacak ödemeden sonra yeniden ele alınmak üzere bekletilmesine ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde, işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığından, davacının, sigorta şirketinden aldığı herhangi bir ödeme bulunmadığından, davacının taşınır ve taşınmaz eşyalarında meydana gelen zararınının 5233 sayılı Kanun kapsamında olduğu ve söz konusu Kanun kapsamında "bekletme kararı" verilmesine yönelik bir düzenlemenin yer almadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yönünde verilen mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı belirtilerek davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI
: Davacı tarafından, sigorta şirketince kendisine hiçbir ödeme yapılmadığı ve bu durumun komisyon dosyasında mevcut olduğu, taşınır ve taşınmaz eşyalarında meydana gelen zararının 5233 sayılı Kanun kapsamında olduğu, bu Kanun kapsamında "bekletme kararı" verilmesine yönelik bir düzenlemenin yer almadığı, zarar tespit komisyonunun kendisine verilen görev ve yetkiler kapsamında tazmini gereken bir zararın bulunup bulunmadığını detaylı bir inceleme ve araştırma yaparak ortaya koyması ve tazmini gereken bir zararın tespit edilmesi durumunda zarar miktarının objektif ve tutarlı ölçütlere göre hakkaniyete ve günün reel ekonomik koşullarına uygun bir biçimde doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığıyla belirlenmesi veya karşılanması gerektiği ileri sürmektedir
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY
:
Davacı tarafından, Mardin ili Nusaybin ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sürecinde ... Mah., ... Sok., No:... Nusaybin/Mardin adresinde bulunan evinin ve içerisinde yer alan eşyaların zarar gördüğünden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması talebiyle yapılan başvurunun "davaya konu taşınmazın sigortalı olduğu, sigorta şirketince meydana gelen zararla ilgili yapılacak ödemeden sonra talebin yeniden değerlendirileceği gerekçesiyle" bekletilmesi yönünde Mardin Valiliği Zarar Tespit Komisyonunca tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT
:
5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasında, ''Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar.'' hükmü, 5. maddesinde, "Komisyonun görevleri şunlardır: a) Zarar görenin veya mirasçılarının başvurusu hâlinde bu Kanun kapsamına giren bir zararın bulunup bulunmadığını tespit etmek. b) Kamu kurum ve kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca uygulanmış projelerin, zararın giderilmesine katkıları; zarar görenin değerlendirebileceği enkaz ve diğer yararlar; sigorta şirketlerince veya ilgili mevzuata göre kamu kurum ve kuruluşları ile sosyal güvenlik kuruluşlarınca ödenen tazminatlar, tedavi ve cenaze giderlerinin zarar miktarından mahsup edilmesi suretiyle belirlenen ve 9 uncu veya 10 uncu maddelere göre yapılan nakdî veya aynî ödeme miktarını içeren sulhname tasarılarını hazırlamak. c) Sulhname tasarısının kabul edilmemesi veya 12 nci maddenin ikinci fıkrasına göre kabul edilmemiş sayılması hâllerinde bir uyuşmazlık tutanağı düzenleyerek bir örneğini ilgiliye tebliğ etmek. d) Başvuranın, bu Kanun kapsamına giren bir zararının bulunmadığının tespit edilmesi hâlinde, buna ilişkin karar tutanağı düzenleyerek bir örneğini ilgiliye tebliğ etmek.'' 7. maddesinde, '' Bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar şunlardır: a) Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar. b) Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri. c) Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar.'' hükmü, 8. maddesinin 1. fıkrasında, "7 nci maddede belirtilen zararlar, zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile belirlenir.'' hükmü düzenlenmiştir.
20/10/2004 tarih ve 25619 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmelik'in 7. maddesinde, "Komisyonun görevleri şunlardır: a) Zarar görenin veya mirasçılarının veya yetkili temsilcilerinin başvurusu halinde bu Yönetmelik kapsamına giren bir zararın bulunupbulunmadığını tespit etmek. B) Kamu kurum ve kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca uygulanmış projelerin, zararın giderilmesine katkıları; zarar görenin değerlendirebileceği enkaz ve diğer yararlar; sigorta şirketlerince veya ilgili mevzuata göre kamu kurum ve kuruluşları ile sosyal güvenlik kuruluşlarınca karşılanan tazminatlar, tedavi ve cenaze giderlerinin zarar miktarından mahsup edilmesi suretiyle belirlenen nakdî veya aynî ödeme miktarını içeren sulhname tasarılarını hazırlamak." kuralı, 17. maddesinde, ''Başvuru sahibi, başvuru dilekçesi ile birlikte olayın meydana geliş tarzını açıklayan ve zararın tespit ve ölçümünde dikkate alınabilecek her türlü bilgi ve belgeyi Komisyona sunar.Ayrıca; Komisyon, gerekli gördüğü takdirde zararın tespit ve ölçümünde dikkate alınabilecek her türlü bilgi ve belgeyi adli, idari ve askeri mercilerden ister.'' kuralı ve 23. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "Sigorta şirketlerince veya ilgili mevzuata göre kamu kurum ve kuruluşları ile sosyal güvenlik kuruluşlarınca karşılanan tazminatlar ile tedavi ve cenaze giderleri hesaplanan gayri safi zarar miktarından mahsup edilir." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Uyuşmazlıkta; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait taşınmazın bulunduğu Mardin ili, Nusaybin ilçesinde sokağa çıkma yasağının uygulandığı, ev ile ev eşyalarının zarar gördüğü ve bu zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması için Zarar Tespit Komisyonuna başvuruda bulunulduğu, başvuru üzerine Mardin İli, Nusaybin İlçesi, ... Mah., ... Sok., No:... adresinde eşya ve fiziki zararlara ilişkin iki adet olduğu bila tarihli hasar tespit formu düzenlendiği, buna karşın Komisyonca tesis edilen işlemde; "...bahse konu taşınmazın sigortalı olduğu, meydana gelen zararla ilgili olarak sigorta şirketine müracaat edildiği, sigorta şirketince müracaatçıya meydana gelen zararla ilgili olarak henüz herhangi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir. Mükerrer ödemeye mahal verilmemesi için müracaatçının zarar tazmini talebinin sigorta şirketince meydana gelen zararla ilgili olarak müracaatçıya yapılacak ödemeden sonra yeniden ele alınmak üzere Yönetmelik hükümlerine göre talebin bekletilmesine..." şeklinde karar verildiği, davalı idare tarafından dava dosyasına sunulan sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun sorulmasına ilişkin olarak ilk derece mahkemesince yapılan ara kararına cevaben ilgili sigorta şirketi tarafından dava dosyasına ibraz edilen 18/12/2018 tarihli yazıda söz konusu poliçe kapsamında ödeme yapıldığına dair herhangi bir bilgi belgenin bulunmadığı bilgisinin yer aldığı görülmektedir.
Dosyada bulunan ... Sigorta A.Ş.'ye ait ... tanzim tarihli ve ... poliçe numaralı "Depremsiz" Evim Paket Poliçesi'nden, Mardin ili, Nusaybin ilçesi, ... Mahallesi ... Sokak No:... adresinde bulunan brüt 190 m2, çelik, betonarme yapı tarzında konutun sigortalandığı, "Ek Teminatlar" kısmında, terör teminatının bulunduğu, "Muafiyet ve Koasürans Uygulamaları" kısmında ise "bu teminatlar ile ilgili herhangi bir hasarda, bina, muhteviyat ayrımı yapılmaksızın ödenecek tazminat tutarının %5'i oranında bulunacak bir muafiyet düşülür ve kalan tutar sigortalıya ödenir." şartına yer verildiği, davacı tarafından da konuta ilişkin zarar talebinde bulunulurken sigorta şirketi tarafından ödenmeyen zararın karşılanmasının talep edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Komisyon tarafından, davacıya ait taşınır ve taşınmaz mallarının uygulanan sokağa çıkma yasağı sürecinde hasar görmesi nedeniyle uğradığını iddia ettikleri zararlarına ilişkin bilgi ve belgelerin (Hangi taşınmazın hangi poliçe kapsamında olduğuna dikkat edilerek) davacıdan ve ilgili kurumlardan (Özellikle sigorta şirketinden her türlü evrakın, bu konuda daha önce bilirkişi raporu yaptırıldı ise bu raporların) istenerek bu konuda eksikliklerin tamamlanmasından sonra uğranıldığı iddia edilen zararın 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanıp karşılanmayacağı konusunda karar verilerek, 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilecek olması halinde poliçe kapsamında davacıya ödenecek tazminat tutarının tespitinde sigorta şirketi tarafından sözleşme gereği ödenmeyen kısımlar (muafiyetler ve indirimler) bulunması halinde, davacıya sigorta şirketince ödenmeyen kısmın hesaplanarak tazminine karar verilmesi, davacının uğradığını iddia ettikleri zararlar sigorta poliçesi kapsamında karşılanmayacak ise davacının belge ile kanıtlanan maddi zararın belirlenmesi gerektiği, iptali istenen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı açıktır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline dair İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 20/11/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.