Mülkiyet hakkı kısıtlanan davacı tarafından imar planında eğitim tesisi alanı olarak ayrılan taşınmaz bedelinin kamulaştırmasız el atma sebebiyle tahsili davasının Yargıtay temyiz incelemesi.
Özet: İmar planında "zihinsel özürlüler eğitim tesis alanı" olarak belirlenmesi ve idarenin 5 yıllık kamulaştırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle hukuken el atılan taşınmazın bedelinin tahsili istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş; her iki tarafın itirazlarını inceleyen bölge adliye mahkemesi, taşınmaza hukuki el atıldığı ve bedel ödenmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurularını esastan reddederek ilk derece mahkemesi kararını onamış, bu karar şimdi taraflarca temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ
: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk DairesiSAYISI
: 2024/2606 Esas, 2025/1294 KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Samsun 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2022/744 Esas, 2024/274 KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 38 65... parsel sayılı davacının hissedarı olduğu taşınmazın davalı idare tarafından imar planında " Zihinsel Özürlüler Eğitim Tesis Alanı" olarak ayrılması suretiyle kamulaştırma yapılmadan taşınmaza hukuken el atıldığını, davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulü ile taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara tapudaki payları oranında verilmesine, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hüküm altına alınan tazminat bedelinin taşınmazın gerçek değerinin çok altında kaldığını, davacının mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanmadığını, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücreti takdir edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, davanın reddi gerektiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde fiilen bir el atma olmadığı gibi hukuken malikin kullanım hakkını kısıtlayacak bir el atmanın da söz konusu olmadığını, tazminat talep edilemeyeceğini, 5 yıllık süre dolmadan açılan davanın usulden reddi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu, rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre içinde açılmadığını, faiz başlangıç tarihi ve oranının kabul edilemeyeceğini, ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, tazminat miktarı belirlenirken taşınmazın el atma tarihindeki niteliğinin dikkate alınması gerektiğini, davalı idare aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, vekâlet ücretinin fazla hesaplandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın imar planında " Zihinsel Özürlüler Eğitim Tesis Alanı" olarak tahsis edildiği, ancak taşınmaza fiilen el atılmadığı, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 10 uncu maddesi uyarınca 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde ayrılma amacına uygun olarak kamulaştırma görevinin yerine getirilmemesi ve malikin mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle taşınmaz bedelinin ödenmesi gerektiği, buna göre eldeki davaya konu taşınmaza hukuken el atılmış olmakla davanın esasına girilmesinde, hasım olarak davalı idarenin tespitinde, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi suretiyle davacının hissesine karşılık hesaplanan tazminat miktarında ve hukuken el atılan dava konusu taşınmazda davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, davanın reddi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu, rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre içinde açılmadığını, ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, davalı idare aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, vekâlet ücretinin fazla hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporundan, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, taşınmazın 11.10.1996 onay tarihli imar planında " Zihinsel Özürlüler Eğitim Tesis Alanı" olarak ayrıldığı ve uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığı kabul edilip 2942 sayılı Kanun'un Ek 1 inci maddesindeki düzenleme de gözetilerek alınan rapora göre taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğrudur.3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik bulunmamaktadır.4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.5. 2942 sayılı Kanun'un kamulaştırma bedelinin tespiti esaslarını düzenleyen 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsa niteliğindeki taşınmaza değer biçilirken dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü, değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekmektedir.6. Buna karşın; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kıyasi emsal olarak incelenen 276,91 m²lik dava konusu taşınmaza göre çok küçük yüzölçümlü pay satışına dair 4 02... parsel sayılı taşınmaz değerlendirmeye esas alınarak dava konusu taşınmaza 20.09.2022 değerlendirme tarihi itibarıyla 5.850,36 TL/m2 değer biçildiği; öte taraftan dava konusu taşınmazın paydaşı tarafından aynı taleple açılan davada, Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/915 Esas, 2023/427 Karar sayılı kararı ile taşınmaza 22.11.2022 değerlendirme tarihi itibarıyla 8.055,00 TL/m2 değer biçildiği ve işbu kararın tarafların temyizi üzerine Dairemizin 2024/9842 Esas, 2025/7249 Karar sayılı kararı ile denetiminden geçerek onandığı dikkate alındığında, rapor inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli değildir.7. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığının ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak raporun sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,3. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.