7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçunda usulsüz aramayla elde edilen deliller nedeniyle verilen mahkumiyet kararını hukuka aykırı bularak bozdu.
Özet: Sanık hakkında kaçakçılık suçlamasıyla verilen mahkûmiyet hükmü, sanık ve kaçak eşya konusunda usulüne uygun mahkeme arama kararı ya da savcılık izni olmaksızın yapılan aramanın hukuka aykırı bulunması nedeniyle bozulmuştur; zira Anayasanın 38/6. maddesi ve Ceza Muhakemesi Kanununun ilgili hükümleri uyarınca hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı, dolayısıyla suçlamayı kabul etmeyen sanık hakkında bu tür delillere dayanarak mahkûmiyet kararı verilemeyeceği ve sanığın beraat etmesi gerektiği vurgulanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2020/2837 E. 2021/2730 K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM
: Mahkûmiyet, müsadereTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Dosya kapsamına göre sanık ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izninin de bulunmadığı, buna göre yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu ve ele geçen delillerin de hukuka aykırı delil niteliğinde olup, Anayasamızın 38/6. maddesinde yer alan "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez." hükmü ve yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 206/2-a bendi, 217/2. maddesi, 230/1. maddesinde de hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğini, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri karşısında, suçlamayı kabul etmeyen sanık hakkında hukuka aykırı şekilde elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilerek sanığın beraatı yerine yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.12.2025 tarihinde karar verildi.