Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, temyiz kesinlik sınırını aşmayan davaların reddi ve istinaf kararının esastan incelemesi.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf mahkemesince esastan reddedilmesinin ardından temyiz edilmesi üzerine, temyize konu bazı davalarda hüküm altına alınan miktarın kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle davalı idarenin bu kısımlara yönelik temyiz dilekçesi reddedilmiş; birleştirilen başka bir davada ise hem davalı idarenin hem de davacının temyiz başvuruları incelenmek üzere kabul edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/9596 E.  ,  2026/2542 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2025/561 Esas, 2025/1577 Karar
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Samsun 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2024/233 Esas, 2024/246 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dava ile birleştirilen 2024/27 Esas sayılı dava yönünden davaların kısmen kabulüne, birleştirilen 2023/1033 Esas sayılı dava yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili ile birleştirilen 2023/1033 Esas sayılı davada davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili ile birleştirilen 2023/1033 Esas sayılı davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre asıl dava ile birleştirilen 2024/27 Esas sayılı davada hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, işbu davalar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleştirilen 2023/1033 Esas sayılı dava yönünden davalı idare vekili ile davacı ... vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekilleri asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; davacıların hissedarı olduğu Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4 02... parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından park yapılmak suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl ve birleştirilen 2024/27 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, birleştirilen 2023/1033 Esas sayılı davanın kabulüne, el atma tazminat bedelinin asıl ve birleştirilen dava tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsili ile davacılara verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ile davalı idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ile davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza rayicinin altında değer biçildiğini, asıl alacağa uygulanan yasal faiz oranının, yargılama sürecinde gerçekleşen yüksek enflasyon karşısında davacının zararını karşılamayacağını, uygulanacak faiz oranının enflasyon oranından az olmaması gerektiğini, davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olup denetlenemediğini, rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını, değerlendirmeye esas alınan emsal taşınmaz satışının uygun olmadığını, dosyaya sunmuş olduğu emsal taşınmaz satışlarının değerlendirmede dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından fiilen el atılmadığını, harç ve vekâlet ücretinin nispi olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından park yapılmak suretiyle kamulaştırmasız el atıldığı dikkate alınarak arsa vasfı ile emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı ... vekili ile davalı idare vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ile davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza rayicinin altında değer biçildiğini, değerlendirmeye esas alınan emsal taşınmaz satışının uygun olmadığını, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, asıl alacağa uygulanan yasal faiz oranının, yargılama sürecinde gerçekleşen yüksek enflasyon karşısında davacının zararını karşılamayacağını, uygulanacak faiz oranının enflasyon oranından az olmaması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davalarda kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmaza davalı idarece 04.11.1983 tarihinden sonra park ve yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığının kabulü ile kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Eldeki davada taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atılmıştır. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası; "Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." şeklinde düzenlenmiştir. 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları; "09.10.19 56... .11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinde sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 nci ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden, harç ve vekâlet ücretinin nispi olarak belirlenmesi yerindedir.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin tüm, davacı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Birleştirilen 2023/1033 Esas sayılı dava 01.08.2023 tarihinden sonra açılmıştır. Islah dilekçesiyle davacı vekili alacağını enflasyon oranından az olmayacak faiz oranıyla tahsilini talep etmiştir. Bu durumda; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 46 ncı maddesinin son fıkrasındaki düzenleme uyarınca, herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanacağından, hüküm altına alınan tazminat bedeline kamu alacakları için öngörülen en yüksek faize hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı İdare Vekilinin Asıl Dava ile Birleştirilen 2024/27 Esas sayılı Davaya İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davacı ... Vekili ile Davalı İdare Vekilinin Birleştirilen 2023/1033 Esas sayılı Davaya İlişkin Temyizi Yönünden;
1. Davalı idare vekilinin tüm, davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (2) numaralı bendinin (a) harfli alt bendinde yer alan " yasal faizi " ibaresinin çıkarılarak yerine " kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizi " ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı ...'dan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.