Danıştay, bilek kesilmesi sonucu yetersiz tedaviyle sinir hasarı oluşan hastanın maddi ve manevi tazminat davasında idare mahkemesi kararının onanmasına hükmederek temyiz istemini reddetti.
Özet: Davacılar, çocuklarının devlet hastanesinde bilek kesisi sonrası sinir onarımı yapılmadan sadece dikiş atılması nedeniyle sağ elinin iki parmağında kalıcı hareket kaybı yaşamasının idarenin ağır hizmet kusurundan kaynaklandığı iddiasıyla açtıkları maddi ve manevi tazminat davasının idare mahkemesince reddi kararını, adli tıp raporlarındaki çelişkilere ve hekimlerin yetersiz sevkine dikkat çekerek temyiz etmiş; ancak Danıştay, idare mahkemesinin önceki bozma kararına uygunlukla verdiği bu ret kararını hukuka ve usule uygun bularak davacıların temyiz istemini reddetmiştir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2024/6190 E.  ,  2025/3820 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No
: 2024/6190
Karar No
: 2025/3820
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR)
: 1- ...
2- ...
3- ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN_KONUSU
: Davacılar vekili tarafından; müvekkili ...'ün bileğinin kırılan cam bardağı ile kesilmesi sonucu yaralanması nedeniyle 06/03/2004 tarihinde tedavi amacıyla gittikleri ... Devlet Hastanesi Acil Polikliniğinden içte kesi olan siniri kaynatma operasyonu yapılmaksızın görevli memur tarafından yalnızca dikiş atılmak suretiyle gönderilmeleri sebebiyle sağ elinin 4. ve 5. parmaklarının hareketten ve faaliyetten yoksun kalmasında idarenin ağır hizmet kusurunun bulunduğu iddialarıyla meydana gelen zarara karşılık ... için miktar artırımı ile 134.276,64 TL maddi, 14.000,00 TL manevi, baba ... için 2.000,00 TL maddi, 3.000,00 TL manevi ve anne ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, Danıştay Onuncu Dairesinin 25/01/2022 tarih ve E:2021/481, K:2022/396 sayılı kararına uyularak, ... İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI
: Davacılar tarafından, Adli Tıp Kurumundan alınan raporlar arasında çelişki bulunduğu, tedavide bulunan hekimlerin ileri tedaviye yönlendirmemelerinin tıbbi uygulamalara uygun olmadığının belirtilmesine rağmen idareye kusur verilmediği ve aydınlatılmış bilgilendirmenin yapılmamış olması nedeniyle de idarenin kusurlu bulunduğu dikkate alınarak maddi tazminat taleplerinin reddine yönelik temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Dosyadaki belgeler ile temyiz dilekçesindeki iddiaların, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin 4. fıkrası uyarınca bozma nedenlerine uygunlukla sınırlı olarak incelenmesinden, temyiz istemine konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve bozulmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E
:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/09/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.