Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin, davacı şirketin gizli ayıplı araç satışı iddiasıyla açtığı tazminat davasında ilk derece mahkemesi ret kararına yönelik istinaf incelemesi.
Özet: Bir şirket tarafından, satın aldığı aracın motorunda gizli ayıp bulunduğu iddiasıyla açılan tazminat davasında, davacı şirket bilirkişi raporuyla motorun ayıplı ve gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle onarım bedeli, araç değer kaybı ve araçtan mahrum kalma tazminatı talep ederken; davalı taraf, aracın sorunlarının satış öncesinde davacıya sözlü olarak bildirildiğini, davacının bu durumları bilerek aracı satın aldığını ve bu nedenle ayıbın gizli değil açık olduğunu, davacının bilerek satın aldığı sorunlu aracı kullanmaması için tır ile teslimat talep ettiğini savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 05/12/2024
NUMARASI
: ... Esas ... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI
: ......
VEKİLİ
: Av...
DAVALI
: ...
VEKİLLERİ
: Av... Av...
DAVA
: Tazminat
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ
: 15/09/2026
YAZIM TARİHİ
: 15/09/2026
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 05/12/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı 05.02.2023 tarihinde davalıya ait ...... plakalı ...... Marka 2012 model hususi araç için şirkete aracılık hizmetleri yapan ... aracılığıyla İstanbul ilinde şahit olarak bildirilen kişiler huzurunda karşılıklı pazarlık yaparak anlaşma sağlandığını, aracın teslimi konusunda da davalı pazarlık tarihinde aracı teslim edemediğini, yine şahitler huzurunda araç motorunda sıkıntı olduğunu, termostatını yaptıracağını ve antifiriz gibi her türlü bakımını yaptıracağını aracı sorunsuz teslim edeceğini aracı olan kişiye sözlü ifade ettiğini, daha sonrasında davacı şirkete aracılık faaliyeti yapan ...’ın eşine davalı tarafından araç devir vekaletnamesi gönderilerek davacı şirkete dava konusu gizli ayıplı aracın noter satışı ile 07.02.2023 tarihinde Konya ...Noterliği ile resmiyetle geçtiğini, gizli ayıplı dava konusu aracın davalı tarafça İstanbul ilinden 09.02.2023 tarihinde nakliye aracı olan TIR nitelikli araca teslim edildiğini ve 11.02.2023 tarihinde de Konya ilinde davacı şirkete aracı olan şahıs ... tarafından teslim alındığını, ...'ın dava konusu gizli ayıplı aracı teslim aldığı andan kısa bir mesafe gittikten sonra STOP ederek durması neticesinde aracın arıza uyarısı verdiğini, davacı şirket tarafından 15.02.2023 tarihli Konya ...Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarname ile ayıp ihbarında ve onarım bedelinin ödenmesi hususlarında ihtarname gönderildiğini, araçta ne sorun olduğunun mahkeme aracılığıyla tespitinin yapılması için sanayi de herhangi bir işlem yapılmadan Konya ....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş esas sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, alınan bilirkişi raporunda "aracın motorunun ayıplı ve gizli ayıplı olduğu"nun açık ve net olarak tespit edildiğini, aynı bilirkişi tarafından hatalı olarak gerek onarım fatura bedellerinin miktarı ve gerek hukuka aykırı olarak kıymet kazanç tenzili değerlendirmesi yapıldığını, rapora karşı itirazlarının tespit dosyasına sunulduğunu, öncelikli olarak davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkuller üzerine ve 3. kişilerde bulunan hak ve alacakları üzerine duruşma yapılmaksızın ihtiyati haciz kararı verilmesine, davanın kabulü ile davacı şirket tarafından gizli ayıp nedeniyle yaptırılan dava konusu aracın (tamir) onarım bedeli olarak şimdilik 9.500,00 TL tazminatın davalıdan ayıp ihtar tarihi olan 15.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline, araç değer kaybı olarak şimdilik 250,00 TL tazminatın davalıdan ayıp ihtar tarihi olan 15.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline, araçtan mahrum kalma tazminatı olarak 250,00 TL tazminatın davalıdan ayıp ihtar tarihi olan 15.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı taraf 03/04/2024 tarihli dilekçesiyle ayıp bedeli alacağını 39.805,61 TL artırarak 49.305,61 TL'ye; araçtan mahrum kalma tazminat alacağını 3.750,00 TL artırarak 4.000,00 TL'ye çıkarmıştır.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin, müvekkilinin şatışını yaptığı ...... plakalı ...... marka aracı satın almak için dava dışı ... vasıtasıyla müvekkili ile görüşmeye başladığını, davacı şirket adına hareket eden ... aracın tüm kaporta, mekanik ve motor incelemesini yaptığını, davacı taraf dava dilekçesinde her ne kadar aracın gizli ayıplı olduğunu beyan etmişse de yine dava dilekçesinde aracın satın alınması öncesinde araç motorunda sıkıntı olduğu, termostatının yaptırılacağı ve antfriz gibi her türlü bakımının yapılacağının sözlü olarak dava dışı ...'a söylendiğini beyan ettiğini, ayıbın gizlenme durumunun söz konusu olmadığını, aracın mevcut sorunlarının davacı tarafça bilinerek satın alındığını, davacı şirket aracın bu sorunlarını bildiği için aracın yolda kullanılmaması için tıra yüklenerek teslimini talep ettiğini, nakliye masraflarının da davacı şirketçe karşılandığını, davacının hiç bu durumdan haberdar olmamış gibi hareket ettiğini, ihtar çektiğini ve mahkemeden bilirkişi raporu aldığını, davacı taraf aracı tırdan teslim aldıktan sonra aracın bilinen sorunlarını gidermeden ve özellikle aracın kullandığı Konya ilinin kış ayı nedeniyle İstanbul'a nazaran daha soğuk olması sebebiyle hava şartlarına uygun şekilde antfriz bakımını yapmaması, aracın motor soğutma sıvı bölümüne iklim şartlarına uygun şekilde antfriz eklenmemesi ve aracın bu şekilde kullanılmaya başlanması sebebiyle motorda sorun meydana geldiğini, tüm bunların yanında davacının onarım bedeli olarak 55.842,54 TL'lik faturalar sunduğunu, bu faturaların aracın iddia edilen sorunları karşısında oldukça afaki ve abartılı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: İlk derece mahkemesince; "... dava dilekçesinde davacının, ...... plakalı aracın teslimi sırasında davalının ''araç motorunda sıkıntı olduğunu, termostatını yaptıracağını v e antifriz gibi her türlü bakımını yaptıracağını , aracı sorunsuz teslim edeceğini '' beyan ettiğini belirtmesinden, araçtaki motor sıkıntısının davacı tarafından bilindiğinin anlaşıldığı, davalının da cevap dilekçesinde araçtaki motor, antifriz, termostat sıkıntılarının davacı tarafından bilindiğini, beyan ettiği, Konya .... Noterliği'nin ... yevmiye 07/02/2023 tarihli araç satış sözleşmesinin incelenmesinde; ...... plakalı aracın 451.000,00 TL bedelle satıcı ... tarafından alıcı ......'ye satıldığı, 28/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda; aracın motorundaki toplam hasar miktarının 15/02/2023 ihtar tarihindeki bedelinin 54.662,54 TL olduğunun , 18/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda da davaya konu aracın 07/02/2023 satış tarihindeki ayıpsız halinin piyasa rayiç değerinin 5000.000,00 TL, ayıplı halinin 445.337,46 TL olduğunun beliritldiği anlaşılmakla, davacının dava konusu aracı satın alırken araçta bulunan ayıbı bildiği, bunu dava dilekçesinde beyan ettiği, bilirkişi raporunda dava konusu aracın satış tarihindeki değerinin 5000.000,00 TL olduğunun belirtildiği, davacının aracı 451.000,00 TL'ye satın aldığın, bu bedelin ayıplı olarak araç değerine yakın olduğu anlaşılmakla, halihazırda davacının söz konusu aracı ayıplı olarak daha uygun bir fiyata satın aldığı ve dava dilekçesindeki beyanlarından ve tanık beyanlarından ayıbın davacı tarafından bilindiği kanaatine varıldığı...." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerek tespit mahkemesince gerek yerel mahkemece alınan raporda söz konusu ayıbın gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından yaptırılan tamirat bedelinin faturalarla tespit edildiğini ve aracın motorundaki toplam hasar miktarının 54.662,54 TL olduğu, araç mahrumiyetinden kaynaklı 10 günlük zararın ise 4.000,00 TL olduğunun belirtildiğini, yerel mahkemece karşı taraf beyanları doğrultusunda müvekkil şirketin söz konusu arızayı bilerek satın aldığı ve bu nedenle bedel düşüklüğü olduğu şeklinde hukuka aykırı karar vermek suretiyle davanın reddine karar verildiğini, müvekkili şirketin dava konusu aracı ticari amaçla değil kullanma amacıyla satın aldığını, bu doğrultuda tüketici konumunda olduğunu, bu yönden mahkemece görev yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığını, ancak yemin hakkı hatırlatılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemece, özellikle Noter Satış Sözleşmesinde belirtilen satış bedelini dikkate almak suretiyle (gerçekte 530.000 TL satın alınmıştır) ve bilirkişi marifetiyle rayiç değer ve ayıplı hali değerlendirmesi yapmak suretiyle düşük noter satış bedelinin değerlendirmeye alınarak ayıbın müvekkili şirket tarafından bilindiği bu nedenle bu ayıbın bilinerek müvekkil şirket tarafından düşük bedelle satın alındığı değerlendirmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı satıcının açık ve net kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin ise tamamen iyi niyetli olduğunu, aracın termostadında sorun olduğu ve satıcının bu sorunu tamir ettirip kusursuz şekilde teslim edileceğini belirtmesi karşısında müvekkili şirketin bu iyi niyetli tavrının karşı tarafça kullanılmasına ve yerel mahkemece bu şekilde değerlendirme yapılmasına asla itibar edilemeyeceğini, karşı taraf cevap dilekçesinde ve hiç bir savunmasında araçtaki ayıbın bilinmesi nedeniyle piyasa değerinin altında ayıp nedeniyle bu bedele satış gerçekleştirilmiştir şeklinde herhangi bir savunmaları dahi bulunmamakta iken salt bedel düşüklüğünün ayıbı kabul ettikleri anlamına geldiği şeklindeki değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, tanıkların beyanlarının değerlendirmede dikkate alınmaması ve tanık beyanlarından salt araçta bulunan ayıbın bilindiği şeklinde değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, araç alım satım sözleşmesinde kararlaştırıldığı şekilde teslim edilip edilmediği hususunda tanık dinletildiği halde bu hususun hiçbir şekilde mahkemece dikkate alınmadığını beyanla kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava; taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu olan aracın ayıplı olduğu iddiasıyla tazminat istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Ticari satış ve mal değişimi başlıklı 6102 sayılı TTK. 23/1 maddesinde; özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde TBK. satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı buna göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı, diğer durumlarda, TBK. 223. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir.
6098 sayılı TBK. ayıba karşı tekeffülü düzenleyen 219. maddesine göre “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” düzenlemesi mevcuttur.
6098 sayılı TBK. 222. maddesinde ise; satıcının, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmayacağı, satıcının, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı düzenlenmiştir.
6098 sayılı TBK. 223/2 madde hükmünde ise alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
Aynı kanunun ayıp durumunda ise alıcının seçimlik hakları 227. maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre ''Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1.Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2.Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3.Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4.İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.''
6098 sayılı TBK'nun 231. maddesinde "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." hükümleri yer almaktadır.
Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğin davacının dava dilekçesinde aracın motorunda sıkıntı olduğunu beyan ettiği, söz konusu aracın İstanbul' dan Konya'ya tır ile geldiği, alınan bilirkişi raporuna göre söz konusu aracın ayıpsız bedelinin 500.000,00 TL, ayıplı halinin ise 445.337,46 TL , onarım bedelinin ise 54.662,54 TL olduğunun belirlendiği, tüm bu veriler birlikte değerlendirildiğinde davacının araçtaki ayıbı bildiğinin kabul edilmesi gerektiği, 6098 sayılı TBK. 222.maddesi gereğince satıcının alıcının bildiği ayıplardan sorumlu olmayacağı, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2- Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4- İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/09/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
...