Davacı idarenin açtığı kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında bilirkişi raporundaki objektif değer artışı ile vekalet ücreti gibi hususlarda bölge adliye mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan ret kararının temyizi.
Özet: İdarenin kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili istemiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin taşınmazın kamulaştırma bedelini belirleyip tesciline karar vermesi üzerine davacı idare, net gelir metoduna göre yapılan değer tespitinde uygulanan objektif değer artışı oranı, emsal ürün seçimi ve idare lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi gibi hususlara itiraz ederek istinaf yoluna başvurmuş; Bölge Adliye Mahkemesi, aleyhe düzeltme yasağı ve AİHM kararları doğrultusunda idare lehine vekalet ücreti verilmemesini haklı bularak davacı idarenin istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, davacı idare de aynı gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur.

MAHKEMESİ
: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk DairesiSAYISI
: 2022/973 Esas, 2024/2987 KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2021/236 Esas, 2021/305 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 946 parsel sayılı taşınmazın 615,17 m²lik kısımının kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile tespit olunan kamulaştırma bedeline davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 01.07.2018 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalıya derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza net gelir metoduna göre değer biçilirken soyut ifadelerle % 50 oranında objektif değer artışı uygulanmasının doğru olmadığını, yüksek gelir getiren ürünlerin münavebeye esas alınmasının uygun olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi kabul edilmesi doğru ise de hesaplama yapılırken 2017 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin esas alınmasının doğru olmadığı, net gelir metoduna göre değer tespitinde kapitalizasyon faiz oranının % 4 alınıp objektif değer artış oranının % 50 olarak uygulanmasının yerinde olduğu, maliyet cetvelinde yer alan üretim giderlerinin, brüt gelirin %50'sine yakın olanlar için ekonomik tarım yapılabilmesi için Türkiye ortalamasına göre brüt gelirin 1/3'ünden fazla olamayacağı ve brüt gelirin 1/3'ünün de altında kalamayacağı dikkate alınarak yeniden yapılacak hesaplamanın, istinafa gelen davacı idare aleyhine olacağı, davalının istinaf talebi olmadığından aleyhe değerlendirme yapılamayacağı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ile 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.