İş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan işçinin maddi ve manevi tazminat talebinin asıl ve alt işveren sorumluluğu kapsamında temyiz incelemesi.
Özet: Bu dava, 2010 yılında geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının, iki davalı şirketten maddi ve manevi tazminat talebini konu edinmekte olup, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu, kazada davalıların %40ar ve davacının %20 oranında kusurlu olduğu tespitleriyle davacıya tazminat ödenmesine karar vermişken, davalı şirketler bu kararı, aralarında iş ilişkisi veya sorumluluk bulunmadığı, kusurları olmadığı, bilirkişi raporlarının ve tazminat hesaplamalarının hatalı olduğu ve kazanın tamamen davacının kendi kusurundan kaynaklandığı gerekçeleriyle temyiz etmişlerdir.
10. Hukuk Dairesi         2025/14232 E.  ,  2026/5699 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi

SAYISI
: 2023/311 E., 2025/1317 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 6. İş Mahkemesi
SAYISI
: 2018/533 E., 2022/333 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 09.08.2010 tarihli iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ....A.Ş. vekili, davacı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir iş ilişkisinin bulunmadığını, talep edilen tazminatlardan diğer davalının sorumlu olacağını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ... Ltd. Şti. vekili, kazanın meydana gelmesine davacının sebebiyet verdiğini, müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, taleple bağlı kalınarak 148.540,50 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 09.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına,
2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla manevi tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davacının, davalı ... şirketinin sigortalısı olarak, diğer davalı işverenliğe ait işyerinde makine bakımcısı olarak çalışmakta iken, 09.08.2010 tarihinde geri dönüşüm beton ayrıştırma makinesinin içine girerek bakım işini yaptığı sırada makinenin aniden çalışması nedeniyle sol ayağını makinenin helezonuna kaptırması şeklinde gerçekleşen iş kazasına maruz kaldığı , davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulduğu, davalı ... şirketinin asıl işveren, diğer davalı şirketin ise alt işveren sıfatı ile davacının iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteklerinden sorumlu olacakları, kusur durumunun tespiti için iş güvenliği uzmanı 3'lü bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda olayın önlenebilir bir kaza olduğu ve kaçınılmazlık faktörü bulunmadığı belirtilerek kazanın oluşumunda davalı asıl işveren ... şirketin %40, davalı ... şirketinin %40 ve davacı kazalının ise %20 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği, kusur bilirkişisi raporunun dosya kapsamına uygun ve gerekçeli olduğu, davacının meslekte kazanma gücünden kayıp oranının %9,2 olduğu, hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunun dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, olayın gelişim şekli, olay tarihi, tarafların kusur durumu nazara alındığında İlk Derece Mahkemesince hükmedilen manevi tazminatın dosya kapsamına uygun düştüğü gerekçesiyle davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Çimento San. ve Tic. AŞ. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının iş kazasını geçirdiği tarihte diğer davalının çalışanı olduğunu, müvekkili şirket ile iş ilişkisi de dahil olmak üzere hiçbir hukuki ilişkisinin bulunmadığını, davanın müvekkili yönünden husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, müvekkili şirketin kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun bulunmadığını, davacının meslekte kazanma gücünden kayıp oranının hiçbir kuşkuya yer verilmeksizin saptanması gerektiğini, manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını, tazminat hesabının hatalı yapıldığını, davacının kazadan sonra çalışmaya devam ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... Beton San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının geri dönüşüm ünitesine bakım için şalteri indirmeden girmesi sebebiyle kazanın meydana geldiğini, iş kazasının tamamen davacının kusuru ile gerçekleştiğini, davacıya tesis bakımı ve iş güvenliği eğitimlerinin düzenli olarak verildiğini, müvekkiline kazadan dolayı kusur atfedilemeyeceğini, istirahatli olduğu dönem için tam maaş ödendiğini, kusur raporundaki kusur oranlarını kabul etmediklerini, davacının maluliyetinin %9,2 oranında olduğunu, bu sebeple pasif dönem hesabının yapılamayacağını, davacının kazadan sonra da çalışmaya devam ettiğini, iş gücü kaybı bulunmadığını ileri sürerek temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
A)Davalı ... Çimento San. ve Tic. A.Ş. vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un EK-1. maddesinin ikinci fıkrası "200. ve 201. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341., 362. ve 369. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 47.530,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
B) Davalılar vekillerinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı ... Çimento San. Tic. A.Ş. vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
Davalılar vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.