Kadastro tespiti iptali, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapuya tescil davasında bozmaya uyularak verilen kararın temyiz incelemesi.
Özet: Kadastro davasında, taşınmazların irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi yüksek mahkemenin önceki bozma kararında vurguladığı, miras payına yönelik kesinleşmiş bir davanın sonuçlarının göz önüne alınması gerektiği yönündeki özel gerekçeyi tam olarak değerlendirmeyerek, fen bilirkişi raporuna dayanarak parsellerin bir kısmını davacılar, diğer kısmını ise tespit malikleri adına tesciline hükmetmiş; bunun üzerine davalılar, delillerin eksik incelendiği ve bozma ilamına uygun hareket edilmediği gerekçesiyle kararı tekrar temyiz etmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2024/4447 E.  ,  2026/2163 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI
: 2022/18 E., 2023/44 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar ... ve arkadaşları vekili ile ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, ......... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 98... ve 4 parsel sayılı sırasıyla 8.484, 91... .977,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle; 1 98... parsel ... adına, 1 98... parsel ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... ve arkadaşları, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır.
II. CEVAP
Bir kısım davalı vekili yargılama sırasındaki beyanlarında; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2016 tarihli ve 2008/402 Esas, 2016/101 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 1 98... parsel sayılı taşınmazın 10.05.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 4.385,47 metrekarelik bölümünün aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle eşit payla davacılar adına, (H) harfi ile gösterilen 4.099,44 metrekarelik bölümünün tespit maliki adına; 1 98... parsel sayılı taşınmazın aynı raporda (D) harfi ile gösterilen 3.044,02 metrekarelik bölümünün aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle eşit payla davacılar adına, (K) harfi ile gösterilen 933,63 metrekarelik bölümünün ise tespit malikleri adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... ve ... vekili, ... ve arkadaşı vekili ile ...'nun temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 28.12.2021 tarihli ve 2021/13834 Esas, 2021/13016 Karar sayılı kararıyla sair temyiz itirazları reddedilerek "...3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakiminin doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorunda olduğu, ne var ki; çekişmeli taşınmazlar hakkında eldeki dosya davalılarından ... tarafından Of Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/337 Esasına kayden miras payına yönelik tapu iptali ve tescil davası açıldığı ve eldeki dosyadan ayrı yürüyen dava sonucunda Mahkemece, 28.11.2012 tarihli ve 2012/447 sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verildiği ve işbu kararın eldeki dosyanın yargılaması sırasında kesinleştiği anlaşılmakta olup, eldeki dava dosyasında hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda çekişmeli 1 98... parsel sayılı taşınmazın (H) harfi ile gösterilen bölümü ile 1 98... parsel sayılı taşınmazın (K) harfi ile gösterilen bölümleri yönünden tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğine göre, bu taşınmaz bölümlerinin tescili yönünden sözü edilen dava dosyasının nazara alınması..." gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında değinilen gerekçeyle temyize konu davacı ... ve arkadaşları tarafından açılan davanın kabulüne, 1 98... ve 4 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişilerin 10.05.2016 tarihli raporlarının ekindeki krokide yer alan kırmızı renk ile boyalı olan ve (A) harfi ile gösterilen 4.385,47 metrekarelik kısmın 1 98... parselden ifrazına, bu kısma aynı adanın son parsel numarası verilerek 1/3'er hisseyle davacılar ..., ... ve ... adına tapuya tesciline, geriye kalan ve krokide (H) harfi ile gösterilen 4.099,44 metrekarelik kısmın aynı ada ve aynı parsel numarası ile 1/4 hissesinin ..., 3/4 hissesinin ... adına tapuya tesciline, aynı bilirkişi raporlarının ekindeki krokide yer alan kırmızı renk ile boyalı olan ve (D) harfi ile gösterilen 3.044,02 metrekarelik kısmın 1 98... parselden ifrazına, bu kısma aynı adanın son parsel numarası verilerek 1/3'er hisseyle davacılar ..., ... ve ... adına tapuya tesciline, geriye kalan ve krokide (K) harfi ile gösterilen 933,63 metrekarelik kısmın aynı ada ve aynı parsel numarası ile hükümde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince, delillerin incelenmeden karar verildiğini, davaya konu taşınmazların mülkiyetlerinin çok eski tarihlerden bu yana murislerinden sirayet ettiğine dair Osmanlı tapu kayıt ve senet suretleri dosyaya sunulmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince bu delilleri gözetmeden bozma öncesi verilen kararın aynısını verdiğini, davacıların, taşınmazların zilyetlikle kazanılması için gerekli olan şartları sağlamadığını ve bu taşınmazlarda hiçbir hak ve kullanımları bulunmadığını ileri sürerek, 1 98... parselin (A) harfi ile gösterilen kısmı ile 1 98... parselin (D) harfi ile gösterilen kısımları yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince mübrez Osmanlı tapu senedi kayıtları incelenmeksizin karar verildiğini, bilirkişiler, tanıklar ve muhtar tarafından verilen ifadelerde sabit olduğu üzere davacıların, dava konusu taşınmazları zilyet olarak kullandıklarına dair hiçbir ifade bulunmamakla birlikte bilakis davacıların en başından beri başkaca bir mevkii olan Ovacık sınırları içerisindeki arazilerini ekip biçtiklerinin sübuta erdiğini ve İlk Derece Mahkemesince dava dosyasında yer alan bu ifadelerin gözardı edilerek salt davacı tanıklarının beyanları mesnet gösterilerek hüküm tesis edildiğini ileri sürerek, 1 98... parselin (D) harfi ile gösterilen kısmı yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve arkadaşları vekili ile ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ... ve arkadaşları vekili ile ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 462,15 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.