Kamulaştırmasız el atma nedeniyle taşınmaz bedelinin tahsili isteminde, imar planında eğitim alanı olarak ayrılan taşınmazda hukuki el atmanın tespiti ve tazminat talebinin değerlendirilmesi.
Özet: Yüksek mahkeme, imar planında uzun yıllardır ilkokul alanı olarak ayrılmasına rağmen idarece kamulaştırılmayan ve fiilen el atılmayan taşınmazlar hakkında, mülkiyet hakkının kısıtlanması nedeniyle kamulaştırmasız hukuki el atma koşullarının oluştuğuna hükmederek, mülk sahiplerinin bu durumdan kaynaklanan bedel tazminatını talep edebileceğini ve alt mahkemelerin bu yöndeki kararlarının hukuka uygun olduğunu belirtmiş; böylece idarenin atıl imar planlamaları yoluyla özel mülkiyet üzerindeki süresiz kısıtlamasının hukuka aykırılığını ve tazminat sorumluluğunu teyit etmiştir.

MAHKEMESİ
: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk DairesiSAYISI
: 2023/2956 Esas, 2025/564 KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 10. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2023/55 Esas, 2023/416 KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 75 79... parsel ( imar uygulaması sonrası 79 42... parsel) sayılı davacıların hissedarı olduğu taşınmazın davalı idare tarafından imar planında eğitim alanı olarak ayrılması suretiyle kamulaştırma yapılmadan taşınmaza hukuken el atıldığını, davacıların mülkiyet hakkının kısıtlandığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulü ile taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Bakanlığından alınarak davacılara tapudaki payları oranında verilmesine, bedeline hükmedilen davacılar payının tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, husumetin ilgili belediyeye yöneltilmesi gerektiğini, davanın reddi gerektiğini, taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın onaylı imar planında "ilkokul alanında" kalmakla birlikte bu yönde uzun yıllardır işlem yapılmadığı, idarenin bu uzun süreçte işlem yapmayarak sessiz kalmasının taşınmaza kamulaştırmasız el atma niteliğinde olduğu, bu nedenle davacı tarafın adli yargıda fiili el atma nedeniyle taşınmazın bedelinin talep edebileceği, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 1 inci maddesinde düzenlenen hukuki el atmaya ilişkin uyuşmazlıkta davacılar payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesinin doğru olmadığı, ancak bu hususta davalı tarafça istinaf sebebi ileri sürülmediği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu taşınmaza fiili el atmanın söz konusu olmadığını, davanın reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın tapu kaydında bulunan haciz ve şerhlerin kaldırılması, aksinin kabulü halinde tespit edilen bedelden mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporundan, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, taşınmazın 24.04.2001 onay tarihli imar planında "İlkokul Alanı" olarak ayrıldığı ve uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığı kabul edilip 2942 sayılı Kanun'un Ek 1 inci maddesindeki düzenleme de gözetilerek alınan rapora göre taşınmaz bedelinin davalı ... Bakanlığından tahsiline karar verilmesi doğrudur.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.