Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında temyiz sınırı, imar planında trafo alanı olarak ayrılan taşınmazın değerlendirilmesi ve usul hükümleri.
Özet: Bu hukuki evrak, idare tarafından kamulaştırmasız el konulan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin karmaşık bir yargı sürecini ortaya koymaktadır; ilk derece mahkemesinde asıl davanın reddi ve birleştirilen davanın kısmen kabulünün ardından, bölge adliye mahkemesinin başvuruyu esastan reddetmesiyle dava temyize taşınmıştır. Yargıtayca yapılan ön incelemede, bir davacıya hükmedilen bedelin temyiz kesinlik sınırının altında kalması sebebiyle o kısma ilişkin temyiz dilekçesi reddedilirken, diğer davacılarla ilgili temyiz başvuruları usulüne uygun bulunarak esastan incelenmek üzere kabul edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/9586 E.  ,  2026/2541 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2025/149 Esas, 2025/1246 Karar
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2024/208 Esas, 2024/338 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ile birleştirilen davada davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın birleştirilen davada davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleştirilen davada davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı ... yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, işbu davacı yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin Davacılar ... ile ...'e ilişkin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; Çorum ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 34 25... parsel sayılı davacıların hissedarı olduğu taşınmazın bir kısmının davalı idare tarafından imar planında "trafo alanı" olarak ayrılması suretiyle kamulaştırma yapılmadan taşınmaza hukuken el atıldığını, davacıların mülkiyet hakkının kısıtlandığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Birleştirilen davada davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulü ile taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Genel Müdürlüğünden alınarak davacılara tapudaki payları oranında verilmesine, dava konusu taşınmazın davacılar adına olan tapu kaydının iptali ile davalı ... Genel Müdürlüğü adına kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza fiilen el atmanın söz konusu olmadığını, davalı idarenin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, trafo alanının 100,00 m²den fazla olamayacağını, hesaplamanın buna göre yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazdan düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, uyuşmazlığın idari yargıda çözümlenmesi gerektiğini, taşınmazın tamamının kamulaştırılmasına karar verilmesinin doğru olmadığını, davacılar lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, malik sıfatı bulunmayan davacıların davasının reddi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın imar planında bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere 269,35 m²lik kısmının trafo alanı olarak tahsis edildiği, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 10 uncu maddesi uyarınca 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının kesinleştiği tarihten itibaren makul süre içinde ayrılma amacına uygun olarak kamulaştırma görevinin yerine getirilmemesi ve malikin mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle taşınmazın bedelinin ödenmesi gerektiği, dava konusu taşınmaza davalı idarece hukuken el atıldığı, hukuki el atma nedeniyle açılacak tazminat davalarında adli yargının görevli olmasında, davanın esasına girilip hasım olarak davalı idarenin tespitinde, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak dava tarihi itibarıyla değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hukuki el atmaya ilişkin uyuşmazlıkta davacılar payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususa yönelen aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından eleştirilmekle yetinildiği gerekçesiyle davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın birleştirilen dava yönünden bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davalarda kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporundan, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, taşınmazın 31.10.2001 onay tarihli imar planında " Park ve Trafo Alanı" olarak ayrıldığı, taşınmazın trafo alanı olarak ayrılan 269,35 m²lik kısmının uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığı kabul edilip 2942 sayılı Kanun'un Ek 1 inci maddesindeki düzenleme de gözetilerek alınan rapora göre taşınmaz bedelinin davalı ... Genel Müdürlüğünden tahsiline karar verilmesi doğrudur.
3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
4. 18.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile "kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarına" ilişkin olarak 6100 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğinden davanın reddedilen kısmı yönünden davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gibi yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru değil ise de bu husus davacılar vekili tarafından açıkça temyiz edilmediğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
6. 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 1 inci maddesinde düzenlenen hukuki el atmaya ilişkin uyuşmazlıkta davacılar payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
7. Dava konusu 1.675,97 m² yüzölçümlü taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında " trafo alanı " olarak ayrılan 269,35 m²lik kısmına ilişkin olarak davacıların payı oranında tazminata hükmedildiği halde, infazda tereddüt yaratacak şekilde taşınmazın tamamındaki davacılar payının iptaline karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı ... Genel Müdürlüğü Vekilinin Davacı ...'a İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davalı ... Genel Müdürlüğü Vekilinin Davacılar ... ile ...'e İlişkin Temyizi Yönünden;
1. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının;
a) (3) numaralı bendinde yer alan " taşınmazda davacılar adına kayıtlı hisselerin " ibaresinin çıkarılarak yerine " taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "trafo alanı " olarak ayrılan 269,35 m²lik bölümünde davacıların payına isabet eden kısmının " ibaresinin yazılması,
b) (10) numaralı bendinde yer alan " 275.345,8 " sayısının çıkarılarak yerine " 17.900,00 " sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı ... Genel Müdürlüğünden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.