Kamulaştırma bedelinin tespiti ve terkin davasında, fark bedelinin depo edilmemesi nedeniyle davanın reddi kararının bölge adliye mahkemesince resen düzeltilerek yeniden kabulü üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Davacı idarece açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak terkini davası, ilk derece mahkemesince defalarca kabul ve reddedilmiş, bu süreçte bölge adliye mahkemesince kararlar kaldırılarak dosyalar yeniden incelenmek üzere geri gönderilmiş; nihayetinde ilk derece mahkemesince fark bedelinin depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, ancak davacı idarenin istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince başvuruyu esastan reddetmekle birlikte kamu düzeni gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilmiş ve davanın kabulüne hükmedilmiştir. Davacı idare, bu son karardaki düzeltmeler ve kendi istinaf taleplerinin esastan reddedilmiş olması nedeniyle temyiz kanun yoluna başvurarak, dosya yüksek mahkemenin önüne gelmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/8966 E.  ,  2026/2594 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2025/54 Esas, 2025/997 Karar
KARAR
: Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2024/60 Esas, 2024/457 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddi ile kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı idare vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.02.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı idare vekili Avukat ... gelmiş, davalı vekili duruşmaya katılmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Çanakkale ili, ... ilçesi, ... ... Mahallesi 1 12... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davacı idare vekilinin beyan dilekçesinde fark bedeli depo etmeyeceğini belirttiği ve bedelin ilgili bankaya depo edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece kesin süre içerisinde depo edilmesi istenen bedelin önceki esas numarası olan 2021/384 Esas sayılı dosyasında idareye iadesine karar verildiğini, idarece karşı taraftan bu bedelin alınmadığını, bu sebeple bu fark bedelin depo edilmesinin mükerrer ödemeye sebep olacağından depo edilmediğini, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, objektif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, arta kalan kısım için değer düşüklüğü verilmesinin hatalı olduğunu, münavebe ürün hesaplamasının hatalı olduğunu, üretim giderlerinin brüt gelirin 1/3'ü oranında alınmasının hatalı olduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece kesin süre içerisinde depo edilmesi istenen 15.462,99 TL'nin mahkemenin önceki esas numarası olan 2021/384 Esas sayılı dosyasında idareye iadesine karar verildiği, her ne kadar idarece karşı taraftan bu bedelin alınmadığı beyan edilmiş ise de söz konusu mahkeme ilamı ile davacı idarece her an bankadan bedelin iade alınabileceği dikkate alındığında mahkemece 15.462,99 TL fark bedelin depo edilmesine ilişkin ara karar kurulmasında bir isabetsizlik olmadığı, verilen sürelerin usulüne uygun olduğu ve kesin süre içerisinde fark bedelin davacı idarece depo edilmediği, yargılamanın yaklaşık 7 yıl sürdüğü, davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde fark bedelin depo edilmesine muvafakatlerinin olmadığını beyan ettiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile resen yapılan inceleme neticesinde kaldırma kararından önce dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptaline dair terkin hükmü kurulmuş olduğu ve hükmün infaz edilmiş olma olasılığı gözetilerek, tapu kaydının iptali ile önceki maliki davalı adına tesciline karar verilmesi gerektiğinden ve davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen davacı idare tarafından, işbu dosyada depo edilen bedelin iadesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Yapılan incelemede; acele el koyma kararı ile dava konusu taşınmazın bedelinin 1020.737.66 TL olarak tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile kamulaştırma bedelinin 1.274.951.94 TL olarak belirlenmesi üzerine, acele el koyma kararının mahsubundan sonra oluşan 254.214.28 TL fark bedelin davacı idare tarafından bloke edildiği ve mahkemece bu fark bedelin üçer aylık vadeli hesapta bloke edilerek karar kesinleştiğinde davalı tarafa ödenmesine karar verildiği, taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilk kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince verilen ikinci kararda taşınmazın bedelinin 1.259.488.95 TL olarak tespit edildiği ve fark 238.751.29 TL bedelin davalı tarafa derhal ödenmesine karar verildiği, fazla ödenen 15.482.99 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair hüküm kurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin ikinci kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonrası ise bilirkişi raporunda taşınmazın bedelinin 1.476.253.10 TL olarak belirlenmesi üzerine davacı idare tarafından belirlenen 216.764.15 TL fark bedel yerine 201.301.16 TL bedelin bloke edildiği, bunun üzerine, 15.462.99 TL bedelin eksik bloke edildiği ve verilen kesin süre içerisinde bu kısmın bloke edilmemesi ve davacı idare vekilinin bu bölümün zaten bloke edilmiş olduğu gerekçesi ile mükerrer ödeme olacağını belirterek yeniden bloke etmeyeceğini beyan etmesi nedeni ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
4. Mahkemece verilen ilk karar ile belirlenen 254.214.28 TL fark bedelin davalı tarafa derhal ödenmesine yönelik hüküm kurulmayıp karar kesinleştiğinde ödenmesine dair hüküm kurulduğu, mahkemece verilen ikinci kararda ise fark 238.751.29 TL bedelin derhal ödenmesine ilişkin karar verildiği, sonuç itibari ile yargılamanın hiçbir aşamasında 15.482.99 TL'nin davalı tarafa ödenmesine ilişkin hüküm kurulmadığı hâlde, mahkemece verilen ikinci kararda bu bedelin davalı tarafa ödenmiş olduğu kabul edilerek bu bedelin davalı taraftan alınarak davacı idareye ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
5. Bu durumda her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davacı idarenin mahkeme kararı ile her an bankadan bedeli iade alabileceği kabul edilmiş ise de İlk Derece Mahkemesince fark bedelin çekilmemiş olması halinde idare tarafından bankadan alınmasına ilişkin bir karar verilmediği, yalnızca davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği, ancak bedelin davalıya da ödenmesine karar verilmediği gözetildiğinde davacı idare tarafından bloke edilen 15.482.99 TL'nin davalı tarafa ödenip ödenmediği, ödenmiş ise ne kadarlık kısmın ödendiği ve iş bu dosya nedeni ile bloke edilip davalı tarafa ödenmeyen kısım bulunup bulunmadığı ilgili bankadan ve taraflardan sorularak, şayet bu bölümün davalı tarafça bankadan çekilmemiş ve halen bankada blokeli olduğu anlaşılır ise yargılama sırasında bu kısmın davalı tarafa derhal ödenmesine ilişkin hüküm kurulmadığı gözetilerek işin esasına girilerek inceleme yapılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacı idare kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı idareye ödenmesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.