Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari mısır satışından kaynaklanan 563.157,03 TLlik alacağın tahsili için icra takibine yapılan haksız itirazın iptali davası gerekçeli kararı.
Özet: Davacı şirket, Aralık 2020de davalıya teslim ettiği 350 ton mısıra karşılık kesilen 563.157,03 TL tutarındaki faturanın bedelini ödemeyen davalı hakkında başlattığı icra takibine yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu iddia ederek, söz konusu itirazın iptalini, takibin devamını ve borçlunun en az %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmektedir; zira davalı, mısırları eksiksiz teslim almasına ve faturaya itiraz etmemesine rağmen borcunu ödememiş, aksine daha önce de benzer nedenlerle hakkında yasal süreçler başlatılmış, borcu ödeme vaatlerine rağmen herhangi bir ödeme yapmamıştır.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:... ...KATİP
:... ...DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:... - ... ...VEKİLİ
:DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:KARAR TARİHİ
:GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
:Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Konya İcra Müdürlüğü ‘nün ... esas sayılı dosyası ile davalı borçlu hakkında genel haciz yoluyla ilamsız takip yapıldığını, Davalı 22/01/2021 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davacı şirket ile davalı arasında 2020 yılı Aralık ayının başında yaklaşık 350 ton mısır alımına dair ticari alışveriş yapılmış olup bu alışverişe dair 16/12/2020 tarihli fatura düzenlendiğini, bu alışverişe göre davacı şirket tarafından temin edilecek 350,650 ton mısıra karşılık 563.157,03 TL bedel davalı borçlu tarafından ödeneceğini, davacı ile davalı borçlunun anlaşması üzerine aralarında sözleşme kurulduğunu, bu anlaşma ile Şanlıurfa ilinde ikamet eden davacı şirket bünyesinde bulundurduğu yaklaşık 350 ton mısırı davalı borçlunun ikametgah adresi olan Konya iline sevk edeceğini, 14/12/2020 yılında 350 ton mısırın ... plakalı araç şoförü ... - mısır-37,900 kg, ... plakalı araç şoförü ... -39,200 kg,... plakalı araç şoförü ...-mısır-39,520 kg, ... plakalı araç şoförü ... -38,680 kg, ... plakalı araç şoförü ... -38,120 kg, ... plakalı araç şoförü ... -39,320 kg, ... plakalı araç şoförü ... -39,740 kg, ... plakalı araç şoförü ... -38,740 kg, ... plakalı araç şoförü ... -39,440 kg kamyonlara yüklemesi yapılıp bu mallar Konya iline sevk edileceğini, ertesi gün Konya iline varan sevk kamyonlarının malı tam, eksiksiz, anlaşıldığı gibi ve dosdoğru şekilde davalı borçluya teslim edilmesinden sonra aralarındaki bu anlaşma resmi olarak faturaya da yansımış olup ... numaralı fatura 16/12/2020 tarihli olarak düzenlendiğini, faturanın bir örneğinin davacı şirket ticari defterine işlenmesi ile birlikte diğer örneği ise davalı borçluya gönderildiğini, faturaya herhangi bir itiraz olmadığını, davalı borçlu tarafından faturada yazılı tüm hususlarda açık olarak anlaştıkları esasında zımnen de faturaya itiraz edilmeyerek davalı borçlunun borcu kabul edildiğini, davacı şirket tarafından yüklenilen edimin eksiksiz, kusursuz ve tam bir şekilde gerçekleştirilmesine rağmen davalı borçlu Aralık 2020 tarihinde gerçekleşen bu ticaretin bedeli olan 563.157,03 TL borcun tamamını halen ödemediğini, gönderilen fatura ve verilen mühletlere rağmen davalı tarafından yine de ödeme yapılmayınca iş bu fatura ile Konya . İcra Müdürlüğü’nde ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını fakat davalı kötü niyetli bir şekilde takibe itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu, davalı ile haricen yapılan görüşmede takipte haklı olunduğunu fakat kendisine mühlet verilmesini istediğini, hırsızlık ve dolandırıcılıktan kendisi hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu ve yine hakkında Konya . Asliye Ceza Mahkemesi’nde dolandırıcılık ve hırsızlık dosyası açılmış olup bu dosyanın alacaklıları tarafından açıldığını ve alacaklılara olan borcun ödenmesi ile şikayetten vazgeçilerek serbest bırakıldığını söylediğini, alacaklı şikayetçiler ile yapılan harici görüşmede davalının bu eylemini herkese karşı yaptığını en az 15 kişinin davalı aleyhine icra takibine giriştiğini belirtildiğini, davalının abisi ve babasının davacıya teminat vermek istemeleri üzerine, davacının borcun ödeneceğine olan inancı oluşmuşsa da gelinen bu noktada davacı hiçbir ödeme yapılmadığını, davalının ticari mal olarak kendisine verilen mısırı alıp onu ekip biçmesine rağmen borcunu bu süreye kadar ödemediğini, borcun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itiraz tamamen haksız ve kötü niyetli olup iptal edilerek takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, borçlu itirazında haksız olup kötü niyetli olduğunu, İcra takibine, davacının alacağına geç kavuşması ve icra takibini uzatmak gayesiyle itiraz ettiğini, alacak taraflar arasında düzenlenen fatura sebebiyle belirlenebilir(likit) bir alacak olduğunu, bu nedenlerle borçlunun haksız itirazının iptali ile takibin devamına, %20 den aşağı olmayacak icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinden işbu davayı açma gereği hasıl olduğunu, davalı borçlu yükümlülüklerini yerine getirmeyerek borcunu ödemediğini, İcra takibinin muaccel bir alacağa ilişkin olup borçlunun icra dosyasına yapmış olduğu itirazın zaman kazanmaya yönelik ve kötü niyetli olduğu açık olduğunu, davalı borçlunun ayrıca Konya . Asliye Ceza Mahkemesi’nde dolandırıcılık ve hırsızlık dosyası olup bu dosya alacaklıları tarafından açıldığını, davalının borcuna karşılık teminat altına alınmasını istediğimiz herhangi bir malvarlığını tasarrufundan çıkaracağına dair bu anlamda kuvvetli şüphe bulunduğunu, itiraz neticesinde takibin durduğunu, işbu itirazın iptali davası sonuçlanıncaya kadar borçlu hakkında işlem yapılamayacağından davacının telafisi güç zararı oluşacak ve teminat altına alınmamış alacağının tahsili imkanı kalmayacağını açıklanan bu nedenlerle, borçlunun her türlü menkul, gayrimenkul malları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının, banka hesaplarındaki mevduatlarının elden çıkarılmasının yüksek ihtimali sebebiyle ihtiyaten tedbir karar verilmesini talep ettiklerini, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile davalının her türlü menkul ve gayrimenkul mal ve alacaklarının, banka hesaplarının üzerinde ihtiyaten tedbir konulmasını, davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamını, davalı borçlunun %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; işbu davada mahkememizin görevli olmadığını, davacının iddia ettiği gibi bir satış ve teslimat bulunmdığını, takibe konu faturaya itiraz edildiğini, davalı şirkete Konya 16. Noterliği 006793 yevmiye numaralı yeni bir ihtarname daha gönderilmiş ve taraflar asındaki gerçek satış miktarı üzerinden fatura düzenlenmesi talep edildiğini, davacının davalı hakkındaki iddiaları asılsız olduğunu, davalının beraat ettiğini, davacı taraf davalıyı tehdit ettiğini, davalıya silahlı şahıslar gönderdiğini,tarafların ticari defterlleri bilirkişi marifetiyle incelenmesi gerektiğini, davacının davasının reddi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, davacı taraf aleyhine %20 'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmektedir.Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın mali müşavir uzman bilirkişi ... ' ye tevdii ile düzenlenen 18/07/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Davaya konu Davalı ... Ticari işletmesinin incelenen 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin (Yevmiye defteri, Kebir Defteri, Envanter defteri) VUK 220 ile 221. Maddesi ve 6102 sayılı yeni TTK. nun 64. madde hükümleri uyarınca tasdiklerinin süresinde yapıldığı, ticari defterlerinin 213 sayılı VUK ile 6102 sayılı TTK. nun 65. maddesi ve diğer ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tanzim edildiği, incelenen ticari defterlerin kendi içerisinde birbirini teyit eder nitelikte olduğu ve sahibi lehine delil teşkil etme özelliğinin bulunduğu, Davalı ...'ın kanuni defterlerinin üzerinde yapılan incelemelerde kayıt nizamı açısından bir olağanüstülük ve usulsüzlük tespit edilmediği, Davalı ...'ın 2020 yılına ait kanuni defterlerinin üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; Davacı ... Tic. Ltd. Şti. firması tarafından tanzim edildiği beyan edilen 16.12.2020 tarihli ... numaralı 563.157,03-TL bedelli faturanın, kayıtlar arasında tespit edilemediği, Davalı ...'ın 2021 yılına ait kanuni defterlerinin üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; Davacı ... Tic. Ltd. Şti. firması tarafından tanzim edildiği beyan edilen 16.12.2020 tarihli ... numaralı 563.157,03-TL bedelli faturanın, kayıtlar arasında tespit edilemediği, Davalı ...'ın 2020 yılına ait kanuni defterlerinin üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; Davalı ...'ın ... Bankası Hesabından Davalı Şirket hesabına yapılmış olarak kaydedilen banka ödemelerinin toplamının, 274.905,00-TL olduğu, bu tutarın kanuni defterlerde ... isimli Verilen Sipariş Avansları Hesabına kaydedildiği, hesabın 2021 yılına bu bakiyeyle devrettiği, Davalı ...'ın 2021 yılına ait kanuni defterlerinin üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; ... isimli (Verilen Sipariş Avansları) hesabının 274.905,00-TL bakiye ile Kapanış fişinde 2022 yılına devrettiği, Davalı ...'ın 2021 yılına ait kanuni defterlerinin üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; dava dosyasında belge olarak sunulan ... Tic. Ltd. Şti. firmasına ait 14.12.2020 tarihli 9 adet Sevk İrsaliyeleriyle ilgili olarak, herhangi bir kayda rastlanmadığı, Davalı ...'ın 2020 yılı 2020/Aralık Dönemine ait FORM BA ve FORM BS formlarının incelenmesinde, Davacı ... firması ile ilgili olarak bu dönemde yapılan ticari alışveriş ve tutarı bilgisine rastlanmadığı şeklinde bilirkişi raporu düzenlendiği anlaşılmıştır.Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiştir.Dosyanın 24/12/2025 tarihinde başvuruya bırakıldığı, davacı vekilinin 04/03/2026 tarihinde yenileme talebinde bulunduğu, yenileme harcı ve peşin harcı yatırdığı anlaşılmıştır.Dava; "İtirazın İptali" davasıdır.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde: Davacı vekili, davalı aleyhine İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davası açmıştır.Yargıtay . HD'nin ... Esas, ... Karar sayılı 17/01/2013 tarihli ilamı (özü; dava konusu alacak faturaya dayalı cari hesap alacağı olup, LİKİT (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir...)Konu ile alakalı olarak;İcra İnkar Tazminatı;İtirazın iptali davasında, borçlunun itirazsında haksız olduğu mahkemece tespit edilir ise, borçlu hükmolunan borç miktarının yüzde yirmisinden aşağı olmayacak şekilde tazminata mahkum edilir. Buna "icra inkar tazminatı" denirİcra İnkar Tazminatı Şartları;1-Geçerli bir ilamsız genel icra takibi olmalıdır.2-Borçlu yedi günlük süre içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalıdır.3-Bir yıl içinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunmalıdır.4-Talep Şartı.5-İtirazın kötü niyetle yapılmış olması (itirazın haksızlığına karar verilen borçlunun iyi niyetle ya da kötü niyetle itiraz etmiş olmasına bakılmaz. Ancak ödeme emrine itiraz eden borçlunun velisi, vasisi, kayyımı veya mirasçısı ise bu halde borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için, bu kimselerin ödeme emrine kötü niyetle itiraz ettiklerinin ispat edilmiş olması gerekir. )6-Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi (mahkeme, itirazın iptali davası hakkında yaptığı inceleme sonucunda, borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar vermesi gerekir, haksızlık itirazın yapıldığı tarihe göre belirlenir)7-Alacak (takip konusu alacağın miktarı bellidir. Yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını belirlemek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinebilecek durumdadır. Alacağın gerçek miktarını tespit etmek için alacaklı ve borçlunun anlaşmalarının veya böyle bir anlaşma olması bir mahkeme kararına gerek yoktur. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda ise alacak likit olacaktır... Alacakların var olup olmadığı, hangi miktar alacağın var olduğu, tarafların anlaşması ya da mahkeme kararını gerekli kıldığından... Açılan itirazın iptali davasında davacının davayı kazanması halinde dahi borçlu icra inkar tazminatına mahkum edilemez. )Yargıtay Üyesi ... (İtirazın İptali Menfi Tespit Ve İstirdat Tasarrufun İptali, İflas Ve İflasın Ertelenmesi, Sıra Cetveline İtiraz Davaları Genişletilmiş 4. Baskı Kitabı ,Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın mali müşavir uzman bilirkişi ... ' ye tevdii ile düzenlenen 18/07/2025 tarihli hükme esas alınan bilirkişi raporundan özetle; Davaya konu Davalı ... Ticari işletmesinin incelenen 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin (Yevmiye defteri, Kebir Defteri, Envanter defteri) VUK 220 ile 221. Maddesi ve 6102 sayılı yeni TTK. nun 64. madde hükümleri uyarınca tasdiklerinin süresinde yapıldığı, ticari defterlerinin 213 sayılı VUK ile 6102 sayılı TTK. nun 65. maddesi ve diğer ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tanzim edildiği, incelenen ticari defterlerin kendi içerisinde birbirini teyit eder nitelikte olduğu ve sahibi lehine delil teşkil etme özelliğinin bulunduğu, Davalı ...'ın kanuni defterlerinin üzerinde yapılan incelemelerde kayıt nizamı açısından bir olağanüstülük ve usulsüzlük tespit edilmediği, Davalı ...'ın 2020 yılına ait kanuni defterlerinin üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; Davacı ... Tic. Ltd. Şti. firması tarafından tanzim edildiği beyan edilen 16.12.2020 tarihli ... numaralı 563.157,03-TL bedelli faturanın, kayıtlar arasında tespit edilemediği, Davalı ...'ın 2021 yılına ait kanuni defterlerinin üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; Davacı ... Tic. Ltd. Şti. firması tarafından tanzim edildiği beyan edilen 16.12.2020 tarihli ... numaralı 563.157,03-TL bedelli faturanın, kayıtlar arasında tespit edilemediği, Davalı ...'ın 2020 yılına ait kanuni defterlerinin üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; Davalı ...'ın ... Bankası Hesabından Davalı Şirket hesabına yapılmış olarak kaydedilen banka ödemelerinin toplamının, 274.905,00-TL olduğu, bu tutarın kanuni defterlerde ... isimli Verilen Sipariş Avansları Hesabına kaydedildiği, hesabın 2021 yılına bu bakiyeyle devrettiği, Davalı ...'ın 2021 yılına ait kanuni defterlerinin üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; ... isimli (Verilen Sipariş Avansları) hesabının 274.905,00-TL bakiye ile Kapanış fişinde 2022 yılına devrettiği, Davalı ...'ın 2021 yılına ait kanuni defterlerinin üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; dava dosyasında belge olarak sunulan ... Tic. Ltd. Şti. firmasına ait 14.12.2020 tarihli 9 adet Sevk İrsaliyeleriyle ilgili olarak, herhangi bir kayda rastlanmadığı, Davalı ...'ın 2020 yılı 2020/Aralık Dönemine ait FORM BA ve FORM BS formlarının incelenmesinde, Davacı ... firması ile ilgili olarak bu dönemde yapılan ticari alışveriş ve tutarı bilgisine rastlanmadığı şeklinde bilirkişi raporu düzenlendiği,HMK 190. MADDESİ1-İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.2-Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.TMK MADDE 6Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." şeklinde düzenlenemeler yapıldığı,İİK'nin 67/2. Maddesinde "... Takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine her iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red olunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminata mahkum edilir." hükmü gereğince, itirazın iptali davasının alacaklı aleyhine sonuçlanması halinde borçlu lehine tazminata hükmedilecektir. Ancak bu tazminata hükmedilebilmesi için bazı şartların gerçekleşmesi gerekir.Kötü Niyet Tazminatının Şartları;A)Alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunması;B)Dava, davalı-borçlu lehine sonuçlanmalıdır;C) Davacı, takibinde haksız ve kötü niyetli olmalıdır; ( İtirazın iptali davasının reddi halinde, talep eden borçlu lehine tazminata hüküm verilebilmesi için, icra takibinin haksızlığı yanında, ayrıca kötü niyetli olduğunun da kanıtlanması gerekir... (. HD. 21/06/2006 T. ... )) Borçlu lehine tazminata hükmedebilmek için alacaklının takibinin haksız olması yeterli değildir. Davacı- alacaklının takibe geçmede ve itirazın iptali davası açıp yürütmekte kötü niyetli olduğunun kanıtlanması gerekir.Alacaklının kötü niyetli olduğunu davalı borçlu ispat etmelidir. Davalı, davacı/alacaklının, takip ve dava konusu alacağın hiç doğmadığını veya sona erdiğini bilmesine ya da bilebilecek durumda olmasına rağmen takip başlatıldığı ve dava açtığını ispatlamalıdır.D)Davalı-Borçlu, talepte bulunmalıdır; borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için borçlunun tazminat talebinde bulunması gerekir. Davalı- borçlu bu talebini cevap veya cevaba cevap dilekçesinde ileri sürmek zorundadır. (HMK. M. 141) ( Yargıtay Üyesi ... ; İtirazın İptali, Menfi Tespit ve İstirdat, Tasarrufun İptali, İflas ve İflasın Ertelenmesi, Sıra Cetveline İtiraz Davaları, Genişletilmiş 4. Baskı)"Somut olayda; dava konusu fatura davalının, ticari defterlerinde kayıtlı değildir. Dava konusu emtialar, davalıya teslim edildiğine ilişkin bilgi- belgeler yoktur. Sadece taşıyıcıya teslim edildiğine ilişkin belge ibraz edilmiştir. Diğer taraftan davacıya yemin delili hatırlatılmıştır. Davacı vekili duruşmada beyanda bulunmamakla, yemin delilinden imtina etmiştir. Davalı, davacının kötüniyetli olduğunu ispat edememiştir. "TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,Somut olayımızda;Tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia-savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, ticari defterlerinin birbirini teyit etmediği, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Davacının, davasının reddine, Davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine, dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE1-Davacının, davasının REDDİNE,2-Davalının kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 21.569,02-TL harçtan dava başında yatırılan 5.392,25-TL peşin harcı, yenileme harcı 732,00-TL ve yenilenme sonrası yeniden yatırılan 5.392,25-TL peşin harcın toplamı olan 11.516,50-TL mahsubu ile bakiye 10.052,52-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 50.520,32-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,7-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin 6325 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA8-Tarafların depo edilip kullanılmayan gider avansının bulunması halinde karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE,Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2026Katip ... Hakim ...