Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanık hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından yapılan temyiz başvurularını usul ve esastan reddederek bölge adliye mahkemesi kararını onadı.
Özet: Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından hükmedilen cezaların miktarı nedeniyle temyiz edilemez nitelikte olduğu, hırsızlık suçundan sanığın temyizinin gerekçe belirtilmemesi sebebiyle usulden reddedildiği, sanık müdafiinin ise bilirkişi raporu, eksik delil toplama ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gibi hukuki gerekçelerle yaptığı hırsızlık suçu temyiz başvurusunun, bölge adliye mahkemesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan esastan reddedilerek ilk derece mahkemesinin hükmünün onandığı belirtilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2026/7737 E.  ,  2026/10888 K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI
    : 2026/398 E., 2026/459 K.
    SUÇLAR
    : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
    HÜKÜMLER
    : İstinaf başvurusunun esastan reddine
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Ret, onama
    I- Sanık ve müdafiinin, sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
    İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 17.02.2026 tarihli ve 2026/398 Esas, 2026/459 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
    Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
    II- Sanığın, hakkında, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
    İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 17.02.2026 tarihli ve 2026/398 Esas, 2026/459 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararında ve kararın sanığa cezaevinde tebliğine dair tebliğ - tebellüğ belgesinde, temyizin gerekçeli yapılması gerektiği, aksi takdirde talebin reddedileceğine dair ihtaratın bulunduğu da nazara alındığında, hırsızlık suçundan verilen karar sanık tarafından temyiz edilirken herhangi bir gerekçe gösterilmediğinden sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
    III- Sanık müdafiinin, sanık hakkında, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
    İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin bilirkişi raporu uyarınca sanığın beraat etmesi gerektiği, yargılamanın her aşamasında suçu kabul etmeyen sanık lehine delil toplanmadığı, sanığın pişman olduğuna ilişkin beyanlarının dikkate alınmadığı, kuvvetli suç şüphesinin bulunduğuna dair delil bulunmamasına rağmen sanığın sabıkalı geçmişi göz önüne alınarak, pişmanlığının değerlendirilmediği, cezaların şahsiliği ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilmeksizin hüküm kurulduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
    Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 44. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.