Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde, "GM GÜZEL METAL 1986" marka tescil başvurusu reddiyle ilgili YIDK kararının iptali davası.
Özet: Davacı şirket, “gm güzel” çekirdekli mevcut markalarının devamı olan “gm güzel metal 1986” ibareli yeni marka başvurusunun, nitelikli tüketici kitlesine hitap etmesi ve karşı tarafın “güzeloğlu” markasıyla yeterli derecede farklılaşması nedeniyle karıştırılma ihtimali taşımadığını iddia ederek, başvurusunu reddeden Yetkili İdari Kurul kararının iptalini istemiş; davalı taraf ise markaların görsel, işitsel ve genel izlenim açısından benzerlik gösterdiğini savunarak ret kararının yerinde olduğunu belirtmiştir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/201 Esas - 2026/87
T.C.ANKARA2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİKARAR TÜRK MİLLETİ ADINAEsas No
: 2025/201Karar No
: 2026/87...Dava
: Marka İle İlgili YİDK Kararının İptaliDava Tarihi
: 09/05/2025Karar Tarihi
: 19/02/2026Gerekçeli KararınYazıldığı Tarih
: 19/02/2026Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dilekçelerinde özetle; müvekkilinin, pirinç yarı mamul olarak çeşitli alaşımlarda ve ölçülerde biyet, çubuk profil, içi boş çubukların üretimini gerçekleştirdiğini, 2021 yılınd....Birliği'nin düzenlemiş olduğu ..." ödülünü aldığını, .... tarafından verilen .... tarafından düzenlenen üyelik bilgi formunun mevcut olduğunu, .... ibareli marka başvurusuna davalı firma itirazının haksız olarak kabul edildiğini, müvekkilinin “gm güzel şekil” ibareli şekilli markasını 2007 tarihinde, “gm kalite güzel’dir” ibareli şekilli markasını 2017 tarihinde ve “güzel metal” ibareli şekilli markasını da 2021 tarihinde tescil ettirdiğini, Müvekkile ait markalardaki asli unsurun “gm güzel” terimi olup, davalı kurum tarafından reddedilen dava konusu “gm güzel metal 1986” ibareli markanın da kök unsuru “gm güzel” ibaresi olduğunu, müvekkilinin sahibi olduğu tescilli markalarındaki asli unsuru değiştirmeden, tali unsurlar ekleyerek markasının devamı niteliğinde seri marka yaratmak istediğini, müvekkil şirketin ticari ünvanı, tüm markaları bulunduğu sektörde maruf hale gelmiş olup, müvekkilin haksız kazanç elde etmek amacıyla davalı şirketin markasına yaklaşmaya ihtiyacı olmadığını, markaların hitap ettiği kesmin nitelikli tüketici kitlesi olduğunu, değerli olmayan maden cevherleri ve adi metallerin profil, biyet, çubuk gibi tek başına bir değeri olmayan ürünleri, başka parçalarla birleştirerek ortaya sınai bir ürün çıkaran sanayiciler olduğunu, ürünlerin özel olarak üretildiğini bu bakımdan ani alım kararına konu olamayacağını, araştırma yapılacağını, bu durumun karıştırılma ihtimalini ortadan kaldıracağını, Güzel ve Güzeloğlu ibarelerinin taraf markalarının tescil kapsamındaki emtia bakımından hitap ettiği tüketici kitlesi nezdinde birbirlerinin farklı versiyonları, alternatifleri veya bir serinin devamı olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, markalar arasında yeterli farklılaşmanın bulunduğunu ifade ederek,.... sayılı kararının iptaline, marka başvurusunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı .... vekili cevaplarında özetle; taraf markalarının karıştırılma ihtimali yaratacak şekilde benzer markalar olduğunu, dava konusu markaların asli unsurları arasında görsel, işitsel ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzerlik bulunduğunu, verilen kurum kararının yerinde olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı şirkete usulüne göre tebligat yapılmasına karşın, yargılamaya bir katılımı olmadığından cevabına rastlanmamıştır.Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.GEREKÇE
:Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı, karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı, YİDK kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davacının .... sayı ve Güzeloğlu ibareli markasına dayanarak, 6/1, 6/6, 6/9 ve 5/1-ç mad. gerekçeleriyle itirazda bulunduğu, dava dışı firmanın itirazının kısmen kabulüne karar verilerek, “06: Metalden hırdavatçı (nalburiye) eşyası: vidalar, çiviler, cıvatalar, somunlar, pimler, pullar, dağcılar için metal pitonlar, zincirler, metal mobilya bağlantıları ve tekerlekleri, sanayide kullanılan metal tekerlekler, kapı ve pencere kolları, metal menteşeler, ispanyoletler, metal kilitler, kilit anahtarları, metalden anahtar taşıma halkaları, metalden makaralar.” mallarının çıkarıldığı, davalı firma itirazının kabul edildiği ve marka başvurusunun reddedildiği, davacının işbu karara karşı itirazda bulunduğu, ... sayılı kararı ile itirazın ve başvurunun reddine nihai olarak karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Toplanan delillere, bilirkişi raporunun aksine ve tüm dosya kapsamına göre;Dava konusu markada yer alan tüm mal ve hizmetler davalı markasında aynen yer aldığı, dolayısıyla, dava konusu markanın tüm emtiaları bakımından SMK 6/1 de aranılan emtia benzerlik koşulunun sağlanmış olduğu anlaşılmıştır.Markaların karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için emtiaların/hizmetlerin aynı/benzer olması yanında markayı oluşturan ibarelerin de aynı/benzer olması koşulu bulunmaktadır. İki işaret arasında karıştırılma ihtimali, iki şekilde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan birincisi, tescil talebine konu markanın tescilli veya tescili için daha önce başvurulmuş markaya benzerliği nedeniyle önceki markanın aynısı ya da benzeri marka zannedilmesi ve bu sebeple satın alınmak istenen ürün dışında bir ürünün satın alınmasına sebebiyet verilmesidir. İkinci ihtimal ise, tüketicinin iki marka arasındaki farklılıklar nedeniyle her iki markanın aynı marka olmadığını anlamasına rağmen, iki markanın aynı işletmeye, başka bir ifadeyle aynı iktisadi – idari kaynağa ait olduğunu sanmasına sebebiyet verilmesidir. Bu durumda da tüketici, gerçekte almak istemeyebileceği bir ürünü, salt güvendiği önceki markayla irtibatlı sandığı için sonraki markayı alabilecektir. Böylece, önceki tescilli veya tescil talebine konu edilmiş markayı taşıyan ürünler için tüketici nezdinde tesis edilen güvenden haksız olarak yararlanma sonucu doğabileceğinden, karıştırılma ihtimali gerçekleşmiş olacaktır. Benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı değerlendirmelerde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. .... kararlarında da belirtildiği üzere; “ortalama alıcılar / kişiler”, çabuk aldanabilen kişiler olmadığı gibi aptal ya da budala da değildir. Mal/hizmetin alıcısı olarak dikkate alınacak olan bu kişiler; orta düzeyde zeka ve dikkate sahip olan, işareti/markayı anımsaması da sıradan olan kişilerdir. Ancak tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyinin mal ve hizmet sınıflarına bağlı olarak değişkenlik göstermesi de mümkündür. İlgili tüketici kitlesinin dikkat düzeyi arttıkça karıştırılma ihtimali azalır.Somut olayda, dava konusu markanın emtia listesine bakıldığında, hedef kitlesinin halk diye tabir edebileceğimiz kitle olmadığı, sanayiye yönelik mal ve hizmetlerden olduğu, bu bağlamda alıcı kitlesinin teknik bilgiye sahip olduğu, olmasa dahi araştırma yapmasının gerektiği, emtia grubunun görece pahalı mal ve hizmetlerden oluştuğu, bu noktada ani satın alım kararına konu olamayacağı değerlendirilmiştir. Tüketicinin gündelik rutininin ihtiyaçlarını karşılamaması, sık sık satın alınan emtialardan olmaması, görece daha profesyonel kişilere hitap etmesinden dolayı ilgili tüketici kitlesinin bilinç/dikkat/bilgi ve özen seviyesinin daha yüksek olduğu kanaatine varılmıştır.İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkate alınmalıdır.Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir.Taraf markalarında yer alan husumet konusu .... ibaresi ise, Güzel ve oğlu ibarelerinin birleşmesinden oluşmuş, dilimizde yaygın bir kullanımı olan bir soyisim olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar Güzel ve oğlu olarak ayrı ayrı değil, birleşik olarak güzeloğlu olarak algılanacak ise de, güzel ibarelerini aynen içermelerinden kaynaklı benzerlik bulunduğu anlaşılmıştır.İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür.Taraf markaları Türkçe kelimeler olduğu için yazıldığı şekilde okunacaktır. .... Marka Hukuku adlı kitabın işitsel benzerlik bölümünde aynen “…İşitsel benzerlik incelemesinde dikkate edilmesi gereken hususlardan birisi de sözcüklerin ilk heceleri, ilk sesleridir. Zira ortalama tüketiciler, sözcüklerin başlangıcına daha fazla dikkat ederler. Bu nedenle, sözcüklerin ilk hecelerinde, ilk bölümlerindeki ayniyet karıştırma ihtimaline yol açabilmektedir.” denilmektedir. Bu noktada taraf markalarının aynı seslerle başladığı ortada olup markalar arasında fonetik benzerlik bulunduğu anlaşılmıştır.Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır.Dava konusu markanın kelime+şekil markası olduğu, markanın başında figüratif biçimde G harfinin içinde M harfinin yer aldığı, büyük puntolarla .... ibaresinin hemen altında daha küçük olarak betimlenmiş Metal ibaresinin yer aldığı anlaşılmıştır.Gerek görsel, gerek anlamsal açıdan metal ibaresinin tali unsur olduğu ortadadır. Davalı markasında aynı şekilde markanın başında figüratif bir G harfinin yer aldığı, büyük harflerle .... ibaresinin yazıldığı ve hemen altında ....ibaresin yer aldığı anlaşılmıştır. Aynı davacı markasında olduğu gibi .... kısmı markada tali unsur konumundadır. Taraf markalarının oluşturuluş biçimi olarak benzerlik içerdiği (yani figüratif G harfi+ esas Unsur altında tali unsur şeklinde) açıktır.Bilindiği üzere markaların ortak unsurlarının düşük ayırt edici niteliği haiz olduğu durumlarda işaret benzerliği incelemesinde ortak olmayan unsurlar ve genel izlenim belirleyici olacaktır. Diğer bir ifadeyle, markalar düşük düzeyde ayırt ediciliği olan bir unsuru paylaşıyorsa, karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde örtüşmeyen bileşenlerin ayırt etme güçleri ve markaların genel izlenimi üzerindeki etkisine odaklanılacaktır. Karşılaştırma konusu işaretlerde ortak unsur dışında diğer unsurların daha düşük seviyede ayırt ediciliğe sahip olması veya diğer unsurların işaretlerde belirgin olmayan görsel bir etkiye sahip olması ve bu nedenle işaretlerin düşük ayırt edici niteliğe haiz ortak unsur sebebiyle genel izlenimlerinin benzer olması nedeniyle markalar benzer bulunabilecektir. Aksi halde ayırt edici özelliği düşük ibarelerin ortak unsur olarak yer almasından kaynaklı otomatik bir benzerlik kurulması mümkün değildir.Bu kapsamında; markalar görsel, işitsel ve kavramsal olarak değerlendirildiğinde; dava konusu marka ile davalının markalarının esas unsurlarının ilk beş harflerinin aynı olduğu, markalar arasındaki farklılığın son harflerinin tali unsur olan .... kelimelerinden kaynaklandığı, söz konusu farklılığın markalar arasındaki işitsel ve görsel benzerliği ortadan kaldırmaya yeterli olmadığı, zira ilgili tüketicinin marka işaretinin başına daha fazla odaklandığı, dava konusu marka ile davalı markaları anlamlı kelimeler olduğu, dolayısıyla, ilgili tüketicinin markalar arasında kavramsal benzerlik kurmasının da kuvvetle muhtemel olduğu, ayrıca ilgili tüketicinin dava konusu markayı davalının markalarının bir serisi olarak algılama ihtimalinin de olduğu, dolayısıyla işletmeler arasında bir farklılığa yol açmayacağı değerlendirilmiş, dava konusu marka ile davalı markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu kanaatine varılmıştır.Güncel mevzuat gereğince iltibastan söz edilebilmesi için işaret aynılığı / benzerliği ile mal veya hizmet aynılığı/benzerliği bir arada bulunmak zorundadır. Bunun yanı sıra halk (ilgili tüketici kitlesi) tarafından markaların karıştırılma ihtimali ve karıştırılma ihtimalinin markalar arasında ilişki olduğu ihtimalini kapsaması gerekmektedir. Halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi, karıştırılma ihtimali bulunduğunu kabul etmek için yeterli olacaktır.“Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir.”Elbette bu değerlendirme yapılırken markaların tescilli oldukları sınıflar da göz önünde bulundurulmalıdır. Markaları oluşturan işaretler arasındaki benzerlik, alıcıları satın almayı düşündükleri mal ve hizmet yerine, bir başka mal ve hizmeti almak durumunda bırakması kadar, alıcıların iki farklı mal veya hizmet karşısında olduklarını bilmelerine rağmen bu markaların aynı kişiye ait olduğunu sanmaları ya da bu malları üreten işletmeler arasındaki idari - ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğu düşüncesine kapılmaları da iltibas tehlikeleri içinde ele alınmalıdır.Doktrinde kabul edildiği üzere iki marka arasında karıştırılma ihtimali, iki şekilde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan birincisi, tescil talebine konu markanın tescilli veya tescili için daha önce başvurulmuş markaya benzerliği nedeniyle önceki markanın aynısı ya da benzeri marka zannedilmesi ve bu sebeple satın alınmak istenen ürün dışında bir ürünün satın alınmasına sebebiyet verilmesidir. İkinci ihtimal ise, tüketicinin iki marka arasındaki farklılıklar nedeniyle her iki markanın aynı marka olmadığını anlamasına rağmen, iki markanın aynı işletmeye, başka bir ifadeyle aynı iktisadi – idari kaynağa ait olduğunu sanmasına sebebiyet verilmesidir. Bu durumda da tüketici, gerçekte almak istemeyebileceği bir ürünü, salt güvendiği önceki markayla irtibatlı sandığı için sonraki markayı alabilecektir. Böylece, önceki tescilli veya tescil talebine konu edilmiş markayı taşıyan ürünler için tüketici nezdinde tesis edilen güvenden haksız olarak yararlanma sonucu doğabileceğinden, karıştırılma ihtimali gerçekleşmiş olacaktır. Nitekim tüketiciler daha önce gördükleri, satın aldıkları mal veya hizmetin markasının, göz ve kulağında kalan izine, hatırlayabildikleri kadarıyla hafızalarında kalan özelliklerine dayanarak sonraki alışverişlerinde aynı veya benzer markayı taşıyan ürünü/hizmeti satın almayı tercih ederler. Dolayısıyla, benzer işareti gören ve duyan tüketiciler daha önce tanıdıkları markaların bıraktığı intibaı hatırlayarak, yeni markanın daha önce görmüş oldukları markanın bir başka versiyonu, serisi, uzantısı olduğunu veyahut da bildikleri marka sahibi tarafından verilmiş bir lisans ile söz konusu ürünün üretildiğini düşünürler. Marka hukuku anlamında “imaj transferi” kavramının karşılığı olan bu durum sonraki markanın, önceki markanın ticaret sahasında sahip olduğu avantajdan yararlanması sonucunu da beraberinde getirmektedir.Bunun yanı sıra markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin değerlendirmesinde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Avrupa Topluluğu Adalet Divanı iltibas ihtimalinin belirlenmesinde, ortalama tüketici testinin uygulanmasını isteyerek değerlendirmeye konu ürünün ortalama tüketicisini de makul düzeyde bilgili, dikkatli ve tedbirli olarak tanımlamıştır. Yine .... kararlarında belirtildiği üzere; “ortalama alıcılar/kişiler”, çabuk aldanabilen kişiler olmadığı gibi aptal ya da budala da değildir. Mal/hizmetin alıcısı olarak dikkate alınacak olan bu kişiler; orta düzeyde zekâ ve dikkate sahip olan, işareti/markayı anımsaması da sıradan olan kişilerdir.Neticede, hem dava konusu markanın kapsamındaki dava konusu malların redde gerekçe markaların kapsamında birebir aynen yer alması, hem dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunması nedeniyle bilinç düzeyi yüksek olan tüketici kitlesinde bile dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında dava konusu hizmetler bakımından karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu kanaatine varılmıştır.Öte yandan bir mal ve/veya hizmetin potansiyel alıcıları, tüketicileri arasında iki ayrı işletmeye ait mal veya hizmetin aynı işletmeden kaynaklandığı ya da bu mal veya hizmetlerin farklı işletmelere ait olduğu fark edilse bile, markalar ya da işletmeler arasında bir bağlantının bulunduğu yönünde bir algının ortaya çıkması ihtimali halinde de karıştırma ihtimalinin varlığından söz edilmektedir.Neticede, bilirkişi raporunun aksine, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından;Dava konusu markada yer alan tüm emtiların, davalı markasında birebir aynen yer aldığı, bu nedenle emtia benzerliği koşulunun oluştuğu, dava konusu marka ile davalı markaları arasında işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, .... kararının yerinde olduğu ve iptali şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
:Davanın Reddine,Alınması gereken 732,00.-TL harçtan, peşin alınan 615,40.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 116,60.-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,Davalı.... kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı ve davalı kurum vekillerinin yüzlerine karşı, davalı şirketin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.19/02/2026Kâtip Hâkim ....✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır