Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunda, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açmaksızın verilen beraat kararının usul yönünden bozulması.
Özet: Yargıtay, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan ilk derece mahkemesince mahkum edilen sanıklar hakkında bölge adliye mahkemesinin, istinaf başvurusu üzerine duruşma açmaksızın mevcut delilleri yeniden değerlendirerek ve ilk derece mahkemesinin kararından farklı olarak beraat kararı vermesini hukuka aykırı bularak, bu türden bir değerlendirmenin duruşma açılarak yapılması gerektiğini ve sanıkların eyleminin görevi ihmal suçunu oluşturup oluşturmayacağının da tartışılması gerektiğini belirterek bölge adliye mahkemesinin beraat kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: 2018/4698 E. 2018/4973 KSUÇ
: Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliğiHÜKÜMLER
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaŞikâyetçi vekilinin temyiz isteği yönünden; şikâyetçinin sanıklara yüklenen suçtan doğrudan zarar görmediği, kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı ve usulsüz olarak verilen katılma kararının hükümleri temyiz etme yetkisi vermeyeceği,Sanıklar ... ve ... müdafinin temyiz isteği yönünden;sanıklar müdafiinin yokluğunda verilip 01.11.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde belirlenen iki haftalık kanunî süre geçtikten sonra 20.11.2018 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu,Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yönünden; hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,Yapılan ön incelemede tespit edilmekle gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1.İstanbul 18.Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2018 tarihli ve 2017/137 Esas, 2018/231 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 204/2, 62... maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 17.10.2018 tarihli ve 2018/4698 Esas, 2018/4973 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kurulan hükme yönelik sanık ... müdafii ile sanıklar ..., ... ve ... 'ın istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde; sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin kaldırılmasına ve sanıkların suç işleme kastlarının bulunmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİA.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine ve başkaları tarafından yanıltılmış olma ihtimalinde dahi eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un TCK 257/1-2 maddede düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna ilişkindir.B.Şikâyetçi vekilinin temyiz isteği; sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerinin tanık beyanı ile sabit olduğuna ve beraatlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.C.Sanıklar ... ve ... müdafinin temyiz isteği; hükümlerin vekâlet ücreti yönünden düzeltilmesi talebine ilişkindir.III. GEREKÇEA.Şikâyetçi Vekilinin Temyiz İsteği YönündenÖn inceleme bölümünün birinci paragrafında açıklanan nedenlerle şikâyetçi vekilinin hükümleri temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığından temyiz isteminin sıfat yönünden reddine karar verilmiştir.B.Sanıklar ... ve ... Müdafinin Temyiz İsteği YönündenÖn inceleme bölümünün ikinci paragrafında açıklanan nedenlerle sanıklar müdafinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir.C.Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönündenİlk derece Mahkemesince sanıklar hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanıkların beraatine karar verilmesi ve sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257/2 maddesinde düzenlenen görevi ihmal suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARA. Suçtan Zarar Gören Vekili ve Sanıklar ... ve ... Müdafinin Temyiz İstekleri YönündenGerekçe bölümünüm (A) ve (B) bendinde açıklanan nedenle şikayetçi vekili ve sanıklar ... ve ... müdafinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,B.Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği YönündenGerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 17.10.2018 tarihli ve 2018/4698 Esas, 2018/4973 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,11.06.2026 tarihinde karar verildi.