11. Hukuk Dairesi, tanınmış marka sahibinin benzer ibareli marka tesciline karşı açtığı hükümsüzlük davasında, iltibas ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle istinaf ret kararını onadı.
Özet: Davacı tarafça, davalı şirketin tescil ettirmek istediği ibarenin kendi tanınmış markasıyla karıştırılma ihtimali taşıdığı, kötüniyetli olduğu ve Sınai Mülkiyet Kanununa aykırılık teşkil ettiği iddialarıyla Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talep edilmiş; ancak ilk derece ve istinaf mahkemeleri, markalar arasında görsel ve kavramsal farklılıklar bulunması, iltibas ihtimali ve kötüniyetin sabit olmaması gerekçeleriyle davayı reddetmiş olup, temyiz incelemesinde de bu ret kararlarında usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, davacının temyiz itirazları reddedilerek istinaf mahkemesinin hükmü onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/5352 E.  ,  2026/2466 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: 2023/560 Esas, 2025/846Karar
HÜKÜM
: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2022/345 E., 2023/20 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2012/... sayılı ve "..." ibareli tanınmı markanın sahibi olduğunu, davalı Şirketin bu marka ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, müvekkilince yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa davaya konu marka başvurusu ile davacıya ait markanın benzer bulunduğunu, “...” ibaresinin bağımsız bir unsur olduğunu, “...” çatı markasının inceleme dışında bırakılmasının gerektiğini, davaya konu marka başvurusunun esas unsurunun ise “...” ibaresinden oluştuğunu, Türkçe’de “W” harfinin bulunmadığını, bunun yerine “V” harfinin kullanıldığını, “...” ibaresinin ayırt ediciliğinin yüksek olduğunu, tüm mal ve hizmetler bakımından benzerlik bulunduğunu, markalar arasında iltibas olduğunu, “...” markasını, saç kurutma makinası, saç düzleştirici, elektronik tartı, baskül gibi ürünler üzerinde uzun yıllardır kullandığını ve dava konusu marka başvurusunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/3. madde uyarınca reddinin gerektiğini, davaya konu marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) ...-M-... sayılı kararın iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; davalının “...” markasını uzun yıllardır kullandığını, taraf markalarının asli unsurunun, “....” ve “....” olduğunu, davacı tarafından görseli sunulan saç düzleştirici emtiasının 8. sınıfa ilişkin olduğunu, oysa markasının 11. sınıfta tescilli bulunduğunu, markaların farklı mal ve hizmetlere yönelik olduğunu, buna göre taraf markaları arasında iltibas ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının görsel ve kavramsal olarak farklı olması, “...” markasının, davalı adına T/... sayı ile tanınmış marka olarak tescil edilmesi, tüketicinin bu ibareyi gördüğünde markaların aynı işletmeden kaynaklandığını düşünmeyeceği, bir başka anlatımla “...ibaresini rahatlıkla seçebileceği, taraf markaları arasında bulunan düşük seviyeli sesçil benzerliğin, görsel ve kavramsal olarak oluşturulan farklılığın önüne geçerek karıştırılmaya yol açacağının söylenemeyecek olması karşısında, taraf markaları arasında SMK’nın 6/1. maddesi bağlamında iltibas ihtimali bulunmadığı, davacının “...” ibaresini, saç düzleştirici ve saç kurutma makinesi üzerinde kullandığı görülse de, markaların iltibasa sebebiyet verecek ölçüde benzer olmaması karşısında, SMK'nın 6/3. maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı, kötü niyet iddiasının da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.