Kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazda irtifak hakkı ve pilon bedeli talebinin temyiz incelemesi ile usulü ret sebepleri.
Özet: Kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tahsili istemine ilişkin davada, ilk derece mahkemesince verilen kabul kararının istinaf başvurularının bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde; davacılar vekilinin temyiz dilekçesi yasal süresi geçtikten sonra verildiği için reddedilirken, davalı idare vekilinin temyiz dilekçesi bir davacı yönünden miktar itibarıyla kesinlik sınırının altında kaldığı için reddedilmiş, diğer davacıya ilişkin temyiz dilekçesi ise kabul edilerek esas incelemesine geçilmiştir.

MAHKEMESİ
: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk DairesiSAYISI
: 2023/2106 Esas, 2025/471 KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2022/5 Esas, 2023/323 KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar davacılar vekiline 14.04.2025 tarihinde tebliğ edilmiş olup temyiz dilekçesi yasal süre geçirildikten sonra 30.04.2025 tarihinde verilmiştir. Bu nedenle davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir.Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre davacı ... yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; işbu davacı yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı idare vekilinin davacı ...'a ilişkin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 44... parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmaksızın enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle fiilen el atıldığını ileri sürerek pilon yeri ve irtifak hakkı karşılığı olarak belirlenecek tazminat bedelinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre, ve derdestlik yönünden reddi gerektiğini, dava şartı olarak düzenlenen uzlaşma prosedürünün yerine getirilmeden davanın açıldığını, dava konusu enerji nakil hattının 30.09.1964 tarihli ve 2249 sayılı kamu yararı kararına istinaden tesis edildiğini, kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun yapılarak tamamlandığını, kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödendiğini, kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsili ile davacılara tapudaki payları oranında verilmesine, bedeline hükmedilen irtifak hakkı ile pilon yerinin davalı idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hüküm altına alınan tazminat bedeline Anayasa'nın 46 ncı maddesinin son fıkrası gereğince dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi gerektiğini, dosyaya sunmuş olduğu emsal taşınmaz satışlarının değerlendirme yapılırken dikkate alınmadığını, davacılar lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, el atma tarihinin net olarak tespit edilmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza dair kamulaştırma işleminin usulüne uygun yapılarak tamamlandığını, kamulaştırma bedelinin ödendiğini, kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceğini, harç ve vekâlet ücretinin maktu hesaplanması gerekirken nispi hesaplanmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğunu, faiz başlangıç tarihi ve oranının kabul edilemeyeceğini, davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, taşınmazın tapu kaydında eski tarihli irtifak şerhinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle el atılan arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilip irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak belirlenen değer düşüklüğü oranının yerinde olduğu, taşınmaza ilişkin olarak yapılmış bir kamulaştırma işleminin bulunmadığı, davacılar vekilince 13.04.2021 tarihinde davalı idareye uzlaşma başvurusunda bulunulduğu, hükmedilen faize ve vekâlet ücretinde bir hata bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dava konusu taşınmaza 1964 tarihinde el atılarak enerji nakil hattı tesis edildiği iddia edilmiş olup, taşınmaza enerji nakil hattı tesis etmek suretiyle ne zaman el atıldığının kesin olarak belirlenmesi gerekir. Bu itibarla, dava konusu taşınmaza fiilen hangi tarihte (ay, gün ve yıl olarak) el atıldığı taraflardan sorularak el atma tarihine ilişkin tüm belgeler (yer teslim tutanağı, geçici ve kesin kabul tutanakları vs.) ile dava konusu taşınmaz ve çevresine ait 04.11.1983 tarihinden öncesi ve bu tarihten sonrasını gösterir şekilde hava fotoğrafları Harita Genel Müdürlüğünden getirtilip, hava fotoğrafları ile ölçekli kroki çakıştırılmak suretiyle el atma tarihinin tespiti için refakate alınacak konunun uzmanı bilirkişiler eşliğinde mahallinde keşif yapılarak el atma tarihinin kesin ve net olarak 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arası olduğunun anlaşılması hâlinde, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 6 ncı maddesi uyarınca taşınmazın el atma tarihindeki nitelikleri esas alınarak dava tarihindeki değerinin tespit edilmesi gerekeceğinden,bu durumda; el atma tarihi itibarıyla imar planı içerisinde olup olmadığı, imar planı içerisinde ise tarihi, ölçeği ve türü araştırılarak, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içinde olmadığının tespiti durumunda, belediye veya mücavir alan sınırları dahilinde bulunup bulunmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı ve etrafının meskun olup olmadığı, diğer ölçekli plan dahilinde ise plandaki konumu, plan kapsamına alınma amacı, yerleşim yerine uzaklığı, şehrin gelişme istikametinde olup olmadığı hususları ilgili belediye başkanlığından sorularak dava konusu taşınmaza el koyma tarihi itibariyle niteliği tespit edildikten sonra sonucuna göre; el atma tarihinin net olarak tespit edilememesi hâlinde ise el atmanın 04.11.1983 tarihi sonrası olduğu kabulü ile dava konusu taşınmazın dava tarihindeki niteliğine göre değerinin belirlenmesi suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;A. Davacılar Vekilinin Temyizi Yönünden;Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,B. Davalı İdare Vekilinin Temyizi Yönünden;1. Davalı İdare Vekilinin Davacı ...'a İlişkin Temyizi Yönünden;Temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,2. Davalı İdare Vekilinin Davacı ...'a İlişkin Temyizi Yönünden;1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.