Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf ve temyiz incelemesinde kesinlik sınırı nedeniyle temyiz başvurularının kısmen reddi.
Özet: Bu hukuki evrak, kamulaştırmasız el atılan bir taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline yönelik açılan davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne karar vermesi üzerine, tarafların istinaf başvurularının bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesinin ardından, kararın temyiz incelemesine tabi tutulduğunu; temyiz ön incelemesinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun kesinlik sınırı hükümleri uyarınca bazı davacılar ve davalı idare yönünden temyiz edilen miktarların bu sınırın altında kalması nedeniyle temyiz dilekçelerinin reddedildiğini, diğer temyiz başvurularının ise kabul edilerek uyuşmazlığın esasının incelenmesine başlandığını özetlemektedir.

MAHKEMESİ
: Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk DairesiSAYISI
: 2025/457 Esas, 2025/470 KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2023/205 Esas, 2025/23 KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 544.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Davacı ... ve ... dışındaki davacılar yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.Bu nedenle davalı idare vekilinin ... ve ... dışındaki davacılar yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra, davacıların tüm, davalı idare vekilinin davacı ... ve ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Edirne ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 00... parsel (yeni: 13 71... parsel) sayılı taşınmaza, müvekkillerinin mülkiyet hakkının özüne dokunularak tasarruf hakları kısıtlanarak davalı idarece kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun kanuni faiz ödenmesine ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle hükmolunan tazminat miktarına kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek faiz hükmü yönünden yeniden karar verilmesini talep etmiştir.2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu bedelin fahiş olduğunu, emsal karşılaştırması yapılırken dava konusu parselin otogara 125 metre mesafede olduğu belirtilmişse de bu durumun gerçeği yansıtmadığını, dava konusu parselin yapı yapmaya elverişli olmadığı gibi düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmadan hesaplama yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak ve dava konusu taşınmaz ile emsallerin vergiye esas rayiç değerleri de kıyaslanmak suretiyle değerlerinin tespit edildiği, dosya içerisine kazandırılan emsallere ait resmi satış suretleri ve değerlendirme tarihindeki rayiç vergi değerleri dikkate alındığında bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmede bedel yönünden bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsili talebidir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;A. Davalı İdare Vekilinin Davacı ... ve ... Dışındaki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden;Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,B. Davacılar Vekilinin Tüm Davacılara İlişkin, Davalı İdare Vekilinin Davacılar ... ve ...'ya İlişkin Temyizi Yönünden;Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.