Yargıtay 11. Ceza Dairesi, kamu kurum ve kuruluşlarını zarara uğratan dolandırıcılıkta sağlık meslek mensuplarının sahte faturalandırma eylemlerinin özel soruşturma iznine tabi olmadığına hükmederek başsavcılık itirazını reddetti.
Özet: Kamu kurum ve kuruluşlarını zarara uğratan dolandırıcılık suçundan mahkum olan hekim ve diğer sağlık meslek mensupları hakkında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, yeni bir yasal düzenleme doğrultusunda mesleki sorumluluk kurulundan soruşturma izni alınması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir; ancak mahkeme, sanıkların gerçekleştirmediği tıbbi işlemleri yapmış veya mevcut olmayan hastalar için işlem yapmış gibi göstererek fatura düzenleme eylemlerinin, yasanın soruşturma izni şartı aradığı tıbbi işlem ve uygulamalar kapsamına girmediğine karar vererek bu itirazı reddetmiş ve dosyanın nihai değerlendirme için Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine hükmetmiştir.
11. Ceza Dairesi         2026/1811 E.  ,  2026/4305 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ
: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık,
HÜKÜMLER
: Onama, düzeltilerek onama
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 30.09.2025 tarihli ve 2024/4941 Esas ve 2025/12345 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,11.03.2026 tarihli ve 11-2024/79402 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Suç tarihinden önce yürürlüğe giren 7406 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen ek 18. maddenin birinci fıkrası uyarınca, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16.10.2024 tarihli ve 2020/ 395 Esas - 2024/303 Kararı ile 21.01.2026 tarih ve 2025/9-12 Esas - 2026/43 Karar sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere;
2547 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yer alan soruşturma usulüne tabi olanlar hariç olmak üzere, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılan soruşturmalar bakımından soruşturma izni usulünün getirilmesi ve özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensupları bakımından yapılan bu düzenlemenin muhakeme şartı niteliğinde olduğunun ifade edilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde; ... Polikliniğinde mesul müdür ve doktor olarak görev yapan sanıklar ... (...) ... , ... ve ... ile sağlık kuruluşunda hasta kayıt, kabul ve muhasebe, faturalandırma işleri yapan sanık ... hakkında 7406 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla açılmış bulunan kamu davası nedeniyle kovuşturmaya devam edilebilmesi için Meslekî Sorumluluk Kurulundan izin alınmak üzere durma kararı verilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırılık oluşturmaktadır.
II. GEREKÇE
Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2024 tarihli ve 2018/369 Esas, 2024/95 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz başvuruları üzerine Dairemizin 30.09.2025 tarihli 2024/4941 Esas ve 2025/12345 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık " nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına , sanıklar ... , ... ve ... hakkında "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık " nedeniyle kurulan mahkumiyet hükümlerinin düzeltilerek onanmasına oy birliği ile karar verilmiş.
Sanıkların yargılama konusu eylemlerinin, muayene edilen hastalara yapılmayan tetkiklerin yapılmış gibi gösterilerek bazı hastaların ise hastaneye gelmediği halde tetkik ve tahlil yapılmış gibi gösterilerek katılan kuruma fatura edilmesi şeklindeki somut olayda ; 7406 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen ek 18. maddenin birinci fıkrası uyarınca " kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar" kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 30.09.2025 tarihli, 2024/4941 Esas ve 2025/12345 Karar sayılı onama ve düzeltilerek onama kararları ile ilgili itirazı incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.04.2026 tarihinde karar verildi.