Kamulaştırma Kanununa dayalı taşınmaz bedelinin tespiti ve tescili davasında, bilirkişi raporları ile zeytin ağacı değerlemesi eksiklikleri nedeniyle yinelenen bozma kararlarının temyiz incelemesi.
Özet: Bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili davasında, yerel mahkemenin davayı kabul yönündeki kararı, yüksek mahkeme tarafından bilirkişi incelemesi, değerlendirme tarihi, tarımsal gelir ve giderler, kapitalizasyon faizi, objektif değer artışı ile zeytin ağaçlarının değerlemesi hususlarında tespit edilen usuli ve esasa ilişkin eksiklikler nedeniyle birden çok kez bozulmuştur; ancak yerel mahkemenin bozma kararlarına tam olarak uymayarak davanın kabulüne tekrar karar vermesi üzerine dosya bir kez daha temyiz incelemesine sunulmuştur.
5. Hukuk Dairesi         2025/12985 E.  ,  2026/2600 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2024/403 Esas, 2025/193 Karar
KARAR
: Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.02.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü yetki belgesine istinaden davalı vekili Avukat ... gelmiş, davacı idare vekili duruşmaya katılmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 778 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 19.07.2016 tarihli ve 2015/63 Esas, 2016/332 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 19.07.2016 tarihli ve 2015/63 Esas, 2016/332 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Mahkemece yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak değerlendirme tarihi olan 2015 yılı münavebeye esas ürünlerin tespiti ile bu ürünlere ait dekar başına verim miktarlarının, dekar başına üretim masrafları ile hasat dönemindeki ortalama toptan kilogram satış fiyatlarının ilgili resmi kuruluşlardan sorulmasından sonra taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirine dava konusu taşınmazın niteliği, konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak %4 oranında kapitalizasyon faizi ve taşınmazın konumu ve özellikleri nazara alınarak %90 oranında objektif değer artışı uygulanmak suretiyle ve taşınmaz üzerinde bulunan 5 yaşındaki zeytin fidanlarına değerlendirme tarihi olan 2015 yılı resmi verileri esas alınarak maktuen değer biçilerek taşınmazın değerinin belirlenmesi ve ağaçların bedelinden enkaz bedeli indirilmemesi gerektiği ve 7139 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun'a yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Dairemizin bozma kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
4. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve 31317 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı iptal kararı gereği 7139 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılmasına ilişkin bozma maddesi kaldırılarak diğer bozma nedenlerinin aynen kalmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 12.09.2023 tarihli ve 2021/3 00... /356 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 12.09.2023 tarihli ve 2021/3 00... /356 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dairemizce dava konusu taşınmazın arazi niteliğinde olduğu, kapitalizasyon faizinin %4, objektif değer artışının %90 oranında uygulanmak suretiyle ve değerlendirme tarihi olan dava tarihindeki resmi veriler getirtilip bilirkişi raporu da denetlenerek zeminine, üzerindeki zeytin fidanlarına da maktuen değer biçilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verildiği ve bozma kararına Mahkemece uyulduğu halde, taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçlarının bozma sonrası yapılan keşif tarihindeki yaşları dikkate alınarak, dava tarihi olan değerlendirme tarihindeki resmi veriler getirtilip denetlenmeden ve dava konusu taşınmazın kapama zeytin bahçesi olarak kabulü ile kamulaştırma bedelinin tespiti doğru görülmediğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 22.04.2025 tarihli ve 2024/403 Esas, 2025/193 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, belirlenen bedelin fahiş olduğunu, yargılamanın uzamasının davacı idare nedeniyle olmadığından faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki; Adana ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 778 parsel sayılı taşınmaza net gelir metodu esas alınarak, üzerinde bulunan ağaç ve tel çite maktuen değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup; davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Mahkemenin son kararı ile hükmedilen bedel, ikinci kararla hükmedilen bedelin altında olduğundan, tespit edilen bedelden ilk kararla belirlenen bedelin mahsubu sonrası kalan 145.706.69 TL fark bedele ödemeye karar verilen ikinci karar tarihi 12.09.2023 tarihine kadar faiz uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi doğru değildir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının; (2) numaralı bendinden “mahkememiz üçüncü karar tarihi olan 22.04.2025” ibaresinin çıkartılması, yerine "ikinci karar tarihi olan 12.09.2023" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.