Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyet alan sanığın, karardan haberdar olduğu gerekçesiyle süresinde olmayan temyiz ve eski hale getirme taleplerini reddetmiştir.
Özet: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından mahkûm olan sanığın, yokluğunda verilen hükmün adres kayıt sistemindeki adresine Tebligat Kanununa aykırı olarak tebliğ edilmesine rağmen, karardan çok sonra uzlaşma talebiyle haberdar olduğu ve yasal temyiz süresini aşarak eski hale getirme talebi ile temyiz başvurusu yaptığı tespit edilmiştir. Bu durumda, sanığın karardan haberdar olduğu tarihe göre temyiz süresini kaçırdığı anlaşıldığından, eski hale getirme ve süresinde olmayan temyiz istemlerinin reddine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2013/56 E., 2013/308 K.SUÇLAR
: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin reddiSöke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2013 tarihli ve 2013/56 Esas, 2013/308 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:Sanığın 23.02.2026 tarihli dilekçesindeki anlatımından eski hale getirme isteminde bulunduğu anlaşılmakla;Sanığın yokluğunda verilen hükümlerin bilinen ve adres kayıt sistemindeki adres ile aynı olan adresine mernis adresi olduğu belirtilmeksizin Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, doğrudan en son bildirdiği adrese, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre usulsüz olarak tebliğ edildiği anlaşılmış ise de sanığın 08.07.2020 tarihli uzlaşma talep eden dilekçesine göre, anılan tarih itibariyle karardan haberdar olması, 23.12.2013 tarihli hükümleri, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310/1-2. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 23.02.2026 tarihinde temyiz etmesi karşısında, sanığın yerinde olmayan eski hale getirme talebi ile süresinde olmayan temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, REDDİNE, esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.