Yargıtay, kamulaştırmasız el atma ve ecrimisil davasında, temyiz kesinlik sınırı ile istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkının bulunmadığına karar verdi.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ve ecrimisil talepli davada, ilk derece mahkemesinin kabul kararı sonrası, davalı idarenin istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş; temyiz incelemesinde ise davalı idarenin temyiz dilekçesi, hükmedilen bedelin her paydaş için yasal kesinlik sınırının altında kalması sebebiyle reddedilirken, ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen ve aleyhine yeni bir hüküm kurulmayan davacının temyiz başvurusu da temyiz hakkı bulunmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/6693 E.  ,  2026/2578 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2022/1712 Esas, 2025/557 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2019/349 Esas, 2021/530 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare ve davacı ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda,
1. Davalı idare vekilinin temyiz sebepleri ile ilgili olarak yapılan incelemede;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 544.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.
Mahkemece hüküm altına alınan tazminat ve ecrimisil bedellerinin ayrı ayrı olmak üzere Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla her paydaş için kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı idare vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davacının aleyhine bir hüküm de kurulmadığına göre Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
2. Davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.