Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında maktu vekalet ücreti uygulamasına ilişkin Yargıtay tarafından onanan bölge adliye mahkemesi kararı.
Özet: Kamulaştırmasız el atma iddiasıyla açılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, imar planında yol olarak ayrılması nedeniyle 1988den beri kısıtlılık bulunan ancak fiilen el atılmayan taşınmaz için ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararı, istinaf incelemesinde nispi vekalet ücreti yerine 7421 sayılı Kanun gereği maktu vekalet ücretine hükmedilmesi yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiş; temyiz incelemesinde ise Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, maktu vekalet ücreti takdirinin yerinde olduğu belirtilerek temyiz itirazlarının reddedilmesine karar verilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/6706 E.  ,  2026/2579 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2024/563 Esas, 2025/907 Karar
KARAR
: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2023/155 Esas, 2023/635 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 369 12... sayılı taşınmazın bir kısmının imar planında yol olarak ayrılmış olduğundan, kalanda değer azalışı da taktir edilmek suretiyle taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal taşınmazın doğru seçilmediğini, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, bedelin fahiş belirlendiğini, kullanım kararı bilinerek taşınmazın satın alındığını, değer azalışını kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazın imar parseli olmadığını, düzenleme ortaklık payı oranının % 45'e kadar tamamlanabileceğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1988 yılından beri devam eden kısıtlılık durumunun sorumlu idarece makul süre içinde giderilmediği anlaşıldığından, taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığının kabulünün yerinde olduğu, taşınmazın imar planında 17 metre genişliğinde imar yolu olarak ayrıldığı anlaşıldığından bu kısmın davalı ... sorumluluğunda kaldığı, taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edilip, emsal karşılaştırmasının uygun olduğu; ancak Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması nedeniyle, hukuk birliği ilkesi gözetilerek, davacı taraf lehine maktu vekâlet ücreti taktir edilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi yerinde olmadığından başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; değer azalışının % 50 olarak kabul edilmesi, kıyaslamada emsal taşınmazın ihale tarihinin esas alınması gerektiğini, vekâlet ücretinin nispi olarak verilmesi gerektiğini iileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek karararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza fiilen el atılmamıştır. 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.