İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, davalının haksız eylemiyle davacı şirkete ait yer altı fiber optik kablonun hasar görmesi sonucu açılan icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı şirkete ait yer altı fiber optik kablosunun, davalı tarafından yürütülen elektrik güzergahı yer altına alma çalışmaları sırasında iş makinesiyle hasar görmesi sonucu uğranılan zararın tazmini amacıyla başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali talebine ilişkindir. Davacı, hasarın belgelerle tespit edildiğini ve arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını belirtirken, davalı ise davanın zamanaşımına uğradığını, yetkisiz icra dairesinde açıldığını, olaya karışmadığını, illiyet bağının olmadığını, zararın fahiş olduğunu ve davacının kabloları hatalı döşediğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir; mahkeme, tarafların delillerini toplayarak konunun uzmanlık gerektirmesi nedeniyle bilirkişi incelemesi yaptırmıştır.

T.C.
İSTANBUL14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:2026/1106 EsasKARAR NO
:2026/814DAVA
:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
:12/09/2025KARAR TARİHİ
:18/09/2026Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11.08.2024 tarihinde İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi, ... Caddesi, ... Sokak kesişiminde davalı tarafından yürütülen elektrik güzergahını yer altına alma çalışması esnasında iş makinesiyle müvekkil şirkete ait yeraltı güzergah ve F/O kablosunun hasarlandığını, meydana gelen zararın tazmini amacıyla ... İcra Müdürlüğü nezdinde 2025/... E. numaralı icra takibinin başlatıldığını, hasarın teknik personel ... tarafından tespit edilerek tutanak altına alındığını, hasar tespit tutanağı, keşif formu, fatura, kroki, şantiye defteri ve arıza raporları ile zararın belgelendiğini, davalının icra takibine haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz ettiğini, itirazın iptali davası öncesinde dava şartı olan zorunlu ticari arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, ... Arabuluculuk Bürosu 2025/... numaralı dosya ve 2025/... numaralı başvuru ile yürütülen görüşmelerin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, anlaşamama son tutanağının e-imzalı olarak dosyaya sunulduğunu belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptalini ve takibin devamını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 11.08.2024 tarihinde İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi, ... Cad. ... Sok. Kesişimi adresinde davalı müvekkil ... tarafından yürütüldüğü iddia edilen çalışmalar esnasında davacı tesislerinin zarara uğratıldığını iddia ederek zararın tazmini için başlatılan ... İcra Dairesi 2025/... esas numaralı icra takibine yapılan itirazın iptali ile müvekkilin icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava ettiği, buna karşılık davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkil şirketin adresinin Kağıthane/İstanbul olması sebebiyle icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, dava konusu olaya müvekkil şirketin herhangi bir fiilinin neden olmadığını, illiyet bağının ispat yükünün davacıda bulunduğunu, şirket kayıtlarında yapılan incelemede söz konusu tarih ve adreste herhangi bir çalışma gerçekleştirilmediğinin tespit edildiğini, bu nedenle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının iddialarını ispatlayacak somut bir delil sunamadığını, hasar tespit tutanağının tek taraflı tanzim edildiğini, ... kayıtlarında ruhsat girişi bulunmadığını, müvekkil şirketin dağıtım şebekesinin işletilmesinden kaynaklanan bir kusur bulunmadığını, davacının kablolarını teknik şartnameye ve emniyet mesafelerine uymadan döşediğini, Türk Borçlar Kanunu madde 58 ve 69 uyarınca sorumluluğun davacıya ait olduğunu, talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, gerçek zararın tespit edilmesi gerektiğini, amortisman ve yıpranma paylarının hesaba katılması gerektiğini, genel idare giderlerinin zarar kapsamına dahil edilemeyeceğini, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, davacının kötü niyetli olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep ve dava etmiştirDELİLLER
: ... İcra Dairesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ... Belediyesi yazı cevapları, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, kazı çalışması sırasında hasarlandığı iddia olunan kablolarda oluştuğu beyan edilen hasarın tazmini amacıyla başlatılan ... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle borca, ferilerine (işlemiş faize ve takipten sonraki faiz oranına) itiraz ettiklerini beyan etmiştir.... İcra Dairesi 2025/... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 20.994,90 TL asıl alacak ile faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi 12.04.2026 tarihli raporunda; Dosya kapsamında verilen görev neticesinde yapılan inceleme sonucunda; Davacının sunduğu dilekçe ve deliller, Davalının sunduğu dilekçe, ... Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğünden gelen E-... Sayı ve 4.11.2025 tarihli yazının incelendiğini, 30.11.2000 tarih ve 24246 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği, ... ... Şebekeleri Enerji Kabloları Montaj (Uygulama) Usul ve Esasları (... (... ... A.Ş.), İstanbul'un Avrupa Yakası'nda ... hizmeti sunarken ... tarafından belirlenen teknik şartnamelere, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yönetmeliklerine ve Türk Standartları Enstitüsü (TSE) standartlarına uymakla yükümlüdür.) ışığında dosyada bulunan belgeler ile değerlendirilerek, tespitler yapılmıştır: Dosyadaki evrak ve belgeler incelendiğinde, davalı tarafından döşenmiş olan ve hasar meydana getirdiği iddia edilen davacıya ilişkin kabloların, hasardan önce yönetmeliğe göre döşenip döşenmediği, hasarın ne boyutta olduğu, hasar olduktan sonra ve hasarın davacı tarafından giderilmesinden önce yetkili bir birim tarafından tespitinin yapılmadığını, dosyadaki fotoğraflar hasara bir açıklık getirmemekte, ayrıca ne zaman ve kim tarafından çekildikleri de belli olmadığını, ... Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğünden gelen yazıda, hasarın meydana geldiği tarihte ... ... Anonim Şirketi’ne ait Altyapı Kazı Ruhsat iznine rastlanmamıştır, denmekte olduğunu, ilgili düzenlemeler, yukarıdaki tespitler ve dosyadaki belgelerin her birinin dikkatlice incelenmesi sonucunda aşağıdaki kanaat ve sonuca varıldığını, SONUÇ: Takdir tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; Yukarıda yapılan tespitler neticesinde; İstanbul ... ilçesi ... Mahallesi ... Cad. ... Sok. kesişimi adresinde, davacıya ait yeraltı güzergah ve F/O kablosunu 11.08.2024 tarihinde hasarlanması hususunda davalı kurum ...’ın teknik olarak kusurunun olduğunu söylemenin mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.Davacı tanığı ... beyanında; "Ben davacı şirkette 2020 yılından beri erişim teknikeri olarak çalışmaktayım, hasar tespit tutanağındaki imza bana aittir, arıza ekipleri kazıyı bildirdiklerinde ben kazı alanına gittim, gittiğimde orada ... ekipleri yoktu, bana ... tutanağı verildiğinde ve çevredeki vatandaşlardan duygumuz kadarıyla ben ... çalışanlarını yada ... tabelasını görmedim, hasar tespit tutanağından hasar tarihinin 11/08/2024 tutanak tarihinin ise 11/08/2024 olduğu doğrudur, tanıklık ücreti talebim vardır," beyanında bulunmuştur.İddia veya savunmanın haklılığı, bu olay ve hukuki işlemlerin varlığının ispatlanmasına bağlıdır.İspat hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde bir temel hak olarak garanti altına alınmıştır. Anayasal dayanağı olan ispat hakkını, usûl hukukunda taraflar, kanunda belirtilen süre ve usûle uygun olarak kullanırlar. Bu hak yalnızca kanunla sınırlanabilir.İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususuna ise ispat yükü denir.İspat yükü üzerine düşen taraf ispat etmesi gereken hususu ispat edemediği durumda ispatsızlık durumu söz konusu olacaktır. Hâkim bir husus ispatsız kalmış olsa dahi medeni yargılamada karar vermek durumundadır. TMK 6. Maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”Somut olayda, davacı tarafça davacıya ait yer altı kablosunun hasarlanmasıyla, hasarın davalı tarafından gerçekleştirildiği iddiasına dayalı olarak davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça icra takibine itiraz edildiği, haksız fiilin ve haksız fiilin davalı tarafça gerçekleştirildiği konusunda ispat yükünün davacı tarafta olduğu, ... Belediye Başkanlığına yazılan müzekkere cevabında dava konusu mahalde alt yapı kazı ruhsatının verilmediğinin belirtildiği, dinlenen tanığın beyanında davalı tarafın kazı yaptığını, çalışan ve tabela görmediğini beyan ettiği, tanığın görgüye dayalı bilgisi olmadığı gibi hasar tespit tutanağına göre kazı mahalline hasarın oluştuğu belirtilen tarihten üç gün sonra giderek tutanak tutulduğunun anlaşıldığı, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunda dosyadaki fotoğrafların hasara bir açıklık getirmemekte olduğunun ve ne zaman ve kim tarafından çekildikleri de belli olmadığı şeklinde tespit yapıldığı, böylece haksız fiilin davalı tarafça gerçekleştirildiği ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 615,40 TL harcın mahsubuyla bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 20.994,99 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine5-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,6-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine,7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair,6100 sayılı HMK'nun ilgili maddeleri gereğince dava değerinin istinaf/temyiz sınırının altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/09/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır