11. Hukuk Dairesinin, marka tescili başvurusunun ayırt edici niteliği ve SMK 5/1-b-c hükümleri uyarınca tescil engellerinin bulunup bulunmadığına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Şekil ve renk varyasyonları içeren bir bileşik markanın tescil başvurusu, "közde pişirilmiş" anlamına gelen bir ibarenin özellikle et ve balık ürünleri gibi belirli mal ve hizmetler için tanımlayıcı olduğu gerekçesiyle marka dairesi tarafından kısmen reddedilirken, ilk derece mahkemesi markanın bazı gıda sınıfları için ayırt edici olduğuna hükmetmiş ancak et ve balık ürünleri için tanımlayıcı bularak bu kısımda reddi onamıştı; nihayetinde Bölge Adliye Mahkemesi, markanın temel ibaresinin tanımlayıcı anlamına rağmen, görsel unsurları ile bir bütün olarak değerlendirildiğinde tüm başvuruya konu mal ve hizmetler, özellikle de et ve balık ürünleri için doğrudan tanımlayıcı veya çağrıştırıcı nitelikte olmadığına ve Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında tescil engeli bulunmadığına karar vererek markanın tamamen tescil edilebileceği sonucuna varmıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2023/1062 Esas, 2025/1333 KararKARAR : Davanın kabulüİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2022/37 E., 2022/302 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin faaliyette bulunduğu iş alanlarında 2021/... sayılı "..." ibareli marka tescili talebinde bulunduğunu, ... Dairesi Başkanlığının marka kapsamında bulunan bazı mal ve hizmetleri ... sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-b-c hükümleri gereğince kısmen reddettiğini, anılan karara yönelik yeniden inceleme isteğinin de Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddine karar verildiğini, müvekkiline ait markanın şekil ve farklı renk varyasyonları içerdiğini, bu itibarla markanın tüketici nezdinde ayırt edici niteliğinin bulunduğunu, öte yandan müvekkilinin "..." ibaresini içeren tescilli markalarının mevcut olduğunu, ayrıca bu ibarenin müvekkilinin ticaret unvanında yer aldığını, internet alan adı ve sosyal medya hesaplarında da kullanıldığını ileri sürerek 2021-M-10798 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruya konu "..." ibaresinin reddedilen mal/hizmetler bakımından belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanamayacağını ve markanın asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...+şekil" ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan 29. sınıftaki "Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar" ve 30. sınıftaki "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler." malları ile 43. sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması." hizmetleri açısından ortalama tüketici kitlesi nazarında bu işaretin bir ticari işletmenin mal/ hizmetini tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mal/hizmetlerden ayırt ediciliğinin bulunduğu, bu mal ve hizmetler dışında kalan 29. sınıftaki "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri." yönünden "..." ibaresinin her türlü "et ve balık" ürünlerinin tüketiciye sunulabilecek pişirme usulü şeklinde algılanacağı, dolayısıyla bu mallar açısından başka bir teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye yetecek düzeyde olmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 2021-M-... sayılı YİDK kararının 2021/... sayılı markanın kapsamında yer alan ''Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.'' yönünden iptaline karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ortalama tüketici/yararlanıcıların davaya konu başvuruyu reddedilen sınıflarda da tüm unsurları ile birlikte ve bir bütün olarak algılayacağı, SMK'nın 5/1 (b) ve (c) hükümleri kapsamındaki tescil engellerinin bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin incelenmesinde başvuru konusu işaretin bordo renkli dikdörtgen şekilli zemin üzerinde beyaz renkli büyük harfle yazılmış "..." ibaresi ve bu ibarenin üzerinde çatı/köprüyü andıran basit bir figürden oluştuğu, markanın kompozisyonunda "..." ibaresinin ön planda tutulduğu, markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi köz isminden türetilen köz üzerinde pişirilmiş anlamına gelen tasviri bir kelime olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda "..." ibaresinin köz üzerinde üretilen/pişirilen ürün ve bu şekilde pişirilmiş ürünlerin tüketiciye sunulduğu hizmet" anlamı ile ayırt edici olmadığı tespitinde bulunulmuş ise de, gerek sözlük anlamı gerekse de bilirkişi raporundaki anlamı itibariyle "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri." yönünden bu malları doğrudan doğruya tanımlayan ya da çağrıştıran bir niteliğinin bulunmadığı, markadaki tali unsurlar olan renk, şekil ve tertip tarzı itibariyle ayırt edicilik gücü düşük olsa da SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c hükümleri anlamında tescil engelinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davacının marka başvurusunun reddine dair nihai Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.