Menfi tespit davası: Hırsızlık sonrası hileyle ele geçirilip tahrif edilen kambiyo senedine dayalı takibin iptali ve borçsuzluk talebi.
Özet: Davacı, davalı tarafından hakkında başlatılan icra takibine konu bononun, davalıya arsa alımı sürecinde teminat olarak verilen, sonradan kendisine iade edilmiş ancak işyerinden çalınarak hileli bir şekilde davalının eline geçen ve davalı tarafından miktarının (750.000 USD) ile vade tarihinin tahrif edilmesi suretiyle haksız kazanç elde etmek amacıyla kullanıldığını iddia ederek, borçlu olmadığının tespiti, takibin iptali ve tazminat talebinde bulunmuştur.
11. Hukuk Dairesi         2025/7083 E.  ,  2026/2457 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI
: 2024/1852 Esas, 2025/642 Karar
HÜKÜM
: Davanın kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından, davacı aleyhine Denizli 7. İcra Müdürlüğünün 2016/1874 E. sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını ve haciz işlemleri yapıldığını, davalının, müvekkilinin kardeşi ...'nın eşi olduğunu, davacının 2001 yılında eşinden boşandığını ve eşinin şirketteki hissesini davalının oğlu müvekkilinin yeğeni ...'in bedelsiz olarak devraldığını, davalının oğlunun bu şekilde ... Boya Pazarlama Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'ne ortak olduğunu ve davacı birlikte müştereken çalışmaya başladığını, ... ile arasında bazı davalar bulunduğunu, davalının çalışma nedeniyle işçi olarak Avusturya'da ikamet ettiği 1990 yılının başlarında yatırım amacıyla imar uygulamasıyla değerIeneceği düşünülen Denizli ... bölgesinde Cumhuriyet Tarlası olarak bilinen ve genel olarak 3 dekar büyüklüğünde olan taşınmazlardan satın almak istediğini, ancak uygun taşınmaz tespit edemediğinden satın almasının mümkün olmadığını, kayınbiraderi olan davacı ...'nın mirasçılarla görüşerek gerektiğinde taşınmazı kendi adına satın almasını, taşınmazın pazarlıkla tespit edilecek bedeli için paranın kendisine ait T.C. ... Bankası hesabından çekebilmesi için özel yetki içeren vekâletname verdiğini, davacı eniştesi adına para çekme yetkisini içerir vekaletname aldığından teminat amacıyla davalıya davaya konu 22.07.1993 tanzim tarihli miktarı ve vade tarihli (yazı ve rakamla olan kısımlar) açık bırakılan lehtarı ... olan senedi düzenleyerek teslim ettiğini, müvekkilinin taşınmazı 22.03.1994 tarihinde tapuda kendi adına satın aldığını, bu taşınmazın bedelini de davalının verdiği vekâletnamedeki yetkiye istinaden davalının banka hesabından çekerek ödediğini, müvekkilinin, davalının talebi ile satın aldığı bu taşınmazı davalının yurtdışında bulunması nedeniyle daha sonra davalının istediği şekilde 25.09.1998 tarihinde davalı adına tapuda intikal ettirdiğini, senedi teslim aldığı şekliyle tanıklar huzurunda müvekkiline iade ettiğini, müvekkilinin davalının huzurunda geri aldığı senedi işyerindeki kasasına koyduğunu, müvekkilinin yeğeni ile birlikte çalışmaktayken 10.03.2005 tarihinde iş yerine hırsız girdiğini ve iş yerindeki kıymetli eşyalar ve para kasasının çalındığını, para kasasının açılmış vaziyette dere yatağında bulunduğunu, bir kısım evrakların yakıldığının da tespit edildiğini, soruşturmada zamanaşımı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, müvekkilinin kasada bulunan davaya konu bononun çalındığını fark etmediğini, teminat amacıyla davalı eniştesine verdiği daha sonra geri alarak kasasına koyduğu bononun davalının eline hukuka aykırı olarak tekrar geçtiğini öğrendiğini, davalının haksız olarak ele geçirdiği bonoyu haksız kazanç sağlamak ve müvekkilin oğlu ...ile olan hukuki ihtilaflarından ... nefretle müvekkilini mağdur etmek amacıyla bonoda müvekkil tarafından boş bırakılan alacak hanesinde rakam kısmına rakamla "750.000" yazı hanesine yazıyla "Yedi Yüz Elli Bin Amerikan Doları" şeklinde yazılı hale getirmek suretiyle ve daha önce boş olan vade tarihini "22.07.2004" şeklinde yazılı hale getirmesine rağmen bu tarihin yıl kısmını kimyasal yolla sildikten sonra "22.07.2014" olarak tahrif ettiğini, müvekkilinin davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin davalıya borcu olduğu kabul edilse bile borcun zamanaşımına uğradığını, bu nedenlerle Denizli 7. İcra Müdürlüğünün 2016/1874 E. sayılı dosyası ile yapılan icra takibine konu bononun bedelsiz olduğunu, davalı tarafından hileyle ele geçirildiğini, sahtecilik yapılarak işleme konduğunu ileri sürerek müvekkilin Denizli 7. İcra Müdürlüğünün 2016/1874 E. sayılı dosya nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, müvekkilinin borçlu olduğu kabul edilse dahi zamanaşımı nedeniyle takibin iptaline, %20 oranından az olmamak üzere tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde "müvekkili ile davacının birlikte arsa alıp satmak için anlaştığını, müvekkilinin davacıya para çekmesi için vekâlet verdiğini, bu vekalet ile para çektiğini, arsa alım satımı yaptığını, aldığı paraların karşılığında senet verdiğini ve senetteki imzanın kendisine ait olduğunu" ikrar ettiğini, takibe konu senedin teminat senedi olmayıp borç senedi niteliği arz ettiğini, davacının, teminat senedi olduğu iddiasını ispatlaması gerektiğini, davacının kendi adına aldığı ve müvekkiline 1998 yılında verdiğini beyan ettiği taşınmazın davaya konu senet karşılığı olmadığını, ayrıca tapu senedinden de anlaşılacağı üzere davacı tarafın parasını aldığını beyan ettiğini, tapunun senet karşılığı verildiğini de davacının ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın takibe konu senedin kendisinde olduğu ve kasasından çalındığı iddiasının bir iftira mahiyeti taşıdığını, bir kişinin kendi borçlu olduğu senedi ödedikten sonra kendi kasasında iptal etmeden sakladığının anlaşılamayacağını, bu durumun hayatın olağan akışına aykırılık içerdiğini savunarak davanın reddine, %20 oranından az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalının isticvap beyanında yurt dışından gönderdiği paralara istinaden kendisi hesabına alınan ancak davacı adına tescil edilmek zorunda kalınan taşınmazlar nedeniyle ortaya çıkması muhtemel sorunlardan dolayı senedi teminat olarak aldığını kabul ettiği, dolayısı ile davaya konu senedin teminat senedi olduğu hususunun davacı yanca ispatlandığı, davacının üzerine aldığı taşınmazı davalıya devrettiği, bozma ilamı gereğince davalı yanın isticvap beyanında geçen ve senedin düzenlenmesine sebep olarak gösterilen tüm taşınmazların belirlenebilmesi ve bu taşınmazların tamamının iade edilip edilmediğinin tespit edilebilmesi için davalı vekiline taşınmazların ada ve parsel bilgilerinin bildirilmesinin istendiği, davalı vekilince söz konusu taşınmazların ancak davacı yanca bilinebilecek taşınmazlar olduğunu beyan ederek taşınmazlara ilişkin tapu bilgilerinin sunulmadığı, davalı yanın isticvabında taşınmazlara ilişkin; "Davacı bana 5 tane tarla aldığını söyledi. Bunlardan 3'ü Cumhuriyet tarlası idi. Cumhuriyet tarlasından kastım askeriyenin üst tarafında başak heykelinin kavşaktadır. Yanında istikbal mağazası vardır. Birisi davacının yanında çalıştığı ... isimli şahsın üzerine alınan daha sonra satılan tarla idi. Birisi ise ... tarafında idi." şeklinde açıklama yapıldığı ve taşınmazların tespitine ilişkin ada ve parsel bilgisi bulunmadığı, davalının isticvap beyanından sonra davacı yanca dosya kapsamına sunulan tapu bilgileri
doğrultusunda İlk Derece Mahkemesince dosya kapsamına getirtilen taşınmazlara ilişkin tapu kayıtları yönünden davalı vekiline yeniden 2 haftalık kesin süre verilerek dosya kapsamında yer alan tapu kayıtlarının davalı yanın isticvap beyanında geçen taşınmazlar olup olmadığının bildirilmesinin istendiği ancak davalı vekilince yine davalının isticvap beyanında geçen taşınmazların davacı yanca bilinebilecek taşınmazlar olduğunu beyan ederek taşınmazlara ilişkin tapu bilgilerinin sunulmadığı, bu sebeple davalının isticvap beyanında bahsi geçen taşınmazların senet düzenleme tarihindeki değerleri belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılamadığı, dolayısı ile davalı yanca isticvap beyanında bahsi geçen başkaca taşınmazlar bulunduğuna ilişkin iddasının somutlaştırılamadığı gibi ispat da edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, kötüniyet tazminatı talebinin reddine, ayrıca dava devam ederken davaya konu takip nedeniyle davacı yana ait aracın üçüncü kişiye 59.050,00 TL bedelle ihale edildiği ve ihalenin de kesinleştiği anlaşılmakla ihale bedeli yönünden eldeki davanın re'sen istirdat davasına dönüştüğü hususu göz önüne alınarak 59.050,00 TL ödemenin ihalenin kesinleştiği 14.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdadına ve davacının Denizli İcra Müdürlüğü'nün 2022/46615 E. sayılı (Eski Esas: Denizli 7. İcra Müdürlüğünün 2016/1874) takip dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bono nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden taraflara yükletilmesine,
29.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.