Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde Marka Tescil Başvurusu Reddine Karşı YIDK Kararı İptali Davası
Özet: Dava, davacının "..." ibareli marka başvurusunun 07 ve 12. sınıflar için davalı "..." markalarına benzerlik iddiasıyla reddeden YİDK kararının iptali istemini içermektedir; davacı, markaların görsel, işitsel, kavramsal farklılıklarını, bütüncül algılanması gerektiğini, faaliyet alanlarının ayrılığını ve davalının kötü niyetli davrandığını ileri sürerken, davalı, "..." ibaresinin ortak esaslı ve ayırt edici unsur olması nedeniyle karıştırılma ihtimalini, tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerin benzerliğini ve sektör farkının hukuki önemi olmadığını savunarak ret kararının hukuka uygunluğunu belirtmektedir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/277 Esas - 2026/62
T.C.ANKARA2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİKARAR TÜRK MİLLETİ ADINAEsas No
: 2025/277Karar No
: 2026/62....Dava
: Marka İle İlgili YİDK Kararının İptaliDava Tarihi
: 04/07/2025Karar Tarihi
: 05/02/2026Gerekçeli KararınYazıldığı Tarih
: 13/02/2026Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dilekçelerinde özetle; davacının.... ibaresini ihtiva eden .... sayılı markanın 07, 12, 35, 36, 39 ve 42. sınıflarda tescili amacıyla davalı .... nezdinde bir başvuru dosyalandığını, başvurunun yayınına davalı firma tarafından, ...” ibareli markalara dayanılarak itiraz edildiğini, itiraz sürecinde davacı firma tarafından kullanım ispatı talep edilmesine rağmen .... tarafından başvurunun 07 ve 12. sınıflar bakımından kısmen reddedildiğini ve bu karara karşı yapılan itirazın da .... tarafından 30.04.2025 tarihli ve.... sayılı kararla reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira redde mesnet alınan davalı markaları ile davacı firmanın markasının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olmadığını, yalnızca ....” ibareleri üzerinden yapılan parçacı bir benzerlik değerlendirmesinin marka hukukunun bütüncül değerlendirme ilkesine aykırı olduğunu, davacı markasının esas ve baskın unsurunun “....” değil “... ...” ibaresinin bütünü olduğunu ve ortalama tüketicinin markayı bu bütünlük içinde algılayacağını, davalı markalarında “...” ibaresinin baskın unsur olmasına karşın davacı markasında tali unsur konumunda bulunduğunu, markaların yazım biçimi, renkleri, puntoları ve genel kompozisyonları itibariyle de açıkça farklılaştığını, ayrıca davacı firmanın yatçılık sektöründe faaliyet gösteren, sektörde bilinirliği ve uzun yıllara dayanan fiili kullanımı bulunan bir firma olduğunu, davalı firmanın ise küçük ev aletleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, tarafların faaliyet alanları, hedef kitleleri, satış kanalları ve tüketici profillerinin tamamen farklı olması nedeniyle markalar arasında karıştırılma veya ilişkilendirme ihtimalinin bulunmadığını, davalı firmanın özellikle 12. sınıfta fiili bir kullanımının olmamasına rağmen kötü niyetli biçimde sınıf kapatma amacıyla başvurular yaptığını ve bu suretle hakkın kötüye kullanıldığını, davacı markasının 35. sınıfta tescilli olmasının da üretim ve satış faaliyetleriyle bağlantılı olarak 07 ve 12. sınıflarda korunmasını gerektirdiğini, tüm bu hususlar gözetilmeksizin verilen ....sayılı kararının iptaline, marka başvurusunun 07 ve 12. sınıflar bakımından tescilinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı ....” ibaresini ortak ayırt edici unsur olarak içerdiğini ve bu nedenle markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzerlik bulunduğunu, ayrıca reddedilen emtialar yönünden taraf markalarının aynı veya benzer mal ve hizmetleri kapsaması sebebiyle ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ve ilişkilendirme ihtimalinin bulunduğunu, bu nedenle SMK’nın 6/1 maddesi uyarınca tesis edilen kısmi ret kararının hukuka uygun olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı şirket vekili cevaplarında özetle; davalı firmanın yaklaşık 40 yıldır küçük ev aletleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, faaliyetlerine başladığı tarihten bu yana “.....markasını kullandığını, bu markayı ilk kez 26.02.1997 tarihinde ..... sayısı ile tescil edildiğini, güncel durumda davalı firma adına .... nezdinde “...” esas unsurlu tescilli ve başvuru aşamasında toplam 101 adet marka bulunduğunu, “...” ibaresinin davalı firmaya ait markaların esaslı ve ayırt edici unsuru olduğunu, davaya konu uyuşmazlığın .... sayılı “...” ibareli kelime ve şekil markasının 07 ve 12. sınıflar bakımından SMK m. 6/1 uyarınca reddine ilişkin ....ibaresi ile şekil unsurunun ayırt edici nitelikte olmadığını ve markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırmadığını, ortalama tüketicinin markayı algılarken tali unsurları değil ayırt edici niteliği yüksek olan “...” ibaresini esas alacağını, bu nedenle taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimalinin açıkça bulunduğunu, davaya konu markanın başvuru kapsamında yer alan 07 ve 12. sınıflardaki malların davalı firmaya ait “...” markalarının tescilli olduğu mallarla aynı olduğunu, SMK m. 6/1 kapsamında değerlendirme yapılırken tarafların fiili faaliyet alanlarının değil markaların kapsadığı mal ve hizmetlerin esas alınması gerektiğini, bu nedenle davacının farklı sektörlerde faaliyet gösterildiği yönündeki iddialarının hukuki önem taşımadığını, “...” markasının Türkiye genelinde tanınmış bir marka olduğunu, bu hususun hem .... kararları hem de Yargı kararları ile sabit bulunduğunu, davacının gerçek hak sahipliği ve kullanım yoluyla ayırt edicilik iddialarının somut dava konusu ile ilgisiz olduğunu ve marka başvurusuna itiraz bakımından bir savunma aracı olarak ileri sürülemeyeceğini ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.GEREKÇE
:Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı, karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı, .... kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davacının .... sayılı "... ..." ibareli marka başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır.Davaya konu .... sayılı "... ..." ibareli marka için davacı tarafından 23/11/2022 tarihinde 07, 12, 35, 36, 39 ve 42.Sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulduğu, başvurunun ilanına karar verildiği, ilana karşı davalının.... sayılı markalarına dayanarak itirazda bulunduğu, davacının, davalının itiraza mesnet ..... sayılı markalarının 07. ve 12. Sınıflara giren “Kara taşıtları için olanlar hariç motorlar, elektrikli motorlar, bunların parçaları ve tertibatları: hidrolik, pnömatik kontroller, kara taşıtları için olanlar hariç frenler, balatalar, krank milleri, dişliler, silindirler, pistonlar, türbinler, filtreler” ve “Deniz taşıtları ve parçaları (motorları hariç)” bakımından kullanım ispatını talep ettiği, itirazı inceleyen ....’nın, kullanım ispatı talep edilen itiraz gerekçesi markaların, kullanım ispatına konu mallar ve hizmetler bakımından fiili kullanımının ispatlanamadığı sonucuna vardığı, bu esnada bazı markaların hükümden düşmüş olması veya tescil kapsamlarının farklılığı gibi nedenlerle değerlendirme dışı bırakıldığının belirttiği, yine de 18.03.2024 tarihli ve .... sayılı karar ile itirazın SMK m. 6/1 hükmü ve .... sayılı markalar yönünden haklı bulunarak davacının marka başvurusunun 07 ve 12.Sınıflara giren emtialar yönünden kısmen reddine karar verildiği, bu karara karşı davacının itirazda bulunduğu, T... sayılı kararı ile itirazın reddine nihai olarak karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Toplanan delillere, bilirkişi raporunun aksine ve tüm dosya kapsamına göre;Davacının kullanmama def’inin dinlenebilmesi için, SMK m. 19/2 hükmüne göre, davacının kullanmama def’ine muhatap.... sayılı markaların dava konusu edilen markanın başvuru/rüçhan tarihinden en az 5 yıl süreyle tescilli olmaları gerekir. Davalının bu markalarının tescil tarihlerinin, dava konusu edilen markanın başvuru tarihi olan 23.11.2022 tarihinden geriye dönük beş yıl hesaplandığında ulaşılan 08.10.2016 tarihinden önce olduğu anlaşılmış olup, davalının bu markasının davacının kullanım ispatı talebine muhatap olabileceği değerlendirilmiştir.Somut olayda, değerlendirilmesi gereken hususlar, davalının .... tarihleri aralığında ve Tescillerine uygun olarak kullandıklarının, marka işlem dosyası kapsamında ispat edilip edilemediği noktalarında toplanmaktadır.Davalının marka işlem dosyasına sunduğu 2018-2023 tarihli faturalardan, davalının “...”lu markalarını, “küçük ev aletleri”nde emtialarında, gerekli tarih aralığında, tescillerine uygun olarak, yoğun ve ciddi bir biçimde kullanıldığının yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil ile ispat edilebildiği değerlendirildiğinden, ancak bu emtialar, kullanmama def’ine konu olan 07 ve 12. Sınıflara giren emtialar arasında yer almadığından, somut uyuşmazlıkta, .... kararının iptali talepli dava özelinde, davalının .... sayılı markalarının, tescilli oldukları takdirde, 07. ve 12. Sınıflara giren “Kara taşıtları için olanlar hariç motorlar, elektrikli motorlar, bunların parçaları ve tertibatları: hidrolik, pnömatik kontroller, kara taşıtları için olanlar hariç frenler, balatalar, krank milleri, dişliler, silindirler, pistonlar, türbinler, filtreler” ve “Deniz taşıtları ve parçaları (motorları hariç)” emtiaları bakımından SMK m. 6/1 hükmüne esas korumadan yararlanamayacağı kanaatine varılmıştır.Davacının markasının kısmen reddedildiği 07. Sınıfa giren emtiaların tamamı, davalının, davacının kullanım ispatı talebine muhatap olmayan.....sayılı markalarının kapsamına giren 12. Sınıftaki emtialar, davacının markasının kısmen reddedildiği, 12. Sınıfa giren emtialar ile birbirlerini tamamlayıcı niteliği haizdirler, kullanım amaçları ve işlevleri benzerdir, hedeflenen tüketici profilleri benzerdir, aynı yerlerde satışa sunulurlar, benzer ihtiyaçları giderirler, hedeflenen tüketici profilleri aynıdır, aynı yerlerde satışa sunulurlar ve birbirlerini tamamlayıcı niteliği haizdirler.Dolayısıyla taraf markaları arasında bilirkişi raporunun aksine mal hizmet benzerliği olduğu kanaatine varılmıştır.Davalının markaları, “o” harfi etrafı çevrilerek karakterize edilmiş halde, siyah ve kalın harflerle ve büyük puntolarla yazılmış “...” ibaresinin, daha düşük puntolarla yazılmış ve büyük kısmı Türkçe’de veya İngilizce’de yerleşik bir anlamı olan kelimelerle bir arada kullanıldığı, kelime markası hüviyet ağır basan işaretlerdir, davalının ... görselli markasında da “...” ibaresi tek unsur olarak kullanılmıştır. Davalının bu markalarının tertip tarzları itibariyle esas unsurlarının “...” ibaresi olduğu ve davalının “...” ibareli seri markalar yaratmış olduğu değerlendirilmiştir.Davacının markası ise; renk, şekil ve kelime unsurlarının bir arada kullanıldığı karma bir markadır; işarette, siyah renkli bir zemin üzerine mavi/beyaz renkli, basit bir yat figürü konuşlandırılmış ve altına da, büyük puntolu, kalın ve beyaz renkli halde “...” harfleri konuşlandırılmış ve en alta da, düşük puntolu mavi renkli harflerle, sadece baş harfleri büyük olacak şekilde “...” kelime öbeği yazıldığı, “...” harflerinin “...” ibaresinin kısaltması olduğu; işarette kullanılmış olan basit yat figürünün, işaretin markasal hüviyette ayırt ediciliğine katkısının, kelime unsurundan daha düşük olduğu değerlendirilmiştir, zira; böyle, basit şekil unsuru yanında baskın kelime unsurları ihtiva eden markalarda “söz görünümden daha yüksek sesle konuşur” ve potansiyel müşteriler, bu tür karma markalarda kelime unsuruna diğer unsurlara göre daha fazla önem vereceklerdir. Her ne kadar “...” kelime öbeğinin, işaretin en alt kısmına, düşük puntolarla yazılmış olsa da, işaretin orta kısmına, büyük puntolu kalın harflerle, siyah zemin ile tezat oluşturacak şekilde beyaz renkte yazılmış olan “...” harflerine nispeten, görsel açıdan geri planda kalsa da, ... harflerinin “...” kelime öbeğinin kısaltması olduğu ve ayırt edicilik vasfının bulunmadığı, davacının markasında esas unsurun “...” ibaresinin olduğu, ... ve ....ibarelerinin somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı; zira; benzer bulunan taraf ibarenin başlangıcındakiler hariç beş harfi, dizinleri de dahil olacak şekilde aynı olduğu; davacının markasında “...” ibaresinin görsel açıdan geri planda kalmadığı, her ne kadar ortalama bir tüketici, dilbilgisi kurallarından kaynaklı olarak markaların başlangıç seslerini oluşturan ibarelere normal şartlarda daha fazla dikkat etmekte, yani tüketiciler markaların başlangıçlarında yer alan ilk unsurlara, soldan sağa okuma alışkanlığı nedeniyle, daha fazla odaklansa da, markalardaki ..... ibarelerindeki beş harfin aynı olması ve kavramsal olarak anlamlarının da (hayal/hayalet/uydurma/hayal ürünü/hortlak) aynı olmasından kaynaklı markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal anlamda büyük benzerlik bulunduğu; ... ibaresinin markanın esaslı unsuru olup bu kelimenin işitsel olarak davalının ... markasıyla son beş harfinin aynı olduğu, İngilizce bir kelime olan ..., başındaki PH harflerinin F şeklinde telaffuzu ile ... olarak okunduğu, davacı markasının davaya konu markada işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu, markalardaki diğer unsurların tali nitelikte olduğu dikkate alındığında markalar arasında karıştırılma ihtimalini ortadan kaldıracak nitelikte bir farklılığın bulunmadığı; zira, markadaki ... harflerinin, ... ibarelerinin kısaltması olup ortalama tüketicinin bu markayı gördüğünde, ayırt ediciliği bulunmayan ... harflerini değil ayırt edici niteliği yüksek olan ... ibaresini aklında tutacağı; markadaki şekil unsurunun ayırt ediciliği bulunmasa da 2021 tarihli Marka İnceleme Kılavuzu’nda (s. 514) da belirtildiği üzere “Kelime ve şekillerin birlikte kullanıldığı markalarda ayırt edici niteliği haiz kelimelerin tüketiciler tarafından daha kolay hatırlanan ve zihinde kalan unsurlar olduğu kabul edilir.”, dolayısıyla, başvuruya konu markayı gören ortalama tüketicinin markanın asli unsuru olan ... ibaresini aklında tutacağı, bu markayı gören bir tüketicinin “...” ibaresini diğer unsurlardan, bilhassa da “...” harflerinden öncelikli olarak algılayacağı, çünkü ... harflerinin ... ibarelerinin kısaltması olduğu, görsel açıdan ortaya çıkan bu benzerlik, duysal/fonetik açıdan da aynı sonucu verdiği, taraf markaların okunuşları, kulakta bıraktıkları tınıların da aynı olduğu, kavramsal açıdan da; davacının markasında geçen “...” ibaresi, İngilizce’de “hayalet” anlamına geldiği, netice itibariyle de, bilirkişi raporunun aksine taraf markalarının görsel, fonetik ve kavramsal açılardan benzer olduğu değerlendirilmiştir.Dava konusu edilen markanın kısmen reddedildiği 07 ve 12. Sınıflara giren emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin bilinç/dikkat/özen seviyesine bakıldığında, bunların tüketicinin gündelik (her anının, rutininin) ihtiyaçlarını karşılamadığı, sık satın alınan emtialar olmadığı, hatta bir kısmının, tüketiciler tarafından profesyonel işleri kapsamında satın alındığı fiili gerçekleri gözetildiğinde, tüketicilerin bu emtiaları satın aldığı anda seçicilik/bilinç/dikkat/algı/özen seviyelerinin düşük olmadığı değerlendirilmiştir. Bu tüketiciler, söz konusu emtiaları satın alma kararını verdikleri süreçte daha uzun vakit geçirmekte, muhtelif bilgi kaynaklarından bilgi sağlayarak/makul süreli bir araştırma yaparak yanlış/eksik/kalitesiz ürün alma riskini azaltmaya çalışmakta, yani bir süre düşünüp değerlendirerek daha çok zahmete ve gayrete katlanarak satın alma kararını vermektedir.Davacının markasının kısmen reddedildiği 07. Sınıfa giren emtiaların tamamı, davalının, davacının kullanım ispatı talebine muhatap olmayan.... sayılı markalarının kapsamına giren 12. Sınıftaki emtialar, davacının markasının kısmen reddedildiği, 12. Sınıfa giren emtiaların tamamı yönünden birbirlerini tamamlayıcı niteliği haizdirler, kullanım amaçları ve işlevleri benzerdir, hedeflenen tüketici profilleri benzerdir, aynı yerlerde satışa sunulurlar, benzer ihtiyaçları giderirler, hedeflenen tüketici profilleri aynıdır, aynı yerlerde satışa sunulurlar ve birbirlerini tamamlayıcı niteliği haizdirler.Neticede; davacının markasının kısmen reddedildiği emtialar yönünden somut uyuşmazlıkta emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleşmiş olduğu,Karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkışında mal ve hizmetler arasındaki daha az bir benzerliğin markalar arasındaki daha yüksek bir benzerlik düzeyi ile dengelenebileceği kabul edilmektedir. Somut olayda; davalının seri markalarının esas unsuru olan “....” ibaresinin son kısmındaki harfleri ihtiva eden ....” ibaresinin, davacının markasında tali bir unsur olarak kullanılmadığı, dolayısıyla, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu; ayrıca; davacının markasının kısmen reddedildiği emtialar yönünden somut uyuşmazlıkta emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, bu emtiaların hitap ettiği alıcı/tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesi de her ne kadar düşük olmasa da, ortalama tüketicilerin bu markalar altında sunulan emtiaların aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma/yanılma ihtimalinin bulunduğu, tüketicilerin iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamayacakları, her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğu düşüncesine kapılabileceği değerlendirilmiş olup, netice itibariyle de; taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik bulunduğu, ve ayrıca somut olayda emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği anlaşıldığından, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varılmıştır.Neticede, bilirkişi raporunun aksine, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından;Marka işlem dosyası kapsamında, davalının .... sayılı markalarının, kullanmama def’ine konu 07 ve 12. Sınıflara giren; “Kara taşıtları için olanlar hariç motorlar, elektrikli motorlar, bunların parçaları ve tertibatları: hidrolik, pnömatik kontroller, kara taşıtları için olanlar hariç frenler, balatalar, krank milleri, dişliler, silindirler, pistonlar, türbinler, filtreler” ve “Deniz taşıtları ve parçaları (motorları hariç)” emtialarında ciddi bir biçimde kullanıldığının yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil ile ispat edilemediği, dolayısıyla davalının bu markalarına dayalı olarak, bu emtialar özelinde, SMK m. 6/1 hükmü kapsamında bir koruma talep edemeyeceği, taraf markaların/işaretlerin görsel, işitsel, kavramsal açılardan benzer olduğu, davacının markasının kapsamına alınmak istenilen/markanın kısmen reddedildiği emtialardan, 07. Sınıfa girenlerin tamamı ve 12. Sınıfa giren mal ve hizmetlerin tamamı açısından, davacının marka işlem dosyasına sunduğu kullanım ispatı talebine muhatap olmayan davalı markaları göz önüne alındığında, davalının muhtelif markaları özelinde, emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, her ne kadar davacının markasının kısmen reddedildiği emtiaların hitap ettiği ortalama alıcı kitlesinin bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyelerinin düşük olmadığı değerlendirilse de, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunduğu, ... kararının yerinde olduğu ve iptali şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
:Davanın Reddine,Alınması gereken 732,00.-TL harçtan, peşin alınan 615,40.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 116,60.-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,Davalı kurum ve davalı şirket kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.05/02/2026Kâtip Hâkim .....✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır