Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kambiyo senedinden (çek) kaynaklanan menfi tespit davasında imza inkarı nedeniyle asıl çekin temin edilememesi üzerine bilirkişi incelemesinin yapılamamasına ilişkin süreç.
Özet: Bu menfi tespit davasında davacı, 96.500 TL bedelli bir çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ve borçlu olmadığını iddia ederek icra takibinin durdurulmasını ve iptalini talep ederken, davalı ise çekin ciro yoluyla kendisine geçtiğini ve imzanın davacıya ait olma ihtimalinin yüksek olduğunu savunmuş; ancak mahkemenin defalarca talep etmesine rağmen İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporlarında, fotokopi belgelerdeki riskler nedeniyle kesin bir imza incelemesi için zorunlu olan çek aslının bir türlü temin edilemediği, bu durumun incelemeyi olanaksız kıldığı belirtilmiştir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:... ...KATİP
:... ...DAVACI
:... - ... ...VEKİLLERİ
:DAVALI
:... - ... ...VEKİLİ
:DAVA
:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:KARAR TARİHİ
:GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
:Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı ... vekili dava dilekçesinden özetle; Çumra İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı başlatılan takibe dayanak yapılan ... Şubesinden verilme 30.03.2021 tarih ... seri numaralı 96.500 TL bedelli çekin üzerindeki imzanın davacıya ait olmaması ve ayrıca davalıya davacıya herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle, davacının borçlu olmadığının tespiti, tedbir karar verilerek icra takibinin durdurulmasını, iptali ve kötüniyetli davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinden özetle; Davalıya ciro edilen çekin icraya konulduğunu, davalı ile davacı arasında bir ticari ilişki olmadığını, davacı taraf çek keşidecisi olarak icra ceza mahkemesine verildiğini, alınan cezadan sonra istinaf mahkemesi kararı bozulduğu, bozma kararının gereği olarak iş bu dava açıldığını, dava öncesi taraf vekilleri görüştüğünü, davacı taraf Diyarbakır . İcra Hukuk Mahkemesinin ... davadaki bilirkişi raporu ve davacıya ait 22469 yevmiyeli imza beyannamesini gönderdiğini, yapılan incelemede imzanın davacıya ait olma ihtimalinin yüksek olduğu sonucuna varıldığını, zira mezkur çek muhatap bankaya ibraz edildiğinde muhatap bankanın imza uyuşmaması nedeni ile çeki yazmaması gibi bir durum olmadığını, davacı tarafın çek yaprağının kayıt olması veya bir menfi tespit davası açması gibi bir durum olmadığını, iş bu dosyada hayatın olağan akışına aykırı bir durum söz konusu olduğunu, iş bu davanın çözümü için ... Bankasına müzekkere yazılarak davacının ödenen veya ödenmeyen tüm çeklerinin asıllarının celbini talep ettiklerini, davalının taşımasından doğan zararın tahsili için iş bu davanın açılması zaruri olduğunu, davanın reddine karar verilmesini, her türlü masraf ve ücretin karşı tarafa tahmilinin arz ve talep etmektedir.Mahkememizin ara kararı gereğince İstanbul Adli Kurumu' ndan alınan 06/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; İnceleme konusu çek aslı/fotokopisi çıkmadığı, fotokopi belgeler, bilgisayar ortamında hazırlanmış belgeler, faks çıktısı ve karbon suret belgelerde bazı tanı unsurları kayba uğrayabileceği gibi bu tür belgelerin sair usullerle elde edilebilme olasılığının da bulunduğu; ayrıca belgeye imza, yazı ya da artefakt gibi harici unsurlar eklenebileceğinden fotokopi belgeler üzerinde inceleme yapılması sakıncalı olup genel olarak belge asılları üzerinde inceleme yapılmasının gerekli olduğundan; inceleme konusu belge aslının temini, ...'nun inceleme konusu belgenin düzenlenme tarihine yakın ve tercihen bu tarihten önce başka amaçlarla atmış olduğu bol ve samimi imzalarını içerir belgelerin; muhtarlıklar, noterler, bankalar, seçim kurulları, tapu ve vergi daireleri, nüfus müdürlükleri, evlendirme dairesi, dernekler ve vakıflar, vb. gibi çeşitli kurum ve kuruluşlardan temin edilerek mevcutlar ile birlikte kurumumuza gönderilmesinin gerektiği hususlarını bildirir şeklinde rapor düzenlendiğini,Mahkememizin ara kararı gereğince İstanbul Adli Kurumu' ndan alınan 24/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Fotokopi belgeler, bilgisayar ortamında hazırlanmış belgeler, faks çıktısı ve karbon suret belgelerde bazı tanı unsurları kayba uğrayabileceği gibi bu tür belgelerin sair usullerle elde edilebilme olasılığının da bulunduğu; ayrıca belgeye imza, yazı ya da artefakt gibi harici unsurlar eklenebileceğinden fotokopi belgeler üzerinde inceleme yapılması sakıncalı olup genel olarak belge asılları üzerinde inceleme yapılmasının gerekli olduğundan; inceleme konusu belgenin aslı temin edilerek, mevcutlar ve adli dosya ile birlikte kurumumuza gönderilmesinin gerektiği hususunu bildirir şeklinde rapor düzenlendiğini,Mahkememizin ara kararı gereğince İstanbul Adli Kurumu' ndan alınan 01/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Evvelce düzenlenmen 06/06/2024 ve 24/12/2025 tarihli, raporlarımızla inceleme konusu çek aslı temini istenilmiş olup, adli dosya içerisinde inceleme konusu çekin aslının gönderilmediği anlaşıldığı, fotokopi belgeler, bilgisayar ortamında hazırlanmış belgeler, faks çıktısı ve karbon suret belgelerde bazı tanı unsurları kayba uğrayabileceği gibi bu tür belgelerin sair usullerle elde edilebilme olasılığının da bulunduğu; ayrıca belgeye imza, yazı ya da artefakt gibi harici unsurlar eklenebileceğinden fotokopi belgeler üzerinde inceleme yapılması sakıncalı olup genel olarak belge asılları üzerinde inceleme yapılmasının gerekli olduğu, ilgi yazınız doğrultusunda mevcut belgelerde yapılan incelemede; inceleme konusu çek fotokopisinde keşideci imzası ile ...'nun mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'nun eli ürünü olmadığı hususlarını bildirir şeklinde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır.Bilirkişi raporlarının taraflara usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.Dava; Menfi Tespit davasıdır.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davalı aleyhine Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davası açmıştır.2004 sayılı İİK'nın 72. Maddesinde; "(Değişik: 18/2/1965-538/43 md.) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (1) (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. (1)Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.Davacı (borçlu) Lehine tazminata Hükmetmenin koşullarıa)Alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması: Borçlunun açtığı menfi tespit davasından önce veya dava sırasında, alacaklı tarafından borçluya karşı bir icra takibi yapılmışsa, menfi tespit davasının borçlu lehine sonuçlanması halinde, ayrıca borçlu lehine tazminata hükmedilemez.b) İcra takibinin hem “haksız” ve hem de “kötü niyetle” yapılmış olması: Bu tazminata ancak, alacaklının yaptığı takibin hem “haksız” ve hem de “kötü niyetle” yapılmış olması halinde hükmedilir. Başka bir deyişle, takibin sadece ”haksız” olması yeterli olmayıp, ayrıca “kötü niyetle” de yapılmış ve bu hususların davacı-borçlu tarafından ispat edilmiş olması gerekir.c) Davacı – borçlunun, lehine tazminata hükmedilmesini talep etmiş olması: Yukarıdaki iki koşul gerçekleştiğinde mahkeme kendiliğinden tazminata hükmetmez. Tazminata ancak, davacı – borçlunun bunu “talep etmiş” olması halinde hükmedilir. İcra takibinden sonra açılan olumsuz tespit davalarında, borçlunun, tazminat isteminin dava dilekçesinde bildirilmesi gerekir. Ancak, talep dava dilekçesinde bildirilmemişse “istemin genişletilmesi” itirazı ile karşılaşmadan, bu istemini daha sonra dava içinde de ileri sürebilir. (... Yargıtay Üyesi, İtirazın İptali, Menfi Tespit ve İstirdat, Tasarrufun İptali, İflas ve İflasın Ertelenmesi, Sıra Cetvelline İtiraz, 4. Baskı). Bilgileri de dikkate alındığında,Davaya konu olan Çumra İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında alacaklısının ...' ın, borçlularının ... , ..., ... olduğu toplam alacak miktarının106.871,77-TL olduğu görülmüştür.Mahkememizin ara kararı gereğince İstanbul Adli Kurumu' ndan alınan 01/04/2026 tarihli hükme esas alınan bilirkişi raporunda özetle; Evvelce düzenlenmen 06/06/2024 ve 24/12/2025 tarihli, raporlarımızla inceleme konusu çek aslı temini istenilmiş olup, adli dosya içerisinde inceleme konusu çekin aslının gönderilmediği anlaşıldığı, fotokopi belgeler, bilgisayar ortamında hazırlanmış belgeler, faks çıktısı ve karbon suret belgelerde bazı tanı unsurları kayba uğrayabileceği gibi bu tür belgelerin sair usullerle elde edilebilme olasılığının da bulunduğu; ayrıca belgeye imza, yazı ya da artefakt gibi harici unsurlar eklenebileceğinden fotokopi belgeler üzerinde inceleme yapılması sakıncalı olup genel olarak belge asılları üzerinde inceleme yapılmasının gerekli olduğu, ilgi yazınız doğrultusunda mevcut belgelerde yapılan incelemede; inceleme konusu çek fotokopisinde keşideci imzası ile ...'nun mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'nun eli ürünü olmadığı hususlarını bildirir şeklinde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır."Somut olayda; imza davacıya ait çıkmamıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu da denetlenebilir olduğu sonmuş ve kanaatina varılmıştır. Diğer taraftan davalı davaya konu çekteki ciro silsilesine bakıldığında iyi niyetli 3. Kişi konumundadır. Bu nedenle davacının kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir."TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, tarafların iddia-savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Davacının, davalı ... aleyhine açtığı menfi tespit davasının (sadece davacı yönünden) kabulü ile; Çumra İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından sadece davacı yönünden borçlu olmadığının tespitine, Şartları oluşmadığından tazminat taleplerinin reddine, dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE1-Davacının, davalı ... aleyhine açtığı menfi tespit davasının (sadece davacı yönünden) KABULÜ İLE; Çumra İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından sadece davacı yönünden BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,2-Şartları oluşmadığından tazminat taleplerinin REDDİNE,3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 6.591,92-TL harçtan dava başında yatırılan 1.647,98-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.943,94-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-Davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan ilk yargılama harcı olan 1.740,18-TL ile 10.663,70-TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 12.403,88-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,7-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.560,00-TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davalıdan alınarak Hazineye gelir KAYDINA,8-Davacılar tarafından dava başında yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2026Katip ... Hakim ...