Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, eser sözleşmesinden kaynaklanan araçların geç teslimi ve arızaları nedeniyle talep edilen cezai şart ile ticari zarar tazminatı davasındaki istinaf başvurusunun esastan reddine hükmetti.
Özet: Davacılar, davalıdan eser sözleşmesi kapsamında satın aldıkları araçların geç ve ayıplı teslim edilmesi nedeniyle belediye ile yaptıkları hizmet alım ihale sözleşmesinin feshedilerek ticari zarara uğradıklarını ileri sürerek cezai şart ve tazminat talep etmiş; davalı ise gecikmenin davacıların peşinatı zamanında ödememesi ve Covid-19 pandemisinden kaynaklanan mücbir sebeplerle oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiş; ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi üzerine davacılar vekilinin istinaf başvurusu da esastan reddedilerek ilk derece mahkemesi kararı hukuka uygun bulunmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1013 - 2026/818

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)
ESAS NO
: 2025/1013
KARAR NO
: 2026/818
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
:
ÜYE
:
ÜYE
:
KATİP
:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 12/09/2022
NUMARASI
: 2021/569 Esas - 2022/572 Karar
DAVACILAR
: 1-
ADRES
:
2-
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVANIN KONUSU
: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat
KARAR TARİHİ
: 17/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 21/09/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA
:
Davacılar vekili; müvekkilleri şirketin, ....Belediyesi'nin "... Kiralanması Hizmet Alım İşi" ni
2019/692539 İhale numarası ile 18.03.2020 tarihinde yüklendiğini, müvekkili şirketin hizmet alım işinde kullanılmak üzere, davalı şirketten 5 adet Semi Treyler
ve 2 adet Üst Yapılı (Tabanı Kayarlı) Kamyon satın aldığını, davalı şirketten
bu araçları satın alırken, aralarında 12.03.2020 tarihinde alım-satım sözleşmesi imzalanmış ve
yine sözleşmede araçların teslim tarihi olarak 05.04.2020 olarak belirlendiğini ancak davalı şirket, satın alınan araçlardan 2 adet Semi Treyler'i 13 gün, 3 adet Semi
Treyler'i 16 gün ve 2 adet Üst Yapılı (Tabanı Kayarlı) Kamyonu ise 48 gün gecikmeli olarak
teslim ettiğini, ayrıca satın alınan araçlar geç teslim edildiği gibi teslim edildikten sonra da
araçlarda devamlı arızalar çıktığını, davacı şirkete, araçları kullanacağı hizmet alım ihale sözleşmesi gereğince, günlük
çalışmayan her araç için ihale makamı olan ...Belediyesi tarafından cezalar kesilmiş ve
kesilen bu cezalar ihale bedelinin % 30'unu aştığından ihale feshedildiği gibi, müvekkil şirket
tarafından ihale teminat bedeli olarak sunulan 222.500,00 TL'de gelir olarak kaydedilmiş
olduğunu, tarafların düzenledikleri sözleşmenin 4. ve 9. Maddesi
gereğince, geç teslim edilen her araç için günlük %3 cezai şart alacağı ve ayrıca araçların devamlı arıza çıkarması nedeniyle uğramış olduğu ticari zararın tazmini için gerek sözlü
gerekse de yazılı olarak talepte bulunmuş ancak bu taleplerinin karşılanmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla
100.000,00 TL cezai şart alacağı ve 100.000,00 TL uğranılan ticari zarar olmak üzere toplamda
200.000,00 TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:
Davalı vekili; davacı tarafından İkt Treylere 5 adet içten sıkıştırmalı çöp transfer aracı ve 2 adet
kamyon üstüne kayar taban çöp taşıma aracı sipariş edilmiş ve bu siparişler için 12.03.2020
tarihli sözleşmenin imzalanmış olduğunu fakat sözleşmenin 7. Maddesinde düzenlendiği üzere; davacı ...
tarafından 12.03.2020 tarihinde ödenmesi gereken 260.000 TL'lik peşinat zamanında
ödenmemiş, 80.000 TL.’lik kısmı 22 gün gecikmeli olarak 03.04.2020 tarihinde; 80.000 TL.’lik
kısmı 25 gün gecikmeli olarak 06.04.2020 tarihinde müvekkili şirketin... hesabına
gönderilmiş olduğunu, kalan 100.000 TL’lik kısmı halihazırda ödenmemiş olmasına rağmen,
davacı yana, ürünlerinin tamamının teslim edilmiş olduğunu,
davacı yanca, müvekkili şirkete peşinatın zamanında ödenmemesi, üretim için gerekli olan malzeme tedariğinde aksamalara sebep olmuş ve üretimlerinin geç başlamasına buna bağlı
olarak da üretimin geç bitmesine neden olduğunu, ayrıca sözleşme imzalandıktan sonra tüm dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan ve
mücbir sebep kabul edilen ve sayılan coronavirüs salgın hastalığı ile mücadele sürecinde
uygulanan sokağa çıkma yasakları müvekkilinin malzeme tedarikini ve imalatı sekteye
uğrattığını,
davacı yanın ifade etmiş olduğu ürünlerin gecikme sürelerinin, gerçeklerle örtüşmediğini,
müvekkili şirket tarafından teslim etmiş olan faturalardan da anlaşılacağı üzere
08.04.2020 tarihinde 1 adet çöp treyleri, 13.04.2020 tarihinde 4 adet çöp treyleri,
28.04.2020 tarihinde 2 adet kayar taban araçların üretimleri tamamlanmış ve Deneyim
Mühendislik Ltd.Şti. firmasına teslim edilmek üzere müvekkilin fabrikası parkına çekildiğini,
araçların üretimlerinin tamamlandığı bilgisinin telefonla bildirilmiş olduğunu,
imalat sürecindeki gecikmenin peşinatın zamanında ödenmemiş olması ve mücbir sebep kabul edilen pandemi sürecinde uygulanan sokağa çıkma yasağından kaynaklandığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla söz konusu sözleşmede cezai şartın
uygulanabilirliğinin bulunmadığı,
sayın mahkeme tarafından da takdir edileceği üzere, cezai şartın kabulü ve
uygulanabilirliği için; sözleşmede tereddüte mahal vermeyecek şekilde açık ve sarih olarak
belirlenmesinin gerektiği, gerekmektedir ve fakat sözleşmenin tetkik edilmesiyle anlaşılacağı
üzere, eldeki sözleşmede cezai şartın ne kadar olduğu tereddüte mahal vermeyecek şekilde
anlaşılamadığını, bununla da kalmayıp, 4. Maddede, tamamlanmayan bir cümle ile "ortalama
% 3 ..." denmiş, madde 9'da ise, "... Her gün için %3 cezai işlem uygulanmasını..." denmiş
olduğunu, cezai şart düzenleyen iki maddenin birbiriyle örtüşmediğini, % 3 cezai şart
uygulanacağı ifade edilmekle, hangi meblağa hangi şart ve tarihlerle ödeneceğinin
belirtilmemiş olduğunu, davacı yanın edimini yerine getirmemesi sebebi ile, dava konusu talepleri bakımından,
temerrüt ve muacceliyetten bahsetmenin mümkün olmayacağını, yine, asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla, talep edilen alacak oranları ve
miktarlarının aşırı fahiş olduğunu, davacının iddialarının aksine, davacı yanın müvekkili şirkete borçlu olduğunu, davacı tarafın, eldeki davaya konu taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği
edimlerini yerine getirmediğinden bahisle, tarafımızca eldeki davanın davacısı aleyhine
Diyarbakır İcra Müdürlüğü 2021/48665 E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış
olmakla, davacı tarafça işbu icra dosyasına haksız olarak itiraz edilmiş ve dosyanın
arabuluculuk aşamasında olduğunu savunarak, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, yargılama
giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava, taraflar arasındaki araç satış sözleşmesi kapsamında, araçların geç teslim edilmesi nedeni ile davacının uğradığı ileri sürülen zararın ve gecikme tazminatı talebinin tahsili amaçlı açılan tazminat talebine ilişkindir.
Davacı eldeki dava ile; dava dışı ....Belediyesi'nin "Katı Atığın (Çöp) Nakli İçin Çekici... Kiralanması Hizmet Alım İşi"ne ilişkin olarak açılan ihalede işin kendisi tarafından yüklenildiğini, bu iş kapsamında kullanılmak üzere davalıdan araçlar satın aldığını ancak araçların geç teslim edilmesi ile teslim edilen araçların sürekli arızalanması nedeni ile yüklenicisi olduğu ihalenin feshedildiğini, müvekkil şirket
tarafından ihale teminat bedeli olarak sunulan 222.500,00 TL'nin gelir olarak kaydedilmiş
olduğunu, bu nedenle ticari olarak zarara uğradığını, davalı ile aralarındaki sözleşme uyarınca geç teslim nedeni ile gecikme cezası alacağı doğduğunu ileri sürerek
100.000,00 TL cezai şart alacağı ve 100.000,00 TL uğranılan ticari zarar olmak üzere toplamda
200.000,00 TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış , bilirkişiden rapor alınmıştır.
Mahkememizce davacı ile dava dışı Belediye arasında düzenlenen sözleşme örneği dosya içerisine kazandırılmış, sözleşme örneğine göre; dava dışı ....Belediyesi Çevre Koruma Ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ile ...Ortaklığı arasında 18.03.2020 tarihli sözleşme imzalanmış olduğu, sözleşmenin 09.07.2021 tarihinde feshedildiği anlaşılmıştır.
Davacı şirketin, dava dışı ...B.Belediyesi ile imzalanan sözleşmeyi adi ortaklık üyesi olarak imzalamış (dava dışı ... Ltd. Şti diğer ortak) olması nedeni ile uğranılan ticari zarara ilişkin (Adi ortaklık adına verilen Teminat mektubunun irat kaydedilmesinden kaynaklanan) talebi bakımından diğer ortağı davaya dahil etmesi için davacı vekiline kesin süre verilmiş davacı vekilince dava dışı firma adına vekalet sunulması üzerine taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamaya devam olunmuştur.
Dava dosyası, tarafların dosyaya sunmuş olduğu belgeler, ....Belediye Başkanlığının ihaleyle ilgili göndermiş olduğu CD de kayıtlı belgeler, ticari defter kayıtları, davalı taraf ticari defter ve belgelerine göre;
Davacının gecikme tazminatı talebi bakımından yapılan değerlendirmede;
Davacı ile davalı arasında imzalanmış 16.03.2020 tarihli sözleşmede araçların eksik teslim edilmemesi halinde “her gün için %3 cezai işlem uygulamasında bulunulacağı düzenlemesi mevcut olup, buna göre kararlaştırılan ceza-i şartın ifaya ekli ceza niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. İfaya ekli ceza, sözleşme ile üstlenilen edimin belirlenen zamanda tamamlanıp teslim edilmemesi veya sözleşmede kararlaştırılan koşullarla edimin yapılmamış olması halinde ödenmesi kabul edilen cezadır. Edimin yüklenici tarafından sözleşme süresinden sonra gecikmeli olarak yapılması üzerine ifaya ekli cezai şartın istenebilmesi için Yasa'nın hükmünde açıkça belirtildiği üzere, teslim sırasında iş sahibinin cezai şart hakkını saklı tuttuğunu bildirmesi ve sözleşmeden dönülmemiş olması gerekir. İhtirazi kayıt beyan edilmeden edimin alınması, teslimi, ceza hakkından vazgeçilmesi niteliğindedir. (Yargıtay 11H.D 06.07.2017 Tarih, 2016/1646 E. 2017/4085 K.) bu belirlemeye göre taraflarca kararlaştırılan ceza-i şartın ifaya ekli ceza-i şart niteliğinde olduğu, davacının ihtirazi kayıt olmaksızın ifayı kabul ettiği gibi, bilirkişi raporunda yer alan belirlemeye göre de, kendi edimini ( sözleşme uyarınca kararlaştırılan ve ödenmesi gereken peşinatın) süresinden sonra 06.04.2020 tarihinde yerine getirmiş olduğu, davacının davalı firmadan ceza-i şart talebinde bulunamayacağı anlaşılmakla, bu yöne ilşkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının uğradığını ileri sürdüğü ticari zarar talebi bakımından yapılan değerlendirmede; Davacı vekilince, dava dışı Belediye ile davacı firma arasındaki sözleşme uyarınca ve bu sözleşme kapsamında kullanılmak üzere davalıdan araçlar satın alındığı ancak teslim edilen araçların sürekli arızalanması nedeni ile yüklenicisi olduğu ihalenin feshedildiği, müvekkil şirket
tarafından ihale teminat bedeli olarak sunulan 222.500,00 TL'nin gelir olarak kaydedilmiş olduğu bu nedenle ticari olarak zarara uğradığı ileri sürülmekte ise de; Mahkememizce dosya içerisine kazandırılan davacı ile dava dışı ...B.Belediyesi arasında düzenlenen sözleşme ve eklerine göre, anılan sözleşmenin davacının edimini yerine getirmemesi nedeni ile feshedildiği anlaşılmakta ise de; davacının anılan sözleşme kapsamında 10 adet araç ile hizmet verdiği, bu 10 adet aracın yalnızca 5 adetinin davalıdan satın alınan araçlar olduğu, bu kapsamda sözleşmenin sırf davalı taraftan satın alınan araçların arızlanması nedeni ile feshedildiğinden bahsedilemeyeceği, yine taraflar arasındaki araç satımına ilişkin sözleşmede ayıplı ifaya ilişkin olarak davalı tarafı yükümlülük altına sokan özel bir hükmün taraflarca kararlaştırılmamış olduğu, davacının dava dışı Belediyenin işini ifa ettiği esnada basiretli bir tacir olarak, hizmetin ve işin gereklerine göre tedbirli davranarak ikame araçlar ile hizmet sürekliliğini sağlaması gerekirken bu hususa riayet etmediği, bu nedenle davalıdan ticari zarar tazminatı talep edemeyeceği" gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu işte kullanılan araçların özel yapım araçlar olduğunu, bu araçların arızalanması halinde ikamelerinin mümkün olmadığını, arıza yapan araçların onarımlarının yine araçların satın alındığı şirket tarafından yapıldığını, davacıların ihale kapsamındaki işi daha az araçlar yapabilecek iken araç arızalarını ön görerek yeterli sayıdan fazla aracı hazır ettiklerini, ancak dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere, davalı şirketin bir kısım araçları geç teslim ettiği gibi, zamanında teslim edilen araçlarda da arıza çıktığını, dava dışı Belediye tarafından günlük çalışmayan her araç için cezalar kesildiğini ve bu cezaların ihale bedelinin % 30'unu aştığından, ihalenin feshedildiğini, ayrıca davacı müvekkili şirketlerin araçları kullanacakları ihale işini devam ettirebilmek için davalı tarafın sözleşme kapsamındaki edimini yerine getirmesini beklediğini, davalı tarafın da sözleşme feshedildiğinden, artık davalı tarafın edimini yerine getirmesinden vazgeçerek cezai şartın ödenmesini talep ettiklerini bu nedenle, ihtirazi kayıt olmaksızın ifayı kabul etme durumunun söz konusu olmadığını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı taşerondur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacılardan tahsili ile hazine'ye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacılar üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 17/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
E-imzalıdır
Üye
E-imzalıdır
Üye
E-imzalıdır
Katip
E-imzalıdır