Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, ifrazla oluşan kadastral yolun 2942 sayılı Kanunun 35. maddesi kapsamında bedelsiz terkin sayılıp sayılamayacağının temyiz incelemesi.
Özet: Davacılar, miras bırakanlarının 1956da parselasyon işlemiyle kadastral yol olarak ayrılan ve tapudan rızaen terk edilen ancak imar planı değişiklikleriyle işlevini kaybeden taşınmaz parçası için kamulaştırmasız el atma hükümlerine göre tazminat talep ederken, davalı idareler öncelikle görev, süre ve husumet itirazlarında bulunarak, bahsi geçen alanın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 35. maddesi uyarınca bedelsiz terke konu olduğunu savunmuş; ilk derece mahkemesi bu savunmayı kabulle davanın reddine karar vermiş, bölge adliye mahkemesi de davacıların istinaf başvurusunu esastan reddetmiş olup, dava temyiz incelemesine sunulmuştur.

MAHKEMESİ
: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk DairesiSAYISI
: 2024/525 Esas, 2025/1170 KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 10. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2022/97 Esas, 2023/345 KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine , Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.02.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.Duruşma günü davacılar vekili Avukat ... ve davalı ... Rektörlüğü vekili Avukat ..., davalı ... vekili Avukat ... gelmişlerdir.Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain 57 parsel sayılı kök tapunun bidayetinde maliki iken anılan taşınmazın parselasyon işlemine tabi tutularak çok sayıda muhtelif parseller oluşturulduğunu, bu ifraz işlemi esnasında oluşturulan parsellerin yolu olarak müvekkil murislerinin kök tapusundan bir alan ayrıldığını, özel amaçlı ifraz işlemi ile kadastral yol olarak kullanımına muvafakat verilen alanın, imar sonrası artık işlevini yitirmiş olduğundan, kadastral yol olarak kullanılmasının mümkün olmaması sebebiyle belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... Rektörlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle, öncelikle görev ve hak düşürücü süre itirazında bulunarak, açılan davanın yerinde olmadığını, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 35 nci maddesine göre davanın reddini talep etmiştir.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görev itirazında bulunarak, açılan davanın yerinde olmadığını, 57 nolu parselin 34 36... nolu parsellere ifraz edildiği, ifraz işleminde 2.969 m²lik alanın kadastral yol (müşterek yol) olarak gösterildiği, bu alanın 57 nolu parselin ifraz işlemi esnasında tapu sicilinden 16.01.1957 tarihli ve 137 yevmiye ile terkin edildiği, dava konusu edilen alanın kütükten rızaen terkin edilen 2.969 m²lik alan olduğunu belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle husumet itirazında bulunarak, maliklerin talebi ile yapılan özel ifraz (parselasyon) işlemi, Kadastro ve Tapu Müdürlüğünde yapılmış olup, imar mevzuatına konu bir işlem olmadığından, bu işlemler sonucunda oluşan ve halen tapu kütüğünde yaşayan ve ilgili yıllarda yol olarak ayrılan kısıma idarece el atılmadığından ve müvekkil idarede planlama yetkisi de bulunmadığından açılan davanın müvekkil idare açısından husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi gereğince bedelsiz terke konu yerlerden olması sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 04.11.1983 tarihli 2942 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin 1956 yılında yapılan kadastral ifrazda geriye dönük uygulanamayacağı, davaya konu bölümün malikinin muvafakati ile kamu hizmetine ayrılan bir bölüm olmayıp ifrazen oluşan parseller arasında kullanılmak ve geçişi sağlamak amacıyla terkini yapılan bir bölüm olduğu, genel yola ve kamuya terkin olmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararının da bu yönde olduğu, parselasyon planları sonucu kadastral yolun ortadan kaldırıldığı ve fiilen kullanılmamakta olup yapılar inşaa edildiği, özel ifrazın 3194 sayılı İmar Kanun’u (3194 sayılı Kanun) uyarınca yapılmadığı, murisin 57 parsel sayılı kök tapunun bidayetinde maliki iken anılan taşınmazın parselasyon işlemine tabi tutularak çok sayıda muhtelif parseller oluşturulduğu, bu ifraz işlemi esnasında oluşturulan parsellerin yolu olarak müvekkil murislerinin kök tapusundan bir alan ayrıldığı, kaldı ki fen bilirkişi raporunda ... kampüs alanında kaldığı belirtildiğinden, durum böyle ise husumetten ret olabileceği, esastan ret kararının hatalı olduğu ileri sürülmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu kök 57 nolu parselin 34 36... nolu parsellere ifraz edildiği, ifraz edilen parsellerin 1963 yılında ...’ya satış suretiyle kamulaştırıldığı, ifraz işleminde 2.969 m²lik alanın kadastral yol (müşterek yol) olarak gösterildiği, bu alanın 57 nolu parselin ifraz işlemi esnasında tapu sicilinden 16.01.1957 tarihli ve 137 yevmiye ile terkin edildiği, dava konusu edilen alanın kütükten terkin edilen 2.969 m²lik alan olduğu, dava konusu edilen taşınmaz kısmı ile ilgili kamulaştırma işlemine rastlanmadığı, 57 nolu parselin o tarihteki malikleri olan ... ve diğer maliklerin müşterek yol olarak ayrılan dava konusu 2.969 m²lik hisselerini şahitler huzurunda hür iradeleri ile rızaen 16.01.1957 tarihli ve 137 yevmiyeli işlemle yola terk ettikleri, daha sonra imar uygulamaları ile 270 35... parsele şuyulandırıldığı, bu parselin ... Kampüs Alanında kaldığı, hizmet binalarının bulunduğu bu nedenle, davada husumetin ...'ya yöneltilmesi gerektiği belirtilerek davanın husumetten reddi gerektiği belirtilerek verilen ret kararının sonucu itibarıyla yerinde olduğu belirtilerek davanın esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, temel olarak kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi hususundadır.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dava konusu kök 57 nolu parselin yapılan özel parselasyon ile 34 36... nolu parsellere ifraz edildiği, ifraz işleminde 2.969 m²lik alanın kadastral yol (müşterek yol) olarak gösterildiği, bu alanın 57 nolu parselin ifraz işlemi esnasında tapu sicilinden 16.01.1957 tarihli ve 137 yevmiye ile terkin edildiği anlaşılmıştır. Dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 2942 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi "İmar mevzuatı gereğince düzenlemeye tabi tutulan parsellerden düzenleme ortaklık payı karşılığı olarak bir defaya mahsus alınan yol, yeşil saha ve bunun gibi kamu hizmet ve tesislerine ayrılan yerlerle, özel parselasyon sonunda malikinin muvafakatı ile kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamaz ve karşılığı istenemez” şeklinde düzenlenmiş olup özel parselasyona tabi tutulmak suretiyle yol olarak terk edilen ve imar planında da halen kamuya tahsisli olarak kullanılan dava konusu taşınmaza ilişkin bedel davası açılamayacağı gibi açılan davada sorumlu idarenin özel parselasyon krokisi doğrultusunda lehine terk işlemi yapılan Belediye Başkanlığı olduğu gözetilerek davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince davaya konu yerin rızai terk işleminden sonra yapılan imar uygulaması sonrası ... Kampüs Alanında kaldığı gerekçesi ile yanılgılı değerlendirme ile davanın husumetten reddine karar verilmesi sonucu itibari ile doğrudur.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Aleyhine temyiz olunan davalılar ... ve ... Rektörlüğü yararına 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekâlet ücretinin temyiz edenlerden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.