Hazine adına kayıtlı orman dışı arazinin, zilyetlikle iktisap koşulları oluştuğu kabul edilerek, bozma ilamına uyularak mirasçılar adına tesciline dair tapu iptal ve tescil kararı.
Özet: Kadastro sonucu Hazine adına kaydedilen, ancak davacı tarafın uzun süreli zilyetliğinde olduğu iddia edilen taşınmazın tapu iptali ve mirasçılar adına tescili talepli davada, ilk derece mahkemesi, önceki bozma ilamına uyarak, taşınmazın belirli bir kısmının Hazine tapusunu iptal edip fındıklık vasfıyla davacı mirasçıları adına payları oranında tesciline hükmetmiştir. Yüksek mahkeme, bozmaya uyulmakla kazanılmış hakların oluştuğunu ve uygulanan hukuk kurallarında bir isabetsizlik bulunmadığını belirterek, davalı Hazinenin kararı bozma yönündeki temyiz itirazlarını reddedip, ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2023/665 E., 2024/124 K.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sonucunda, ... köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 1 34... parsel sayılı 9.590,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman kadastrosu sırasında 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu belirtilerek bahçe vasfıyla, beyanlar hanesine, ...'in zilyetliğinde olduğu yazılmak suretiyle Hazine adına tespit edildikten sonra,... Belediye Başkanlığı'nın tespite itirazı neticesinde Kadastro Mahkemesinin 08.04.1993 tarihli ve 1992/95 Esas, 1992/34 Karar sayılı kararıyla feragat nedeniyle davanın reddine dair kararının temyiz edilmeksizin 28.06.1993 tarihinde kesinleşmesi üzerine tapuya tescil edilmiştir.2. Davacı ... dava dilekçesinde özetle; ... köyü 1 34... parsel sayılı taşınmazın 1930 yılından beri babası ...'in kullanımında olduğunu, babasının 1978 yılında ölümü ile kardeşler arasında yapılan taksimle taşınmazın kendisine kaldığını, ancak 1992 yılında yapılan kadastro çalışmalarında Hazine adına tescil edildiğini, taşınmazın Hazine ile ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek, taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiş ve davacının yargılama sırasında vefat etmesi nedeniyle dava mirasçıları tarafından takip edilmiştir.II. CEVAP1. Davalı Hazine vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.2. Davalılar ..., ... ve ... cevap dilekçelerinde; dava konusu taşınmazın davacı ...'e ait olduğunu beyan etmişlerdir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 27.02.2019 tarihli ve 2017/146 Esas, 2019/66 Karar sayılı kararı ile, 1 34... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 2.027,66 m²lik kısmının davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile fındıklık vasıtasıyla davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 27.02.2019 tarihli ve 2017/146 Esas, 2019/66 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili, davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 14.06.2023 tarihli ve 2021/12310 Esas, 2023/3704 Karar sayılı ilamıyla; "08.07.2013 tarihli karar ile oluşan kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle, kabul kararı verilen (A) harfiyle gösterilen kısma ilişkin olarak ... mirasçıları adına hüküm tesisi gerekirken sadece ... adına tescil hükmü kurulmasının isabetsiz olduğu" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, ... Mahallesi 1 34... parsel sayılı taşınmazın 12.06.2017 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfiyle gösterilen 2.027,66 m²lik kısmının Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile fındıklık vasfıyla ... mirasçıları adına veraset ilamındaki payları oranında tesciline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde davacı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Bilindiği üzere, 6100 sayılı Kanun'un, “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesinde;“ (1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:a) Hükmü veren Mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, İlk Derece Mahkemesince çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, dava konusu vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” şeklinde düzenleme getirilmiştir.Bu kapsamda; İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın ... mirasçıları adına veraset ilamındaki payları oranında tesciline karar verilirken hükme esas alınan veraset ilamının bilgilerinin karara yazılmaması doğru olmamıştır.Ne var ki, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.V. KARARYukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazının, yukarıda (V.B.2) numaralı bentte yazılı nedenlerle ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendindeki “...... mirasçıları adına...” ibaresinden sonra gelmek üzere "...Hendek Sulh Hukuk Mahkemesinin 23.05.2000 tarihli ve 2000/259 Esas, 2000/352 Karar sayılı..." ibaresinin yazılmasına ve hükmün, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,1086 sayılı Kanun'un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.