Kadastro mahkemesinin taşınmazların tespiti ve tescili davasında, Yargıtayın zilyetliğe dayalı bozma ilamına uyularak verilen kararın temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, kadastro sırasında tespit edilen muhtelif parsellerin mülkiyeti üzerine çıkan ve davacının miras ile tapu kayıtlarına, davalıların ise 1960lı yıllardan beri malik sıfatıyla sürdürdükleri kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayandığı bir uyuşmazlığı ele almaktadır; Yargıtayın önceki bozma ilamında davalıların 50 yılı aşkın zilyetliği nedeniyle davanın tamamen reddedilmesi gerektiği belirtilmişken, ilk derece mahkemesinin bozma sonrası verdiği kararda kısmi ret ve tescil hükümleri yer alması üzerine, davacı vekili müvekkilinin tapu kayıtlarına ve tanık beyanlarına dayanarak, taşınmazlar üzerinde eski tapu kayıtları bulunduğundan zilyetlik hükümlerinin uygulanamayacağını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2024/4512 E.  ,  2026/2162 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI
: 2024/9 E., 2024/10 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, ...Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 13... , 53, 54... , 2 16... , 5, 6, 7 ve 8, 2 32... , 5, 8, 9 ve 11, 2 33... , 4 ve 5, 2 34... , 6 ve 7 ve 2 35... parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar bağışlama ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... ve müşterekleri adına ayrı ayrı tespit edilmiştir.
2. Davacı dava dilekçesinde; tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazların muris ... mirasçıları adına tapuya tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.09.2021 tarihli ve 2019/50 Esas, 2021/38 Karar sayılı kararı ile 2 17... , 26... parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline, 2 13... , 53, 54... , 2 16... , 5, 6, 7 ve 8, 2 32... , 5, 8, 9 ve 11, 2 33... , 4 ve 5, 2 34... , 6 ve 7 ve 2 35... parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davanın kabulü ile bu taşınmazların 1/2'sinin miras payları oranında ... mirasçıları adına, kalan 1/2 payının ise tespit malikleri adına, ölmüş iseler mirasçıları adlarına tescillerine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı vekalet ücretine yönelik olarak davacı vekili ve esasa yönelik olarak davalılar vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 08.06.2023 tarihli ve 2022/1592 Esas, 2023/3577 Karar sayılı ilamı ile "İşin esası yönüyle dava konusu 2 13... , 53, 54... , 2 16... , 5, 6, 7 ve 8, 2 32... , 5, 8, 9 ve 11, 2 33... , 4 ve 5, 2 34... , 6 ve 7 ve 2 35... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak; davacı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının dava konusu edilen taşınmazları kapsamadığı, işin esasının zilyetlik hükümlerine göre çözülmesi gerektiği, dava konusu taşınmazların davanın kök murisi...dan kaldığı sabit olup mirasçılar arasında taksim yapıldığının ve tamamının davalıların taşınmazları satın aldığı ...mirasçısı ...'a düştüğünün davalı tarafça kanıtlanamadığı, ne var ki; taşınmazların tamamının kök muris...ın oğlu ... tarafından 1960'lı yıllarda davalıların murisine satıldığı ve taşınmazların tamamı üzerinde davalı tarafça tespitin yapıldığı 2011 yılına kadar malik sıfatıyla zilyetliğin sürdürüldüğü, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince ...'ın yalnız kendi payını sattığı, davacının murisi ...'nın payının satılmadığı kabul edilmişse de, bu hususun beyanlara göre tahminden öteye gidemediği gibi, bir an için ...'ın yalnızca kendisine ait 1/2 payı sattığı kabul edilse dahi, bu 1/2 pay üzerinde davalı tarafça sürdürülen zilyetliğin fer'i nitelikte olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, aksine hayatın olağan akışına göre davacı tarafça en az 50 yıldır sürdürülen zilyetliğin malik sıfatıyla olduğunun kabulü gerektiği, hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince tapusuz taşınmazlar üzerinde davalı tarafça en az 50 yıldır sürdürülen zilyetliğin malik sıfatıyla olduğu, ...'ya kaldığı iddia edilen 1/2 payı üzerinde davalı tarafın zilyetliğinin fer'i nitelikte olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın tamamen reddine karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla bozma ilamında belirtilen gerekçeyle davanın reddine, 2 13... , 53, 54... , 2 16... ve 7, 2 32... , 5, 9 ve 11, 2 33... , 4 ve 5, 2 34... ve 6 ve 2 35... parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine 2 16... , 5 ve 8 parsel sayılı taşınmazların komisyon kararı gibi tescillerine, 2 32... ve 2 34... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline ve kadastro tutanaklarındaki vasıf ve yüzölçümleriyle miras payları oranında tespit maliki ... mirasçıları adlarına tescillerine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin dayanağı olan tapu kayıtlarına karşılık gelen parsellerin belirlendiğini, keşif anında gerek mahalli bilirkişilerce gerekse davalı ve müvekkilinin tanıkları ile de bu durumun ispatlandığını, tüm tanıklar, mahalli bilirkişiler ve hatta davalı beyanları ile ...'nın hissesinin davalılarca satın alınmadığının ispatlandığını, dava konusu taşınmazlara yönelik eski tapu kayıtları bulunduğunu ve davalılarca da bu durum bilindiği için geçen süreye zilyetlik hükümleri uygulanamayacağını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.