Kamulaştırmasız el atma nedeniyle imar planında eğitim tesisi alanı olarak ayrılan taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bir taşınmazın imar planında "eğitim tesis alanı" olarak belirlenmesi ancak kamulaştırma yapılmaması nedeniyle açılan kamulaştırmasız el atma bedelinin tahsili davasında, ilk derece mahkemesi davacıların talebini kabul ederek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline ve ilgili payın hazine adına tesciline hükmetmiş; bu karara karşı hem davacı hem de davalı idarenin istinaf başvurularını değerlendiren bölge adliye mahkemesi, taşınmaza fiilen el atılmasa dahi imar planı düzenlemesiyle hukuken el atma oluştuğu gerekçesiyle her iki tarafın istinaf başvurularını esastan reddetmiş; bunun üzerine her iki taraf da bölge adliye mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/9376 E.  ,  2026/2561 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2025/100 Esas, 2025/1176 Karar
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Samsun 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2024/285 Esas, 2024/148 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen dava davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 104 20... parsel sayılı davacının hissedarı olduğu taşınmazın davalı idare tarafından imar planında " eğitim tesis alanı " olarak ayrılması suretiyle kamulaştırma yapılmadan taşınmaza hukuken el atıldığını, davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen dava davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz içerisinde okul alanının mevcut olmadığını, davanın idari yargıda açılması gerektiğini, davanın yasal ve hak düşürücü süre içeresinde açılmadığını, Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda kurum aleyhine tazminata hükmedilecek ise taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tescilinin gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl ve birleştirilen davaların kabulü ile taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın üstün niteliklerine nazaran bedelinin düşük belirlendiğini ayrıca lehlerine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin isabetsiz olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Asıl ve birleştirilen davalarda davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın bedelinin yüksek belirlendiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, ıslah edilen miktar yönünden faizin başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın imar planında " eğitim tesis alanı" olarak tahsis edildiği, ancak taşınmaza fiilen el atılmadığı, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 10 uncu maddesi amir hükmü uyarınca, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde tahsis edilme amacına uygun olarak kamulaştırılmaması halinde, malikin mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanacağından taşınmaz bedelinin ödenmesi gerektiği, buna göre davaya konu taşınmaza hukuken el atılmış olmakla, davalı idareye husumet yöneltilerek işin esasına girilip emsal karşılaştırması yapılması suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Asıl ve birleştirilen davada davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) kamulaştırma bedelinin tespiti esaslarını düzenleyen 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsa niteliğindeki taşınmaza değer biçilirken dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü, değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekmektedir.
5. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza asıl dosyada değerlendirme tarihi olan 06.07.2023 tarihi itibarıyla 8.224,80TL/m², birleştirilen dava değerlendirme tarihi olan 31.10.2023 tarihi itibarıyla 9.787,51 TL/m² değer biçildiği; dava konusu taşınmazın diğer paydaşları tarafından açılan ve Dairemizin 18.03.2024 tarihli ve 2023/10845 Esas, 2024/3298 Karar sayılı kararı ile onanan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2023/1978 Esas, 2023/2135 Karar sayılı dava dosyasında taşınmaza 25.10.2022 değerlendirme tarihi itibarıyla 9.800,00 TL/m² değer biçildiği anlaşılmış olup paydaş dosyasında belirlenen taşınmazın birim metrekare değeri nazara alınarak belirtilen dosyalardaki metrekare birim bedelinden ayrılma nedenleri hususunda ek rapor alınması gerektiği gözetildiğinden yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.