5. Hukuk Dairesinden, imar planında sağlık tesisi alanı olarak ayrılan taşınmaza kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedel tahsili davasında belediyenin 3194 sayılı Kanun 18. maddesi kapsamındaki sorumluluğu.
Özet: Davacı hissedarı olduğu taşınmazın imar planında sağlık tesis alanı olarak belirlenmesi ancak kamulaştırılmaması üzerine bedelinin tahsili için açtığı davada, ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, davalı idarenin istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek ilk derece kararı onaylanmıştır. Davalı idarenin temyizi üzerine Yargıtay, uyuşmazlığın kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin belirlenmesi ve tahsiline ilişkin olduğunu tespit ederek, 3194 sayılı İmar Kanununun 7181 sayılı Kanun ile eklenen 18. maddesi uyarınca belediye veya valiliklerin imar planı kesinleşmesinden itibaren beş yıl içinde parselasyon yapmama sorumluluğu çerçevesinde, 2016 onay tarihli imar planındaki sağlık tesis alanı niteliği dolayısıyla oluşan durumu değerlendirmeye almıştır.

MAHKEMESİ
: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk DairesiSAYISI
: 2024/1205 Esas, 2025/1163 KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 11. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2023/499 Esas, 2023/718 KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:l. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 298 67... parselde hissedar olduğunu, davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadığı hâlde, dava konusu taşınmazın imar planında sağlık alanı olarak belirlendiğini, mülkiyet hakkının kısıtlandığını, taşınmaza el atıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; imar planında “Sağlık Alanı” kullanımında olan parselin kamu ortaklık paylarından oluştuğunu, söz konusu alanda kamulaştırma çalışmalarının bulunmadığını ve herhangi bir fiili el atmalarının olmadığını, dava konusu taşınmaza müvekkil idarenin el atmasının söz konusu olmadığını, dava konusu alanın sorumluluğunun Sağlık Bakanlığında olduğunu, dava şartı yokluğundan işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV.İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; fiilen el atmanın olmadığı, idari yargının görevli olduğu, I sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 12. bölümünün 359. maddesi uyarınca Sağlık Bakanlığının sorumlu olduğu ve husumetin bu idareye yöneltilmesi gerektiği, tazminat şartları bulunmadığı, raporun denetime elverişli olmadığı, bedelin yüksek belirlendiği ileri sürülmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak dava tarihi itibarıyla değerinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı payının iptali ile davalı idare adına tesciline dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı idare vekilinin istinaf sebeplerinin esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C.Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.3. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci maddesine 04.07.2019 tarihinde 7181 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen ek fıkra uyarınca "Belediye veya valiliğin; parselasyon planlarını, imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde yapması ve onaylaması esastır. Parselasyon planı yapmamaları sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur." hükmü getirilmiştir.4. Bu açıklama doğrultusunda somut olayın incelenmesi neticesinde; dava konusu taşınmazın 15.07.20 16... ile 14.10.20 16... kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli İmar Planında "Sağlık Tesis Alanı" olarak ayrıldığı ve dava konusu taşınmazın ... nolu parselasyon planı ile oluşan imar parseli olduğu anlaşılmaktadır.5. Bu itibarla; dava konusu taşınmazın kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun Sağlık Bakanlığına ait olduğu gözetilmeden taşınmaz bedelinin davalı Belediyeden tahsiline karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.