İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazasından kaynaklanan tazminat davasında tarafların sulh ile feragat etmesi üzerine davanın reddine karar verilmesi.
Özet: Bir trafik kazasında yolcu olarak yaralanan davacının, kusurlu araç sürücüsünün sigorta şirketi olan davalıdan sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderleri gibi maddi tazminatlar talep ettiği davada, tarafların yargılama aşamasında sulh protokolü ile anlaştıkları ve birbirlerinden yargılama gideri ile vekalet ücreti talep etmedikleri beyanı üzerine, davacının tüm maddi tazminat taleplerinden feragat etmesi nedeniyle mahkeme, davanın feragat sebebiyle reddine karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2025/71 Esas
KARAR NO
: 2026/801
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: 28/01/2025
KARAR TARİHİ
: 18/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; 29/11/2024 tarihinde sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin sivas sokak ayrımına gelip duraklama haline geçtiği esnada ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması neticesinde çift taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza esnasında müvekkilinin yolcu konumunda olduğunu, kaza tespit tutanağı ile ... plakalı araç sürücüsü ...'nun 2918 sayılı KTK'nın 53/1-B-4 maddesi hükmünce kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza sonrasında müvekkilinin sol tibia 1/2 distal parçalı kırık+fibula üst uç kırığı meydana geldiğini, kaza nedeniyle ... Polis Merkezi Amirliği'nin 2024/... numarası ile tahkikat başlatıldığını, kazaya neden olan ... plakalı aracın davalı nezdinde sigortalı bulunduğunu, bu nedenle taraflarınca başvuru yapıldığını ancak tazminat taleplerinin reddedildiğini iddia ederek; davanın kabulünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL daimi maluliyet tazminatı, 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00-TL geçici bakıcı gideri, 100,00-TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 400,00-TL tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacının kanunda belirtilen evraklarla taraflarına başvuruda bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak; müvekkilinin sorumluluğunun poliçede yazılı limitler ile sınırlı olduğunu ve bu miktarın 1.800.000,00-TL olduğunu, ayrıca müvekkilinin yalnızca gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, davacının kaza anında emekli olduğunun SGK hizmet dökümünden anlaşılmıştır, bu nedenle kazanç kaybında değişiklik de olamayacağını, son olarak kabul anlamına gelmemekle motosiklet sürücüsü ve davacının kaza anında kask takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini iddia ederek; davanın reddini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Yargılama devam ederken davacı vekilinin 14/09/2026 tarihli dilekçesi ile, sigorta şirketinin; ödemeyi takiben davadan tüm maddi tazminat talebinden (sürekli iş görmezlik, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderine ilişkin tazminat talebinden) feragat sebebi ile doğacak karşı avukatlık ücretinden feragat ettiğini sulh protokolü ile peşinen kabul etmesi nedeniyle davadan feragat ettiklerini ve dosya kapsamında hiçbir hak ve alacak taleplerinin bulunmadığını bildirdiği anlaşılmıştır.
Yine yargılama devam ederken davalı vekilinin 14/09/2026 tarihli dilekçesi ile; tarafların sulh olduklarını ve dava nedeniyle tarafların birbirinden yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin de olmadığını bildirdiği, bu nedenle işbu davada davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Davadan feragat HMK'nın 307. ve 309. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
HMK'nın 309. maddesi hükmüne uygun olarak davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesinde, davadan feragat ya da davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınacaktır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, Davadan ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra feragat edildiği, taraflar tarafından sunulan beyanlara göre tarafların birbirlerinden; yargılama giderleri, vekalet ücreti ve arabuluculuk sarf ücretine ilişkin taleplerinin bulunmadığı, davalı yanın 14/09/2026 tarihli beyan dilekçesinin ekinde "İbraname, Feragatname ve Makbuz" yazılı protokolün de ekli bulunduğu, davacı vekilinin davadan feragate yetkili olduğu anlaşılmakla; açıklanan nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın feragat nedeniyle reddine,
2-Feragat öninceleme aşamasından sonra vuku bulduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan 732,00-TL maktu harcın 2/3'ü oranında hesaplanan 488,00-TL harcın, 615,40-TL peşin harçtan düşümü ile artan 127,40-TL'nin dava kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacının karşıladığı harç ve yargılama giderlerinin kendi üzerlerine bırakılmasına,
4-Talep bulunmadığından tarafların lehine ve aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-6325 sayılı kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi. 18/09/2026
Katip ... Hakim ...