İş kazası sonucu sürekli iş göremezlik tazminatı davasında kusur oranının tespiti ve usuli kazanılmış haklar gözetilerek ıslah taleplerinin değerlendirilmesi hakkında Yargıtay bozma kararı sonrası verilen yeni hüküm.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının iş kazası nedeniyle uğradığı zararların tazmini talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin başlangıçta kısmen kabul ettiği kararın, kusur oranının tespiti için bilirkişi raporu alınmaması ve davacının ıslah taleplerinin hatalı değerlendirilmesi nedenleriyle Yüksek Mahkeme tarafından bozulması üzerine, bozma kararına uygun olarak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davacıya yüksek bir sürekli iş göremezlik tazminatı ödenmesine karar verilmesiyle neticelenen yargı sürecini özetlemektedir.
10. Hukuk Dairesi         2025/16602 E.  ,  2026/5702 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI
: 2025/60 E., 2025/332 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 13.10.2016 tarihinde davalı şirkete ait iş yerinde çalışırken iş kazası geçirerek ağır bir şekilde yaralandığını, kazanın oluşumunda müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 500 TL sürekli iş göremezlik,10 TL geçici iş göremezlik, 10 TL bakıcı giderinden oluşan maddi tazminatın kaza tarihinden faizi ile tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında 12.07.2021 tarihli dilekçesi ile 500 TL olarak istediği sürekli iş göremezlikten doğan maddi tazminat istemini 326.692,08 TL olarak arttırmış ve 14.2.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 617.777,80 TL talep ettiğini bildirmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davacının mesai arkadaşı ...'nun, kendi görevi olmaksızın iş yerine ait forktift aracının anahtarını kimseye bildirim yapmadan alarak forktifi geri geri sürer iken arkada duran davacıya dikkatsizliği nedeni ile çarpması sonucu kazanın gerçekleştiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli 2018/70 E., 2022/103 K.
tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulüne, " 216.222,23 TL net maddi tazminatın, iş kazası tarihi olan 13.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 31.01.2023 tarihli 2022/671 E., 2023/183 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 2023/7011 E. 2024/10006 K. sayılı kararı ile özetle; kusur oranı konusunda bilirkişilerce bir belirleme yapılmadığı, hakim tarafından kendiliğinden kusur belirlemesi yapılmış ise de öncelikle teknik bilirkişilerden kusur oranı konusunda rapor alınması gerektiği, bilirkişi raporunda sadece etkisi üzerinde durularak, ayrıca hukuki olduğu gerekçesi ile kusur oranı belirlenmeden karar verilmesinin istikrarlı içtihatlara aykırı olduğu, iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak bilirkişi heyetine tarafların olayın meydana gelmesindeki kusur oranını belirlettirmek, taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek karar vermek gerektiği, öte yandan, 02.07.2021 tarihli hesap raporunun davacı vekiline tebliği üzerine davacı vekilinin 09.07.2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde rapordaki meblağın düşük olduğunu belirterek maddi tazminata ilişkin hesap raporuna itiraz ettiğini açıkça beyan ettiği, sonrasında 12.07.2021 tarihli dilekçe ile talebini 326.692.08 TL olarak arttırdığı, 10.02.2022 tarihli ek raporda, hesap raporuna esas alınan diğer unsurlar değişmeksizin bilinen dönem sonu 31.12.2022 olarak dikkate alınarak maddi zararın 617.777,80 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilinin bu aşamada 14.02.2022 tarihli dilekçe ile bu tutar üzerinden talebini ıslah ettiği, İlk Derece Mahkemesince ikinci dilekçenin iddianın genişletilmesi yasağı nedeniyle kabul edilmediğinin belirtildiği, aksine gerekçelere rağmen ve dosya safahatı gözetildiğinde arttırım ve ıslaha ilişkin talepler dikkate alındığında ilk talebin arttırım, ikinci talebin ıslah olduğunun kabulü ile davacının ıslah talebinin dikkate alınması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; dosyadan alınan, 14.05.2025 tarihli hesap raporunda, davacının olay sonrası hesaplanan maddi zararının, SGK tarafından rücu edilebilir kurum zararının 76.456,17 TL olduğu ve davacı ve davalının kusuru da tenzil edilerek 504.526,61 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, " 504.526,61 TL kalıcı iş görmezlik tazminatının kaza tarihi olan 13.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri alacağı taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar dosyada bir ıslah bir arttırım talebi var ise de bozma sonrası yeniden yargılama ve tahkikat yapıldığından ve yeni güncel hesaplamalar ortaya çıktığından tarafına tekrar bir talep arttırım tekrar süre verilmesi gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
Davalı ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, önceki ilama dayalı takip ile davacıya ödeme yapıldığını, dava konusu kazanın oluş şekline göre davalı şirkete kusur izafe edilemeyeceği, kazanın tamamen davacı işçinin dikkatsizliği ve basiretsizliği sonucunda meydana geldiği, bakiye ömür süresinin doğru belirlenmediği, davaya konu olay sonrası hastane masrafları ve sair giderlerin tamamının müvekkili şirket tarafından karşılandığını, çelişen maluliyet raporlarından yola çıkılarak maluliyet zararı hesaplanmasına itiraz ettiğini, ücret tespiti ve hesaplamasını da kabul etmediğini, asgari ücretin esas alınması gerektiğini, aktif ve pasif döneme ilişkin tespitler ve tabloların hatalı olduğunu, peşin sermaye ödemelerinin dikkate alınmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflara arasındaki uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.