Konya Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari hizmet sözleşmesi gereği fabrika dış cephe ve cam işleri teslimindeki gecikmeye dayalı tazminat davasının kabul kararı.
Özet: Davacı, davalı şirketle akdettiği ticari nitelikteki hizmet sözleşmesi uyarınca fabrika binalarının dış cephe ve cam işlerinin taahhüt edilen sürede tamamlanmaması nedeniyle, binaları kiralayamamaktan doğan ciddi maddi zararlarının karşılanması amacıyla tazminat davası açmış; bilirkişi raporlarıyla gecikme sürelerine göre kira kaybından kaynaklanan tazminat miktarları hesaplanmış ve mahkeme, davalının sözleşmeden kaynaklanan edimini süresinde yerine getirmemesi sonucu davacının uğradığı zararın tazminine karar vererek davayı kabul etmiştir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLLERİ
:
DAVA
: Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:
KARAR TARİHİ
:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
:
KARARIN MAHİYETİ
: KABUL
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı şirket arasında 08.07.2023 tarihinde müvekkile ait fabrika binalarının dış cepheleri ve cam işlerinin yapımı işin sözleşme akdedilmiş olduğunu, İlgili sözleşmenin 5’inci maddesi ile düzenlenen İşin Süresi kısmında işe başlama 30.07.2023 tarihi, işin sonlanma tarihi olarak 15.09.2023 tarihi ve 15 günlük opsiyon verilmesine karşın davalı şirket taahhüt ettiği işi sözleşmede zikredildiği gibi usule uygun olarak tam ve eksiksiz şekilde teslim edemediğini, Müvekkil şirket, akdedilen sözleşmede davalının taahhüt ettiği edimleri belirlenen zamanda yerine getirmediği için yapım işine konu 4 adet fabrika binasını kiraya verememiş ve bu sebepten dolayı ciddi maddi zararı ortaya çıktığını, davanın kabulü ile, ilerde artırılmak üzere şimdilik 1.000 TL gecikme tazminatının dava tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini, Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle;Davacının dilekçesini kabul etmediklerini, davacının dilekçesinde belirttiği hiçbir husus doğru olmadığını. Hukuka aykırı davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın bilirkişi ..., ... ve ...'a tevdii ile düzenlenen bilirkişi heyet raporundan özetle; " 1) Giriş kapı numarası NO: 5, zemin kat, ... arsa paylı, Bağımsız Bölüm Numaralı, brüt 1.706,00 m2 inşaat ve 1.627,00 m2 net kullanım alanlı fabrika binası, 2) Giriş kapı numarası NO: 5/A, zemin kat, ... arsa paylı, Bağımsız Bölüm Numaralı, brüt 1.687,00 m2 inşaat ve 1.602,00 m2 net kullanım alanlı fabrika binası, 3) Giriş kapı numarası NO: 5/B, zemin kat, ... arsa paylı, Bağımsız Bölüm Numaralı, brüt 1.014,00 m2 inşaat ve 962,00 m2 net kullanım alanlı fabrika binası, 4) Giriş kapı numarası NO: 5/C, zemin kat, ... arsa paylı Bağımsız Bölüm Numaralı, brüt 1.023,00 m2 inşaat ve 972,00 m2 net kullanım alanlı fabrika binası inşaatı; a) Taraflara arasında 08.07.2023 tarihli sözleşmede taşınmazın ekteki ölçü ve proje şekiller doğrultusunda işverene ait idari binanın dış cephe kaplaması ve cam işlerinin yapılması hususunda sözleşme yapıldığı, b) Sözleşmeye göre sözleşme konusu İş süresinde teslim edilmemişse tazminat bedelinin aşağıdaki ihtimallerdeki gibi olacağı sonuçlarına varılmıştır: İşe Başlama Tarihi: 30.07.2023, İşi Bitirme Tarihi: 15.09.2023 olduğundan süre 46 gündür. Taraflar arasındaki sözleşmeye göre, buna süreye ek olarak 15 gün iş bitirme süresi opsiyonu tanınmış olup işin tamamlanma süresinin 62 gün olduğu tespit edilmiştir. Buna göre işin son teslim tarihi 01.10.2023 günü olacağından işin 2 ay, 28 gün geç teslim edildiği ve 4 taşınmaz bakımından toplam tazminat bedelinin 1.831.719,90 TL olabileceği; 2) SGK Kurumuna yapılan bildiriten belgeler göre: Davacı tarafından SGK verilen 23.08.2023 tarihli dilekçede 24.08.2023 tarihinde işe başlanacağı, SGK kurumuna davalının verdiği iş bitirme belgesinde ise işin 27.11.2023 tarihinde bitirildiği ve buna göre işi 95 günde tamamlandığı anlaşılmaktadır. İşin tamamlanma süresinin gün olduğu, ancak bu sürede 34 günlük gecikme olduğu ve buna göre taşınmazların 1 ay, 4 gün geç teslim ettiği kabul edilirse, 4 taşınmaz bakımından toplam tazminat bedelinin bu ihtimalde 728.525,00 TL olabileceği tespit edilmiştir. c) Tarafların Ticari Defter ve belgelerinin incelenmesi neticesinde, her iki tarafın da ticari defter ve belgelerinin usule uygun olarak tasdik ettirildiği; defterlerin birbirini doğruladığı, sahipleri lehine delil olarak kullanılabileceği kanaatinde olduğumu ve tarafların, 15.12.2023 tarihi itibariyle tarafların birbirlerine Borç/Alacağı bulunmadığı tespit edilmiştir." şeklinde görüş ve kanaat bildirir rapor tanzim etmiştir.
Aynı bilirkişi EK raporundan özetle
: "Davalı tarafın iddiasının kabulü halinde teslim (27.11.2023) tarihi ile teslim edilmesi gereken tarih (25.10.2023) arasında 1 ay 2 gün gecikme olduğuna ve buna göre gecikme tazminatı;
1) Giriş kapı numarası NO
: 5, zemin kat, ... arsa paylı, Bağımsız Bölüm Numaralı taşınmazın kira tazminatı(1 ay+2/30) x 196.190,00 =209.269,33 TL
2) Giriş kapı numarası NO
: 5/A, zemin kat, ... arsa paylı, Bağımsız Bölüm Numaralıtaşınmazın kira tazminatı(1 ay+2/30) x194.005,00=206.938,66TL
3) Giriş kapı numarası NO
: 5/B, zemin kat, ... arsa paylı, Bağımsız Bölüm Numaralı taşınmazın kira tazminatı(1 ay+2/30) x 116.610,00 =124.384,00 TL
4) Giriş kapı numarası NO
: 5/C, zemin kat, ... arsa paylı, Bağımsız Bölüm Numaralıtaşınmazın kira tazminatı(1 ay+2/30) x 117.645,00 =125.488,00 TL Toplam alacağı 666.079,99 TL olduğu tespit edilmiştir
Sözleşeme ile illi değerlendirme taraflara arasındaki sözleşme, ilgili belgelere göre alternatifli olarak hazırlanmıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirir rapor tanzim etmiştir.
Davacı vekilinin Islah dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Dava; Tazminat davasıdır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davalı aleyhine Tazminat davası açmıştır.
TBK MADDE 125- Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir
TBK MADDE 92- Bir borcun veya taraflardan birine düşen herhangi bir yükümlülüğün sözleşmenin kurulmasından başlayarak belli bir sürenin sonunda ifası gerekiyorsa, ifa zamanı aşağıdaki biçimde belirlenir: 1. Gün olarak belirlenmiş süre, sözleşmenin kurulduğu gün sayılmaksızın, bu sürenin son günü dolmuş olur. Sekiz veya onbeş gün olarak belirlenmiş süre ise, bir veya iki haftayı değil, tam sekiz veya onbeş günü ifade eder. 2. Hafta olarak belirlenmiş süre, son haftanın sözleşmenin kurulduğu güne ismen uyan gününde dolmuş olur. 3. Ay olarak veya yıl, yarıyıl ve yılın dörtte biri gibi birden çok ayı içeren bir zaman olarak belirlenmiş süre, sözleşmenin kurulduğu gün ayın kaçıncı günü ise, son ayın bunu karşılayan gününde dolmuş olur. Son ayda bunu karşılayan gün yoksa süre, bu ayın son günü dolmuş sayılır. 4. Yarım aydan onbeş günlük süre anlaşılır. Bir veya birden çok ay ve yarım ay olarak belirlenmiş sürenin dolduğu gün, son aya onbeş gün eklenerek belirlenir. Bu kurallar, sürenin sözleşmenin kurulmasından başka bir andan işlemeye başladığı durumlarda da uygulanır. Borçlu, belirli bir süre içinde yerine getirilmesi gereken bir borcu, bu sürenin dolmasından önce ifa etmekle yükümlüdür.
TBK MADDE 117- Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.
TBK MADDE 96- Sözleşmenin hükümlerinden veya özelliğinden ya da durumun gereğinden tarafların aksini kastettikleri anlaşılmadıkça borçlu, edimini sürenin sona ermesinden önce ifa edebilir. Ancak, kanun veya sözleşme ya da âdet gereği olmadıkça borçlu, erken ifada bulunması sebebiyle indirim yapamaz.
MÜSPET ZARAR VE MENFİ ZARAR AYRIMI
Müspet Zarar; sözleşmeden doğan sorumlulukta en önemli zarar ayrımı müspet zarar menfi zarar ayrımıdır.
Müspet zarar; sözleşmenin hiç ya da gereği gibi ya da vaktinde ifa edilmemesinden doğan zarardır, müspet zarar alacaklının tam ve doğru bir ifaya ilişkin menfaatidir. Müspet zarar; edim, borçlu tarafından tam ve gereği gibi yerine getirilmiş olsa idi alacaklının mal varlığının göstereceği durum ile hali hazırda gösterdiği durum arasındaki farktır, müspet zarar; fiili zarar ve yoksun kalınan kar olmak üzere iki kısma ayrılır, borçlanılan edimin ifa edilmemesi nedeniyle alacaklının mal varlığının aktif kısmının azalmasına veya pasif kısmının çoğalmasına, fiili zarar denir. Mal varlığının aktifinin azalmasına, alacaklının bir malını tahrip veya yok edilmesi, hasara uğratılması, bir hakkın veya bir şeyin kaybedilmesi, şeyin miktar ve niteliklerinin eksilmesi veya kaybolması misal olarak gösterilebilir. Pasifin artması ise bir ipotek kurulması, sözleşmenin ihlali dolaysıyla yapılan giderler örneğin reddedilen bir şeyin nakil ve muhafaza masraflarıdır, fiili zarar kavramına, alacaklının borçlunun edimi ifa edeceğine güvenerek 3. Kişilerle yaptığı sözleşme ile borçlandığı edimi yerine getirememekten dolayı ödeyeceği tazminat ve ceza koşulları da girer.
Yoksun kalınan kar müspet zararın bir parçasını oluşturur, borca aykırı davranış olmasaydı alacaklının mal varlığının göstereceği artışa yoksun kalınan kar denir. Burada sözleşmenin ihlali mal varlığında meydana gelecek muhtemel bir artışı engellemiş, önlemiştir... Yoksun kalınan kar, ya mal varlığının aktif kısmının artmamasından ya da pasif kısmının azalmamasından meydana gelir. Yoksun kalınan kar, farazi bir zarar olduğu için bunun miktarını belirlemek bazı hallerde zorluklar gösterebilir. (Prof. Dr. ... Borçlar Hukuku Genel Hükümler 21. Baskı)
ESER SÖZLEŞMESİNDE KARİNE
:
Eser sözleşmesinde; "teslimden sonraki işlerin iş sahibi tarafından yapıldığı yada yaptırıldığı, teslimden önceki işlerin ve imalatların yüklenici tarafından yapıldığının karine olarak kabulü gerekir. "
ESER SÖZLEŞMESİNDE İSPAT
:
Eser sözleşmesinde ispat yükümlülüğü; yapılan işin fen ve sanat kurallarına uygun olarak imal edildiğinin ispat yükümlülüğü YÜKLENİCİYE, iş bedelinin ödendiğinin ispat yükümlülüğü ise İŞ SAHİBİNE aittir.
Davalı ... Ticaret Limited Şirketi 04/12/2023 tarihinde Sosyal güvenlik kurumuna "Müdürlüğünüzün ... sicil sayılı dosyasında işlem gören alt taşeron iş yerimizi 27/11/2023 tarihi itibariyle bitirilmiştir" şeklinde belge sunmuş olduğu görüldü.
Somut olayda; taraflar arasında eser sözleşmesi olduğu, eser sözleşmesinde iş sahibi bedel ödediğini, müteahhit işi zamanında yapıp, teslim ettiği ispatla yükümlüdür. Gecikme olması halinde de davalı gecikme sebebini ispat etmekle yükümlüdür. (kendisinden kaynaklanmayan bir gecikme olması halinde bu durumu iş sahibine usulüne uygun bildirmelidir. İhtarname gibi) davalı işi teslim ettiğini veya gecikme nedenini ispat edememiştir. Diğer taraftan davacı yan 27/11/2023 tarihli SGK'na verdiği dilekçe ile işin teslim tarihini kabul etmiştir. Dolayısıyla bu tarih baz alınarak yapılan hesaplama Mahkememizce denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatına varılarak hükme esas alınmıştır. Hesaplamada alınan tarihler farklı alındığı için çelişki olmadığı değerlendirmesi yapılmıştır.
"Avans faizi istenmeyip ticari faiz istenmiş ise yasal faiz oranında faiz istenmiş sayılmalıdır. " ... Yargıtay Üyesi Faiz hukuku Güncelleştirilmiş 3. Baskı.
Yasal faize karar verilmiştir.
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Davacının davasının KABULÜ ile; 666.079,99 TL'nin dava tarihi olan 07/03/2024 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
1-Davacının davasının KABULÜ ile; 666.079,99 TL'nin dava tarihi olan 07/03/2024 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 45.499,92-TL harçtan dava başında yatırılan 427,60TL peşin harç ile 11.357,90TL tamamlama harcının toplamı 11.785,5-TL harcın mahsubu ile bakiye 33.714,42-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 105.912,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan ilk yargılama harcı olan 916,00TL ile 11.357,90-TL Tamamlama Harcı, 3.030,30TL Keşif Harcı, 704,50TL İhtiyati Haciz Harcı ve 19.472,00-TL bilirkişi ücretleri, tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 35.480,70‬TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
6-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğinc davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
7-Davacı tarafından dava başında depo edilen gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/05/2026
Katip Hakim